banner1571

banner1577

banner1526

banner1588

banner1587

banner1324

banner1581

07.04.2021, 00:00 10

Yeniden yarışa ortak olmak…

Fenerbahçe’nin Şükrü Saracoğlu’nda Denizlispor’u yenmesi, Süper Lig’in doruğunu karıştırırken, şampiyonluk coşkusunu artırdı.
Galatasaray’ın Hatayspor’a, Beşiktaş’ın da Kasımpaşa’ya dış sahada yenilmeleri sonrası Denizlispor karşılaşması, Fenerbahçe adına yeni başlangıç anlamına geliyordu... Sezon başında büyük umutlarla gelen Erol Bulut’un yetersizliği, haftalar ilerledikçe kendini açıkça gösterdi, özellikle iç sahada beklenmeyen yenilgiler alındı. Her maça değişken kadro, keyif vermeyen coşkudan ırak oyun,  kalıplaşmış taktik ve plan yoksunluğu, golcü oyuncuların yetersizliği, maç içinde değişikliklerinin geç yapılması, otorite zayıflığı, Erol Hocanın olumsuz yönleriydi. 
Taraftarı hoşnut etmeyen oyuna karşın, Altay’ın belleklere yer edinen kurtarışları, Gustavo, Pelkas, Ozan, Szalai ve Caner’in katkıları ile 3. sırada yer alan Kanarya, şampiyonluk umudunu az da olsa korudu. Ne var ki camia bu tablodan, oyundan aşırı rahatsızdı. Ve beklenen oldu, eleştiri oklarının hedefindeki Erol Bulut ile yollar ayrıldı, Sportif Direktör Emre Belözoğlu, teknik direktörlüğü üstlendi. Hoca değişikliği, bir anlamda “sil baştan” demekti.  Emre Belözoğlu ile takıma yeni bir ruh ve heyecanın gelmesi bekleniyordu. Erol Bulut’a karşı mesafeli duran oyuncular, yeni hocalarına daha sıcak bakıyordu. Çoğu, Emre Belözoğlu’nun telefonu ile takıma katılmıştı. Yani aralarında duygusal bir bağ, hatta ona  ödeyeceği borçları vardı. Tek amaçları şimdi hocaları olan “Emre Ağabeyine” karşı bu borcu ödemekti. Bunun ilk göstergesi de Denizlispor karşısında alınacak yengiydi. İşte bu düşüncelerle hazırlandı Fenerbahçe maça. 
Ligin doruğunda yer alan Kartal ve ikinci sıradaki Arslan’ın dış sahadaki yenilgileri iştahını kabarttı oyuncuların. Ne olursa olsun 3 puan kazanılmalıydı. Şükrü Saracoğlu’ndaki Denizlispor karşısına bu düşünce ve duygularla çıktılar. Karşılaşmayı televizyon başında izleyen taraftar, keyif veren tempolu akıcı oyunun yanı sıra, bol gollü yengi bekliyordu takımından. Ne var ki, sahadaki coşkusuz görüntü “Eski tas eski hamam” misali öncekilerden farklı değildi. Yine ne yaptığını bilmeyen, sorumsuz başına buyruk oyuncular vardı Şükrü Saracoğlu’nun çimlerinde. Samatta ile Valencia saç baş yoldurmaya devam ediyordu. Kuşkusuz teknik direktör olarak ilk maçına çıkan Emre Belözoğlu da hoşnut değildi can sıkan oyundan.
İkinci yarı daha atak oynasa da bir türlü sonuca gidemiyorlardı. Caner Erkin gol için kendini parçalıyor, karşıt takımın ceza sahasına sayısız ortalar yağdırıyordu. Nasıl olduysa sahada tel tel dökülen Samatta, Caner’in köşe atışından ortaladığı topa golcü oyuncu olduğunu anımsarcasına vurduğu kafa ile 3 puanı kazandırdı Fenerbahçe’ye.  Kuşkusuz, şampiyonluk yolundaki iki karşıtının yenilmesi ile kazanılan 3, hatta 9 puan Kanarya’yı ligin ikinci sırasına taşıdı, umudunu  yeniden tazeledi. 
Ancak  temposu düşük oyun, taraftarın kaygısını yeterince gidermedi. Emre Hocanın ileriki maçlarda kaza yaşanmaması için oyuncularını daha coşkulu, duyarlı, geri ve yan pasların oldukça düşük kalacağı sisteme sokması gerekiyor. 
Spor Toto Süper Lig’de öylesine beklenmedik sonuçlar ortaya çıkıyor ki... Bu da şampiyonluk yarışının son haftalara dek süreceği anlamına geliyor. Kim düşünebilirdi favori Beşiktaş’ın Kasımpaşa’ya yitireceğini? 
 

Yorumlar (0)