banner1160

Bir Kent Müzesi Nasıl Olmalıdır?

BİR KENT MÜZESİ NASIL OLMALIDIR? / Prof. Dr. Bekir ŞİŞMAN

Kent müzeleri; kentin kültürel belleğini oluştururlar ve adeta kentlerin tarihinin somut vesikaları durumundadırlar. Kentlerin kimliği ve ruhu adeta buralarda akseder.

Ülkemizde 2000’li yıllarla birlikte kimlik, bellek, tarih, sivil tarih, sözlü tarih ve sosyal tarih gibi kavramlar daha çok konuşulmaya başlandı. Bu kavramlar aynı zamanda kentlerin tarihsel ve kültürel belleğini oluşturma çabalarını da gündeme getirdi. Avrupa’da çoktan kurulmuş olan Kent Müzeleri, bizim kentlerimiz için de bir ihtiyacı haline gelmeye başladı. Bunun ilk adımı olarak da İzmir, Kayseri ve Bursa kent müzeleri kuruldu. Bu bağlamda Samsun’da da 2011 yılından itibaren bir kent müzesi kurulması için somut adımlar atıldı.

Bir kent müzesinin kurulması için ilk aşamada öncelikle yöresel değerler konusunda duyarlı bir gönüllüler grubu oluşturulmalıdır. Bu grubun içinde halkbilimciler, tarihçiler, beşeri coğrafyacılar, arkeologlar, yöreyi çok iyi tanıyan ve yöre insanı ile rahat iletişim kuracak, onların saygı duyacağı kişiler bulunmalıdır. Yöre halkından olan halkbilimciler, tarihçiler, meslek odaları, sivil toplum kuruluşları, ilçe belediyeleri, alt belediyeler, muhtarlar, kanaat önderleri bu grubun sık sık başvuracağı kişiler olmalıdır.

 Kurulacak kent müzesinin yeri, her türlü ulaşım, güvenlik, yangın, deprem, sel gibi afetleri de göz önüne alarak tespit edilmelidir. Mümkünse tarihi geçmişi olan bir bina olmalı, bu mümkün değilse gerekli şartları taşıyan bir bina eskisine benzetilerek yapılmalıdır.

Köy köy gezilip hangi eserlerin nerede bulunabileceği tespit edilmeli, müzede oluşturulacak bölümler ve sergilenmesi düşünülen eserler tespit edildikten sonra öncelikle eserlerin orijinal olması için gönüllülerden bağış istenmelidir. En son çare satın alma olmalıdır; ama burada dikkat edilecek önemli bir husus suiistimalin önlenmesidir. Zira tespit edilen eserleri önceden halktan alacak ve bunu yüksek fiyatla satacak art niyetli insanlar olabilmektedir.

Bir kent müzesinde o kentin tarihi, kültürü, kent imgeleri, halk zanaatları, tarımsal ürünleri, yetiştirdiği tarihi şahsiyetler, gelenekler, eski şehir hayatına ait nesneler mutlaka sergilenmeli; hatta bunlar için birer bölüm de oluşturulmalıdır.

Ayrıca toplanan eserler, elle dokunmanın önlenebilmesi için mutlaka cam bölmeler içinde sergilenmelidir. Yangına ve hırsızlığa karşı tedbirler alınmalıdır. Kent müzesinin ölü bir müze olmaması için içinde sergi salonu ve konferans salonu bulunmalıdır.

Öncelikle kentte bulunan tüm okullardaki öğrencilerin bir program dâhilinde müzeyi gezmeleri temin edilmelidir. Köy muhtarları ile yapılacak kimi toplantıların burada olması ve buranın başta muhtarlar olmak üzere azalara, köyde bulunan imam, sağlıkçı, öğretmen vb. memurlara da gezdirilmesi önemlidir.  

Gelelim kent müzelerinde bulunmasını çok önemsediğim bir konuya:

Aslında önemli bir konuda kent müzelerindeki durağanlıktan kurtularak uygulamalı halkbilimi müzeciliğine geçmek, hatta canlı müze kavramına yoğunlaşmaktır.

Uygulamalı halkbilimi müzeciliği için bütün il, ilçe, belde ve köylere yönelik bir saha taraması yapılarak, o yöreye ait sürdürülebilir halk zanaatları, kaynak kişileriyle birlikte tespit edilmeli ve daha sonra bu halk zanaatlarının bir kısmının bu müzede üretimi sağlanmalıdır. Burada üretilen tüm ürünlerin satışı yine burada yapılabilmelidir. Ürünlerin satışından elde edilecek gelir, burası için önemli bir maddi kaynak sağlayacaktır. Bu üretimin müzeye gelen yerli ve yabancı turistlerin gözü önünde gerçekleştirilmesi ve bazen üretime onların da müdahil olması müzeyi daha ilginç hale getirecektir.

Canlı müze kavramı ise, müze içerisinde halkbilimine ait bazı değerlerin canlı performans ile sergilenmesidir. Örneğin canlı olarak Karagöz perde oyununun sergilenmesi, canlı olarak masal anlatımının gerçekleştirilmesi, âşıkların fasıl icra etmeleri, kurşun dökme merasimi ve geleneksel çocuk oyunlarının öğretimi ve icrası burada gerçekleştirilebilir. Bu teklif şimdilik hayal gibi gelse de yakın gelecekte niçin olmasın?

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet BOZKURT
Mehmet BOZKURT - 6 ay Önce

Teşekkür ederim hocam. Emeğinize sağlık

Abdulhamit Toprak
Abdulhamit Toprak - 6 ay Önce

Sayin hocam ulkemiz için buyuk bir eksiklik olan bir konuya deginmissiniz.emeginize ve kaleminize saglik...

banner1134

banner1142

banner1127

banner1165