Sevda'nın İffet Savaşı (9)


15.k görüntülenme

Süslü Cavidan, son kez Sevda'yı süzdü. Çok şuh bir kız olmuştu Sevda. "Sana yatırım yaptım akıllı oldu" dedi Süslü... "Bana deodorant getirin" diye seslendi yanındakilere...Süslü elindeki deodorantı öyle püskürttü ki, Sevda neredeyse boğulacaktı. Ne de iğrenç kokuyordu. Öksürmeye başladı Sevda...Süslü, "Alışacaksın alışacaksın" diyerek sırtını sıvazladı...
Sevda'yı kuaföre götüren taksici gelmiş, kapıda onları bekliyordu. Saat 23.00 sularıydı...Sevda kendini çok yorgun hissediyordu. Taksiye binerken, dikiz aynasından kendine baktı. Midesi bulandı ama çıkaramadı...

-PERRİN, İSTANBUL'A GİTMEK İSTİYOR 

Özcan'dan gelen haberler, Perrin'i umutlandırıyordu. Kardeşini bulacağından emindi. İçindeki his böyleydi.  Terzi Mehmet'e İstanbul'a gitme fikrini yeniden açtı. Babacan terzi, Perrin'i anlıyordu. Beraber gidebileceklerini söyledi ama onun da para sıkıntısı vardı. Bunu Perrin'e belli etmedi. Bu arada, Perrin, koynundan bir tomar para çıkarttı, "Mehmet amca, bu kadar yeter mi?"...Terzi Mehmet, "Sen dur hele hallediriz" dedi. Yol yordam bilen adamdı. Böyle bir durumda, Perrin'in parasıyla yola çıkmak, gururunu kırardı...
"Ben biletleri alırım. Yarım akşam otobüsüyle gideriz" diyen terzi Mehmet'in son sözlerini duymadı bile Perrin...Koşarak eve gitti. Kardeşiyle hasreti sona erecekti. Heyecan her tarafını sarmıştı. Sabah ezan okununcaya kadar uyuyamadı. Namazını kılıp, dua ettikten sonra yattı...

-PAVYON KAPISINDAN DÖNÜŞ

Taksi; parlak ışıkları olan ve kapısında takım elbiseli erkeklerin beklediği  çok gösterişli girişi olan bir binanın önüne geldiğinde, Sevda'yı bir gölge gibi izleyen İzzet'in telefonu çaldı. İzzet, eliyle işaret etti. Arabadan kimse inmedi. "Tamam abla dönüyoruz" diyerek, telefonu kapattı. "Ulan böyle bir aksilik olur mu?. Bu kız geldiğinden beri ablamın neşesi kaçtı" dedi ve Sevda'ya dönerek: "İşe başlasan da bizde kurtulsak"...
Adamları mutsuz eden gelişme, nedense Sevda'yı mutlu olmuştu. Ters giden birşeyler vardı. Merak ediyordu.
Bağevine geldiğinde, Süslü Cavidan küfrederek, "Bu akşam kontrol olduğunu öğrendik. Hay aksi şeytan" dedi. Sevda, böylelikle merakını da giderdi.

-BU ŞEHİR ADAMI YUTAR

Perrin ve Terzi Mehmet'i, otogarda Sermet bey karşıladı. Sabah saatleriydi. İstanbul uykudan uyanmış bir dev gibiydi. Konvoy halinde giden araçların gürültüsünü Perrin duymuyordu bile...
İlk kez Samsun dışında bir il görmüştü Perrin. "Ne büyük şehir" diye söylenişini Sermet bey duymuştu. "Bu şehir adamı yutar kızım" dedi. Sermet'in bu sözleri, Perrin'in yüreğine bir ok gibi saplandı. Acaba, İstanbul Sevda'yı da yutmuş muydu?...
Nermin hanım, hasta yatağından selamladı onları. Perrin, büyük bir saygıyla elini öptü. Ağlamak için kendini zor tutuyordu...

-EMEL, İTİRAF EDİYOR

Fatma ninenin torunu Özcan, Emel ve Kamil'i takibe almıştı. Emel izlendiğini anladığında, rahatsızlığı daha da artı. Özcan, bunu kasıtlı olarak yapıyor, onları psikolojik olarak zorluyordu. Emel iyice bunalmıştı. Heryerde karşısına çıkan bu adama, herşeyi anlatacaktı. Özcan, Tarabya'daki kafetaryanın kapısında, otomobilin içindeydi. Emel, arkadaşlarını masada bırakarak dışarı çıktı. Özcan, hiç tepki göstermeden kapıyı açtı. "Bana gerçeği anlatacağını biliyordum" dedi.
Emel, yaktığı sigaradan derin bir nefes çekti. "Biz birgün buraya gelmiştik" diyerek, başladı söze...Ve Nuri'nin evinde Sevda'nın başına gelenleri bir solukta anlattı...
Düğümün çözümünün Nuri'de olduğunu biliyordu Özcan. Ona bir ulaşabilse, gerisi çorap söküğü gibi gelecekti...

-ŞABAN BEY GELECEK Mİ?..

Süslü Cavidan, Sevda'nın saçlarını yaptırmış, dekolte bir elbise giydirerek, onu hazırlamıştı. Boşa gidecekti bunca çaba...Şaban ağayı aramalıydı. Geçenlerdeki mahcubiyetinin izlerini silmeliydi. Şaban ağa iyi bir müşterisiydi ve "Ağam sana bu akşam bir kıyak yapacağım, gelebilir misin? İstanbul'da mısın?" dedi. 
Süslü Cavidan, telefonu kapattıktan sonra deliye döndü. Şansızlıkların peşpeşe gelmesi onu sinirlendiriyordu.

(Yarın: Sevda'ya özel müşteri)

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN