UTANIYORUM...


15.k görüntülenme

“Erkektir yapar”
“Benim aslan oğlum,sana kız mı yok,elini  sallasan ellisi”
“Erkek adam için bir kadın elinin kiridir, biri gider biri gelir”
Vs,vs,vs...
Bu sözlerle büyüttünüz oğullarınızı, erkek evlattır deyip her yaptıklarını sümen altı yaptınız.
Kız kardeşini mini etek giydi diye tokatlarken, siz de onun sırtını sıvazladınız.
Kadına el kalkmaz, bu yiğitlik göstergesi değildir diyemediniz.
Kavga etme, centilmen ol, nezaket; adamlığın şanıdır diyemediniz.
Çünkü size göre, bağırmayan, tevazu sahibi, kibar erkekler; ya pısırıktır ya da kılıbık.
Kızlar onu yapmaz, bunu yapmaz, öyle davranmaz, böyle konuşmaz diye diye büyüdü bu toplumda erkek çocukları.
Sandılar ki, onlar erkek oldukları için hep haklı...
Bir ilişkiyi, ancak kendilerinin bitireceğine inandılar.
İstenmemeyi, sevilmemeyi bir tercih olarak görmediler.
Onlara göre bir hakaretti istenmemek...
Vur tokadı,istesin kadın seni,
Vur tokadı, kabul etsin tüm pisliğini...  
Nasıl olsa caydırıcı da değil cezalar.
Toplumun en nadide, en renkli çiçekleri bir bir koparıldı işte bu yüzden.
Öldürmek yetmedi; üzerine beton döküldü, testere ile parça parça kesildi, çöp konteynerine atıldı.
Tüm bunlar her gün başka başka yerlerde yaşanırken, hala İstanbul Sözleşmesi tartışılıyor.
Daha geçen haftaki yazımda yapmayın, etmeyin diye haykırırken; bakın üstüne kaç kadın cinayeti daha işlendi.
Bu ülkede kadın olmak zor ama kadın olarak ölmek çok kolay.
Çünkü kadına kalkan erkek elini koruyan yasalarımız var bizim.
Bırakın caydırıcı cezaları, ısrarla kadının cinsiyeti üzerinden erkeğe üstünlük sağlıyoruz.
Çocuk gelinlere evet diyoruz.
Çocuk esirgeme kurumlarında, ensest ilişkiden doğan çocukların sayısı gün geçtikçe artıyor.
Ama ısrarla kapatıyoruz bu pisliklerin üstünü.
Sonra mı?
İşte o pislikler kokuşarak ve canice çıkıyor yeryüzüne, ağzı ateş püsküren bir ejderha misali.
Kıyıyorlar mis kokulu çiçeklerimize.
Özgecan’lar, Pınar’lar kolay mı yetişiyor.
Evlatlarımız, canlarımız, aydınlık yarınlarımız onlar bizim.
Onlar biçare giderken; umutlarımız,hayallerimiz, geleceğe olan güvenimiz de gidiyor...
Ve böyle bir ülkede, hala İstanbul Sözleşmesi tartışılıyor... 
Saçımın telinden, parmak uçlarıma kadar tüm benliğimle; UTANIYORUM memleketim  adına...

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN