Sevda'nın İffet Savaşı (30)


15.k görüntülenme


Sevda böyle bir evi, ancak fillmlerde görmüştü. Tripleks evin zemin katı, büyük bir salondu. Tam ortasında küçük bir havuz vardı. Deri koltuklar dikkatini çekti Sevda'nın...Japon ağaçları, sanki botanik bahçesi gibi bir hava vermişti salona...
Mervidenden yukarı çıktılar. İkinci kat, oturma odası ve çalışma odaları ve iki yatak odasından oluşuyordu. Üçünkü kat ise, konuklar için hazırlanmıştı.
Kemal Bey, Sevda'ya evi beğenip beğenmediğini sordu. Sevda, tebessüm etti. Kemal bey ve Nurten hanım üst kata geçtiler. Perrin, Sevda ve Hasan, ikinci katta, çay içtiler. Evin hizmetçisi kadın, 50 yaşlarında, tombul ve sevimli biriydi. Bekçi olan kocası ve kendisi de Kemal beyin hemşehrisiydi. Adana'dan gelmişlerdi...
Hasan, evin hizmetçisi Cahide'ye, Sevda ve Perrin'i tanıttı. Cahide şaşırmıştı. Nişandan hiç haberi yoktu. "Bu ne hız beyim" dedi. Hasan'ın evlenmeyi istemediğini biliyordu.

-Sevda, Sermet beylere dönüyor

Kemal bey ve Nurten hanım da  Hasanların yanına geldi. Birlikte boğazı seyrediyorlardı. Kemal bey, İstanbul'a her gelişinde burada saatlerde otururdu. Tüm yorgunluğunu burada çıkardığını söylerdi. Hatta, özel bir yatar koltuk da yaptırmıştı...
Kemal bey, Sevda'nın bu gece Sermet beylerde kalmasını istedi. Hasan'la, Sevda'nın nikahsız olarak aynı evde kalmasını istemiyordu. Nikahı da en acele biçimde yapılmasını arzu ediyordu. Yakın arkadaşı Avukat Ercan'ı telefonla aradı. Avukat Ercan, işlemleri hemen yapılırsa, aynı gün nikah yapılabileceğini söyledi. İstenilen belgeleri sordu. "Tamam yarın senin yanındayız" dedi. Avukat Ercan, oturdukları köyün muhtarına nikahı kıydırabileceğini söyledi.

-Sevda'ya sürpriz

Hep birlikte alt salonda akşam yemeği yediler. Hasan, Sevda'ya sürpriz olsun diye, Cahide hanım patates köftesi bile yaptırmıştı. Hasan'ın bu ince davranışı, Sevda'nın hoşuna gitmişti.
Nurten hanım, geç olmadan Sevda'yı Sermet beylere bırakmasını istedi. Perrin, "Ben de Sevda ile gideyim. Yarın birlikte döneriz" dedi. Nurten hanım, Perrin bu mantıklı isteğine, "Haklısın kızım" diyerek yanıt verdi.
Hasan'ın cipini garajdan çıkaran bekçi, çalışır durumda aracı bırakmıştı. Dışarı çıktılar ve birlikte Samatya'ya doğru yola koyuldular. Yolları bir hayli uzaktı.
Hasan, Perrin'e, "Abla evi gördün. İki üç aile bile kalabilir. Senin de bizimle kalmanı istiyorum. Annemlerle Adana'la gitme istersen" dedi. Perrin, Nurten hanıma söz verdiğini belirterek, "Gider gelirim meraklanmayın" dedi. Sevda da ablasının kendisiyle kalmasını istiyordu. 
Hasan, Perrin'i bir abla gibi seviyordu. Onun yeri başkaydı. Kardeşine yaptıkları, Hasan'ı müthiş etkilemişti...

-ACELEN NE KIZIM?

Hasan, Samatya'ya geldiğinde, Sermet bey ve Nermin hanım henüz yatmamıştı. Sevda telefon etmiş, geleceğini söylemişti. Hasan onları bıkarıp, Sarıyer'e döndü. Sevda, Nermin hanıma yarın nikahın kıyılyacağını söyledi. Nermin hanım, "Acelen ne kızım? Birbirinizi tanıyın.  Sonra bir maraza çıkmasın" dedi. Nermin hanım, Hasan'ın dürüst bir genç olduğunu biliyordu ama Sevda'yı düşünüyordu yine de...
Neler görmüş, nelere tanık olmuştu. Birbirlerini deliler gibi sevip, birkaç ay sonra boşananları...
Sevda, Hasan'ın anne ve babasının acele ettiklerini söyledi. Her ikisinin de iyi insanlar olduğunu hatta Perrin ablasını da Adana'ya götüreceklerini belirtti. Nermin hanım, "İnşallah hayırlısı olur kızım" diyerek konuyu kapadı.
Sevda, o gece Perrin'le yattı. İki kardeş, Nermin hanımın söylediklerine takılmıştı. Gerçekten de dediği gibi olayları kendileri de duymuştu.  Sevda, Hasan'la nişanlanmasının böylesine çabuk gelişmesine de bir anlam veremimişti. Ama o hep, zor anlarında kendisine yardım eden güce güveniyordu.

-GELİNLİK OLSUN

Kemal bey ve Nurten hanım, Hasan'dan erken kalkmıştı. Evin bekçisi, nikah için istenilen bselgeleri hazırlamıştı. Nurten hanım, "Yangın'dan mal kaçırır" gibi nikah yapılmasına karşıydı ama kocasına söz geçiremiyordu. "Hiç olmazsa, kıza gelinlik alalım. Her genç bunu ister" dedi. Kemal bey itiraz etmedi, "Haklısın hanım" dedi.
Hasan'ı, annesi kaldırdı. Hasan duştan sonra kahvaltıya indi. vakit geçmeden Sevda ve Perrin'i almasını istedi Kemal bey..."Gelirken de Sevda'ya gelinlik almayı unutma" dedi. Bir dilim ekmek, bir parça peynir yedi Hasan. Çayını da yarım bıraktı. Samatya'ya gidecek, gelinlik alacak velhasıl işi çoktu.
 Sevda, Hasan'dan, Sermet amcası ile Nermin teyzesinin de nikaha gelmesini istedi. Hasan, "Neden olmasın" dedi. Hep birlikte yola çıktılar. Hasan, Laleli'de tanıdık bir arkadaşının lüks mağazasına uğradı. Orada gelinlik satıldığını biliyordu. Sevda ilk gözüne kestirdiği gelinliği aldı. Üzerine de tam oturdu. Perrin, onu büyük bir hayranlıkla izliyordu. Ne güzel de olmuştu beyazlar içinde... Kendisi de gelinlik giyebilecek miydi, diye düşünmedi. Aklı hep Sevda'daydı...

-VE MUTLULULAR...
Nikah günü, ilk çocuğu Kemal'i doğurduğu an, ablasının evliliği, Sermet beyin ölümü birbir gözünün önüne geldi Sevda'nın...Hasan'ın hiç eksilmeyen sevgisi, Kemal bey ve Nurten hanımın onu kendi kızları gibi görmesi...
Sevda, acılarını silmişti kafasından...Ne Nuri, ne Emel, ne de Adana'da başına gelenler... Silmişti bunları...Hasan birgün olsun, Sevda'nın sildiği konuları gündeme getirmemişti. Belki de yaşadığım iyi oldu, diye düşündü...Hasan'ı orada Allah karşısına çıkarmıştı...Mutlu bir yuvasının devam için Allah'a şükrediyordu...
Sevda, oğlu Kemal'in arkadan boynuna sarılmasıyla hayatının filmini yarıda kesti. Kemal, annesine çok tutkundu. Kucağına zıplamak istedi. "Yapma oğlum kardeşine birşey olur" dedi. Sevda, ikinci çocuğuna hamileydi...Adı Nurten olacak olan kızı... (SON)

YAZI DİZİSİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN