Sevda'nın İffet Savaşı (8)


15.k görüntülenme

-

İstanbul'da, Emniyet Şube Müdürü olan Fatma Nine'nin torunu Özcan, anneannesini "anne" sayan bir genç kızın başına gelenlere üzülmüştü. Kayıp bürosunun dışında  kendi de bizzat ilgileniyordu. Önce, Sevda'nın kaldığı eve gitti. Sermet beyden, genç kızın arkadaşlarını öğrendi. Emel'le mutlaka görüşmeliydi...
Perrin'i arayıp, Emel'in cep telefonunu aldı. Özcan; Emel'i Sevda ile ilgili olarak görüşmek üzere Emniyet Müdürlüğü'ne çağırdı. Emel çok korkmuştu. Sesi titriyordu. Özcan, yılların polisiydi.  Emel'in bu tavrındah şüphelenmişti. 
Ertesi gün olduğunda Emel, Gayrettepe'deki Emniyet Müdürlüğü'ne geldi. Kapıdaki görevli polisler, büroyu  tarif etti.

-SÜSLÜ CAVİDAN'A PAVYONDAN KÖTÜ HABER

Bağevinin salondaki telefonu uzun süre çaldı. Kimse telefonun ahizesini kaldırmadı. Süslü Cavidan söylene söylene sehbanın üzerinde duran telefona yöneldi. Karşısındaki ses, pavyonun müdürü Nurettin'di. "Abla, işler sıkı. Polis sürekli denetim yapıyor. Bu kızın yaşı da tutmuyor. Çalışma karnesi almak da eskisi gibi değil. İşimiz zor" dedi. Süslü Cavidan'ın korktuğu başına gelmişti. Tek endişesi de buydu zaten. Bu kızı ne yapacaktı şimdi? "Birkaç gece çalıştırır, piyasa yapar. Sonra da özel işe çıkartırız" dedi Süslü... Nurettin, "Tamam abla" deyip, telefonu kapattı.

-İLK DEFA GÜLEBİLDİ


Jilet Necla, Sevda'yı eğitmeye devam ediyordu. Sevda, bugüne kadar duymadığı sözcüklerle tanışıyordu: "Akıllı ol, yoksa façanı bozarlar"..."Müşteriyi dinlerken, kerize yatacaksın, mantepsiye basmayacaksın."...Faça, mantepsi ve keriz...Daha neler neler...Sevda, ilk kez gülebildi. Jilet Necla bozulmuştu. "Ne gülüyorsun o......" diye çıkıştı. Sevda,  sanki tek kişilik şov programı izliyordu. Bir ara ikisi yalnız kaldı. Jilet Necla, bir çırpıda hayat hikayesini anlattı. "Beni de sevdiğim adam pavyona sattı. Çok beddua ettim. Senet imzalattılar, kurtulamadım. 15 yıldır kurtulamadım. Çekilecek hayat değil kızım bu...Arkamızda bize sahip çıkacak birileri olmadığından bu kahrı çektim. Kimse sahip çıkmadı. Herkes benden yararlandı" dedi.
Sıra Sevda'daydı. Onun dramı çok farklıydı. Ağlayarak anlattı başına gelenleri...Jilet Necla'nın gözpınarlarından akan yaşlar, çenesine doğru süzülüyordu. Çok üzülmüştü. Ama onun yapabileceği birşey yoktu.

-ÖZCAN, KAMİL'İ ÇAĞIRDI


Özcan, Kamil'i de Emniyet Müdürlüğü'ne çağırdı. Özcan,  Nuri'nin bu işte bir parmağı olduğunu anlamıştı. Ne Emel, ne de Kamil, Sevda'nın çıplak görüntülerinin çekildiğinden söz etti. Özcan, "Nuri'yi bulacaksın. Yoksa işin zor" dedi. Kamil, Nuri'nin Rusya'da olduğunu söyledi. Cep telefonu numarasını aldı. Kamil'in içini müthiş bir korku sardı. Ailesi bu olayı duyarsa, rahatı bozulacaktı. Çevresinde de saygınlığını yitirecekti. "Nereden bulaştım şu Nuri'ye" diyerek, merdivenlerden indi. Caddeye çıktığında, Nuri'nin telefonunu bir kere daha çevirdi. Ancak, ulaşılamıyordu. Tekrar, Nuri'nin Sarıyer'deki evlerine gitti. Komşularına sordu. Nuri'nin bu evde ailesiyle birlikte oturmadığını öğrendi. Arkadaşı, onlara yalan söylemişti.


-FATMA NİNE, PERRİN'İ RAHATLIYOR

Perrin, iş çıkışında Fatma nineye uğradı. Bir haber olup olmadığını soracaktı. Fatma Nine, telefonla Özcan'ı aradı. Özcan, bir çırpıda gelişmeleri anlattı. "Sevda'nın izini bulacağım. Meraklanma" dedi. Fatma ninenin yüzündeki ifadeden iyi bir haber olduğunu anlamıştı Perrin...Fatma nine, Perrin sormadan söyledi: "Sevda'yı bulacaklarlar." Perrin mutlu olmuştu. Ne zamandır böylesine umutlanmamıştı. Hemen terzi Mehmet'in dükkanına koştu. Özcan'ın anlattıklarını aktardı. Terzi Mehmet, İstanbul'daki arkadaşı Sermet'in de araştırma yaptığını söyledi.
Perrin, o gece yine televizyon haberlerinde gezindi. Sevda'dan yine haber yoktu. Fatma ninenin torunu Özcan'ın söyledikleri onu biraz huzurlu kılmıştı. 

-NERMİN HANIM YOĞUN BAKIMDA

Sevda'nın durumu Nermin hanımı çok sarmıştı. İlk rahatsızlığında doktorun tavsiyelerine uymamıştı. Stresten uzak durması gerekiyordu. Kızı gibi sevdiği Sevda'nın durumu onu kahrediyordu. Sevda'nın bir an önce bulunması için Allah'a dua ediyordu. Sıkıntıyla yatmıştı. Sabaha karşı rahatsızlanmıştı. Sermet bey, hemen yataktan fırladı, buzdolabındaki doktorun verdiği hapı, Nermin hanımın diline altına koydu. Bir taksi çağırdı. Hemen hastaneye kaldırıldı. Sermet bey eşinin yüksek tansiyonu olduğunu hatırlattı. Nermin hanım baygın yatıyordu. Nermin hanımın hemen kalp grafiği çekildi. Koluna serum takıldıktan sonra da yoğun bakım ünitesine alındı.
Sermet bey, "Nedir bu başımıza gelenler" diyerek, büyük bir acı yaşıyordu. Bir yanda eşi, diğer yanda Sevda'nın durumu...İkisi için de dua etti. Sermet bey, ünitenin kapısında beliren doktora eşinin durumunu sordu. "Korkulacak birşey yok" yanıtını alınca, çocuklar gibi sevindi...

(Yarın: Pavyon kapısında sürpriz gelişme)

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN