Bezm-i elest ! (1)

İnsanoğlu kendi hayatıyla, çıkar ve menfaatler ile ilgili yanlışları hemen düzeltiyor da dini ve inancı ile ilgili yanlışları ve hataları hep devam ettiriyor. Neden? Çünkü dinini ve inancını hep ikinci, üçüncü plana atıyor, çıkar ve menfaatleri kadar dinine önem vermiyor ve saygı duymuyor da ondan.

İnsanoğlunun öncelikleri hep dinin dışında olmuş. Bütün önceliklerini dünya hayatına göre belirlemiş ve dünya hayatıyla sınırlamış. Bu yüzdendir ki Yüce Allah insanoğlu için Kur’an’da: İnsan bencil, egoist, çıkarcı ve basit düşünceli yaratıldı.(El-Me’aric:19-21) Bu durum şaşılacak veya hayret edilecek bir şey değil; çünkü Yüce Allah peygamberleri ile vahiy göndermiş; bildirdiği doğrulara göre yaşamalarını insanlara emretmiştir. Aynen Kur’an’da buyrulduğu gibi tarihte de günümüzde de insanların ekserisi Allah’ın emirlerine uymamıştır.

İnsan açısından dünya işleri hep çıkar, menfaat, zarar ve ziyan işleri olmuştur. Bu yüzdendir ki insanoğlu dünyanın maddi değerlerini kendi merkezine almıştır. Psikolojisini, ahlakını, aklını, kalbini ve hemen hemen her şeyini çıkar ve menfaatine göre düzenlemiş ve oluşturmuştur. İnsanın bu yaratılışı karşısında Allah’ın emirlerini ve yasaklarını da kabul etmemesini de çok fazla yadırgamıyorum. Çünkü Yüce Allah Kur’an’da insanoğlu için şunlar doğrudur, şunlar yanlıştır; ister doğruları tercih edip yaparsın, isterse yanlışları tercih edip yaparsın; her iki durumun da sana yansıyacak olumlu yada olumsuz farklı sonuçları olacaktır, şeklinde muhtelif ayetlerde insanın karar ve tercih özgürlüğüne sahip olduğunu bildirmiştir.

İnsanoğlu, hayatını Allah’ın peygamberleri vasıtasıyla gönderdiği buyruklarına göre tanzim edeceği yerde, tam tersi hareket ederek Allah’ın dinini kendi heva ve hevesine, çıkar ve menfaatlerine göre ve yaşamak istediği hayata göre düzenlemek istemiştir. Onun içindir ki Müslümanlar ta başından beri sahip oldukları İslami anlayışın temellerini böylesi psikolojik eğilimlerle kendileri oluşturmuşlardır.

İslam’ın temelleri ile taban tabana zıt olduğu halde takriben 1350 seneden beri bizzat Müslümanlar tarafından oluşturulan ve Müslümanların din anlayışının kara kutusunu teşkil eden ve Bezm-i Elest(Elest Meclisi) diye adlandırılan hikaye yada senaryo Müslümanların böylesi eğilimlerinden ortaya çıkmıştır. Bezm-i Elest hikayesine göre Yüce Allah bütün insanların ruhlarını levh-i mahfuzda yani ezelde çok önceden yaratmış olup kıyamete kadar onların bütün durumlarını takdir etmiştir. Sonra onların içinden önce Adem’i yaratmış ve Adem’in sırtından diğer insanların zürriyetlerini çıkartmış ve onların Rabbi olduğuna dair kendilerinden söz ve misak almıştır. Bu hikayeyi Kur’an’da Araf Suresinin 172. Ayetine dayandırarak bu ayetin baş kısmını buna göre okuyup tercüme etmişlerdir. Bu ayet, peygamberimizden sonra İslam tarihinin ilk asırlarından beri tefsirlerde ve meallerde İslam’ın temellerine aykırı bir şekilde izah edilip mana verilmiştir. Bu ayetle ilgili olarak peygamberimizden hemen sonra sahabe savaşlarının sebep olduğu cebriyeci anlayışın şekillendirdiği bu yanlış algı ve tercüme takriben 1350 seneden beri günümüze kadar bütün tefsirlerde ve meallerde halen devam etmekte ve şöyle denilmektedir:” Rabbin ademoğullarının bellerinden onların soylarını aldı ve onları kendilerine şahit tuttu: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim -Elestü bi Rabbiküm- dedi. Onlarda: Evet buna şahidiz dediler. Sonra kıyamet günü demeyiniz ki, bizim bundan haberimiz yoktu”(172) ya da demeyiniz ki: “ Daha önce atalarımız Allah’a ortak edinmişlerdi biz onlardan sonra gelen bir nesildik. Onların yanlışları yüzünden bizi de mi helak edeceksin?(A’raf:172-173)

Bu ayetin baş kısmının tercümesi Arapça dili bakımından tamamen yanlıştır. Bu ayetin gerçek ve doğru tercümesi şöyle olmalıdır: “Daha önce Rabbin ademoğullarından sonraki zürriyetlerinden bazılarını –cezalandırmak ve azarlamak üzere-: Ben sizin Rabbiniz değil miyim diye sorguya çekip, evet dediklerinde gördük ki : “Biz bundan gafil olduk diyeceksiniz(172) ya da:”Şüphesiz daha önce bizim babalarımız şirk koştular, biz de onların peşinden gelen zürriyetiyiz. Allah’ın dinini ortadan kaldıran bu kişilerin yaptıkları ile bizi helak mı edeceksin? (173). Bu şekilde ayetleri açıklıyoruz ki belki dönerler”(A’raf:172-174)

DEVAM EDECEK

YORUM EKLE

banner1313

banner1308