• Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek NTV’de değerlendirmelerde bulundu.
  • Bakan Şimşek enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü açıkladı.
  • Cari açıkta önemli mesafe alındığı ve yatırımcı ilgisinin arttığı belirtildi.
  • Vatandaşa etkisi: vergi artışı gündemde değil, denetimler sıkılaşacak.
  • Takip süreci: dezenflasyon programı sabır ve kararlılıkla sürecek.
  • Resmî kaynak Hazine ve Maliye Bakanlığı; ayrıntılar kurum duyurusunda.

BAKAN ŞİMŞEK: “PROGRAMIMIZA GÜVEN ARTTI, ENFLASYONLA MÜCADELE KARARLILIKLA SÜRÜYOR”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı NTV canlı yayınında Türkiye ekonomisinin mevcut görünümüne, yürütülen programa ve uluslararası yatırımcı ilgisine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Kamu borçluluğunun düşük seviyede olduğunu vurgulayan Şimşek, bütçe disiplininin hızlı şekilde sağlandığını belirterek uygulanan ekonomik programa yönelik siyasi sahiplenme tartışmalarının artık uluslararası yatırımcı nezdinde karşılık bulmadığını ifade etti.

“CARİ AÇIK SORUNU BÜYÜK ORANDA ÇÖZÜLDÜ”

Şimşek, Türkiye’nin uzun süredir gündeminde olan cari açık meselesinde önemli bir mesafe alındığını dile getirerek, “Cari açık sorununu büyük ölçüde çözdük ancak cari fazla için henüz erken” değerlendirmesinde bulundu.

Uluslararası yatırımcı ilgisinin son dönemde belirgin biçimde arttığını kaydeden Şimşek, ocak ayında Londra, New York ve Hong Kong’da düzenlenen yatırımcı buluşmalarında yaklaşık 800 yatırımcıyla temas kurduklarını aktardı. Görüşmelerin hem geniş katılımlı konferans salonlarında hem de 15-20 kişilik dar gruplar halinde gerçekleştirildiğini belirten Şimşek, mevcut ilgi düzeyinin en son 2013 yılında, Türkiye’nin kredi notunun “yatırım yapılabilir” seviyeye yükseldiği dönemde görüldüğünü söyledi.

2007-2018 yılları arasında da benzer uluslararası temasların sürdüğünü hatırlatan Bakan, ancak bugünkü yoğunluğun özellikle 2013’teki olumlu kredi notu dönemini anımsattığını ifade etti.

“TÜRKİYE’NİN GÜÇLÜ BİR HİKÂYESİ VAR”

Yatırımcı ilgisinin arkasındaki nedenleri üç ana başlıkta toplayan Şimşek, ilk olarak Türkiye’nin gelişmekte olan ülkeler arasında “güçlü bir ekonomik hikâyeye” sahip olduğunu söyledi. Küresel ölçekte güçlü bir ekonomik anlatı sunabilen ülke sayısının sınırlı olduğunu belirten Şimşek, Türkiye’de yürütülen dezenflasyon sürecine ve sıkı para ile maliye politikalarına rağmen büyümenin dirençli kalmasının dikkat çektiğini vurguladı.

Reel ekonomiye yönelik eleştirilerin bulunduğunu kabul eden Şimşek, buna rağmen Türkiye’nin büyüme performansının özellikle ticaret ortaklarıyla kıyaslandığında güçlü seyrettiğini ifade etti. Dezenflasyon programının nihai amacının ise büyüme potansiyelini daha sürdürülebilir ve dengeli bir yapıya kavuşturmak olduğunu belirtti.

JEOPOLİTİK KONUM VE GÜVENLİK VURGUSU

Şimşek’in dikkat çektiği ikinci başlık küresel sistemdeki değişim ve güvenlik mimarisi oldu. Orta büyüklükteki ekonomilere yönelik ilginin arttığını belirten Bakan, Türkiye’nin güvenlik perspektifinden sahip olduğu konumun yatırımcı değerlendirmelerinde önemli yer tuttuğunu dile getirdi.

Türkiye’nin ordu büyüklüğü açısından NATO içinde ikinci sırada yer aldığını, etkin güç bakımından ise uzun süredir ilk beş ülke arasında bulunduğunu belirten Şimşek, Avrupa güvenliğinin Türkiye’den bağımsız düşünülemeyeceğini ifade etti. Yeni küresel düzende Türkiye gibi ülkelerin jeopolitik rolünün önemini koruduğunu belirten Şimşek, savunma sanayii başta olmak üzere çeşitli sektörlere ilginin arttığını kaydetti.

POLİTİKA TUTARLILIĞI VE ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK

Üçüncü faktör olarak politika tutarlılığına işaret eden Şimşek, Türkiye’nin ekonomi politikalarında daha istikrarlı bir çerçeve sunduğunu belirtti. Belirsizliklerin yüksek olduğu bir coğrafyada bulunulmasına rağmen politika öngörülebilirliğinde ciddi bir artış sağlandığını ifade eden Bakan, dayanıklı ekonomik yapı, güçlü büyüme ve bölgesel aktör rolünün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

YEŞİL DÖNÜŞÜM VE LOJİSTİK HAMLELERİ

Yatırımcıların dikkatini çeken bir diğer başlığın ise Türkiye’nin öncelikleri ile küresel eğilimlerin örtüşmesi olduğunu belirten Şimşek, enerjide dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik yeşil dönüşüm programlarını, yapay zekâ ve dijital dönüşüm çalışmalarını ön plana çıkardı.

Türkiye’nin gelişmiş ülkeler seviyesinde olmadığını ancak gelişmekte olan birçok ülkenin önünde bulunduğunu ifade eden Şimşek, lojistik altyapı projelerine de dikkat çekti. Organize sanayi bölgelerinin demiryolu bağlantılarıyla limanlara entegre edilmesini hedefleyen programın rekabet gücünü artıracak önemli bir adım olduğunu söyledi.

Geçen yılın ilk üç çeyreğinde büyümenin yarısından fazlasının toplam faktör verimliliğinden kaynaklandığını belirten Şimşek, bunun sürdürülebilir ve makroekonomik dengesizlik üretmeyen bir büyüme yapısına işaret ettiğini vurguladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez oldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez oldu
İçeriği Görüntüle

BORÇLULUK ORANLARI VE BÜTÇE DİSİPLİNİ

Makro göstergelere de değinen Şimşek, hanehalkı borcunun milli gelire oranının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu, özel sektör borçluluğunun da küresel ortalamalara kıyasla düşük kaldığını ifade etti.

Kamunun brüt iç ve dış borç stokunun milli gelire oranının yüzde 25’in altında olduğunu belirten Bakan, benzer ülkelerde bu oranın ortalama yüzde 74 düzeyinde bulunduğunu söyledi. Büyük deprem felaketinin mali yüküne ve EYT düzenlemesinin etkilerine rağmen bütçe açığının milli gelire oranının geçen yıl yüzde 2,9’a gerilediğini aktaran Şimşek, gelişmekte olan ülkelerde bu oranın ortalama yüzde 6,3 olduğunu kaydetti.

YATIRIMCILARIN SORULARI DEĞİŞTİ

Yurt dışı temaslarda yatırımcı sorularının içeriğinin de değiştiğini ifade eden Şimşek, başlangıçta programın devam edip etmeyeceğine yönelik soruların öne çıktığını, ancak bu tartışmaların geride kaldığını söyledi.

Bugün itibarıyla soruların daha çok makroekonomik çerçeveye ve özellikle dezenflasyon sürecine odaklandığını belirten Bakan, “terörsüz Türkiye” hedefi ve Türkiye-Batı ilişkilerinin de zaman zaman gündeme geldiğini ancak genel eğilimin teknik başlıklara yöneldiğini aktardı.

“KKM’DEN BAŞARILI ÇIKIŞ YAPTIK”

Kur Korumalı Mevduat (KKM) sürecine de değinen Şimşek, 143 milyar dolara kadar yükselen KKM stokunun büyük ölçüde tasfiye edildiğini söyledi. KKM’nin kamu için ciddi bir yükümlülük oluşturduğunu ve dezenflasyonu zorlaştırdığını belirten Şimşek, “Enflasyonun kontrolden çıkmasını engellemek en kritik meydan okumaydı” dedi.

2024’ün ikinci yarısından itibaren dezenflasyon sürecinin başladığını ifade eden Bakan, 2024 yılının yaklaşık yüzde 44, 2025 yılının ise yüzde 30 civarında enflasyonla tamamlandığını belirtti. En önemli makro dengesizliğin hâlen enflasyon olduğunu vurgulayan Şimşek, programın uygulanmasının zaman aldığını ve kalıcı sonuçlar için sabır gerektiğini dile getirdi.

“ENFLASYONDA GEÇİCİ YAVAŞLAMA”

Ocak ve şubat aylarında enflasyonun mevsimsel etkilerle nispeten yüksek geldiğini belirten Şimşek, burada kalıcı bir bozulma değil geçici bir yavaşlama söz konusu olduğunu söyledi. Gıda fiyatlarında mevsimsel etkiler ve iklim koşullarının rol oynadığını ifade eden Bakan, mart, nisan ve mayıs aylarında geçmiş dönem ortalamalarının altına inilebileceğini belirtti. Bu yılki yağışların son yılların en iyi seviyelerinde olduğunu da sözlerine ekledi.

OCAK AYINDAKİ FAİZ ÖDEMESİNE YANIT

Ocak ayında yüksek faiz ödemesi yapıldığına ilişkin iddialara da değinen Şimşek, bunun 2016’da ihraç edilen TÜFE’ye endeksli iç borç senetlerinden kaynaklandığını açıkladı. Bu kağıtlarda kupon ödemelerinin birikerek vade sonunda toplu ödendiğini belirten Bakan, ocak ayındaki faiz ödemelerinin yüzde 53’ünün tek bir kağıdın vadesinin dolmasından kaynaklandığını söyledi.

“GÜNDEMDE VERGİ ARTIŞI YOK”

Vergi artışı iddialarına ilişkin konuşan Şimşek, Kurumlar Vergisi, Gelir Vergisi veya KDV artışının gündemde olmadığını net biçimde ifade etti. Vergi harcamalarının azaltıldığını ve istisnaların etkinliğinin gözden geçirildiğini belirten Bakan, dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki payının uzun süredir ilk kez düştüğünü kaydetti.

Gelir dağılımında iyileşme sinyalleri olduğunu belirten Şimşek, Gini katsayısında 2023 sonrasında düzelme görüldüğünü, çalışanların milli gelirden aldığı payın arttığını ifade etti.

VERGİ KAÇIRANLARA YAPAY ZEKÂ TAKİBİ

Vergi kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yapay zekâ destekli algoritmaların devreye alındığını belirten Şimşek, sahte fatura düzenleyen firmalara yönelik sıkı takip yürütüldüğünü söyledi. İki günlük firmaların milyarlarca liralık fatura kesmesinin önüne geçileceğini ifade eden Bakan, konut değerleme haritaları, gözetim programları ve yüksek gelir gruplarına yönelik analiz çalışmalarının sürdüğünü belirtti.

Kredi kartı harcamalarından yat ve tekne gibi lüks tüketim kalemlerine kadar geniş kapsamlı bir denetim mekanizmasının devrede olduğunu kaydeden Şimşek, programın sabır ve kararlılıkla uygulanmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Kaynak: ntv