Sevda'nın İffet Savaşı (25)


15.k görüntülenme

Herşey Sevda'nın kontrolünün dışındaydı. Ne olup biteceğini kendi de merak ediyordu. Ama içindeki bir sese çok inanıyordu. Bu ses; "Doğruyu yapıyorsun" diyordu...
Masaya doğru ilerlediler. Kemal bey ve nurten hanım ayakta karşıladı onları. Hasan, terzi Mehmet'i tanıştı. Terze Mehmet, o gece 15 yıl önce kızının düğününde giydiği takım elbiseyi giydi. Siyah çizgili takımını...Yakasına da beyaz bir mendil koymuştu. 
Kemal bey, "Hasan sizi çok methetti" dedi terzi Mehmet'e...
En son Hasan oturdu masaya...Sevda ile yanyanaydı. Hasan'ın heyecandan titrediğini farkeden Sevda, ellerini tuttu. Sevda'nın sıcaklığı, Hasan'a biraz olsun rahatlatmıştı...

-SEVDA UTANCINDAN BAŞINI EĞDİ

Kemal bey, o gece nedense içmedi. İyi bir akşamcıydı. Ölçülü içerdi. Her sabah banyosunu yapar, namazını kılmadan evden çıkmazdı. Terzi Mehmet zaten içki içmiyordu...
Adanalı Nurten hanım, "Karadeniz'e gelip de balık yemeden olmaz" dedi. Izgara hamsi istedi. Kemal bey, Hasan da...
Perrin, terzi Mehmet ve Sevda, neredeyse hergün hamsi yiyorlardı. Değişiklik olsun diye, dana rosto söylediler...
Kemal, "Mehmet bey, isterseniz konuya gireyim" dedi:
"Hasan, tek çocuğumuz. Bugüne kadar onu evlendirmek için çok uğraştık ama başaramadık. Kısmet meselesi tabii ki....Onu ilk defa bu kadar istektli gördüm. Onu böyle görmek bizi de mutlu etti. Bizler de yaşlanıyoruz. Her ana-baba çocuğunun mürrivetini görmek ister. Sevda'yı biz de sevdik. Size teşekkür ediyorum. Bu zamanda böyle çocuk yetiştirmek herkese nasip olmaz."
Terzi Mehmet, Kemal beyin lafını böldü: "Ablası Perrin'in payı büyük" dedi...
Nurten hanım, Sevda'ya döndü: " Sen de istiyormusun kızım?"
Sevda, mahcup olmuştu. Yüzü kıpkırımızı kesilmişti. Utancından başını önüne eğdi. Terzi Mehmet, Sevda'ya bunda utanılacak birşeyin olmadığını söyledi. Perrin'le göz göze geldi Sevda...Perrin, başını sallayarak, konuşmasını işaret etti.

-ABLAMI BIRAKAMAM

Sevda, o gece kadar bir kere olsun, Hasan'a adıyla  seslenmemişti. "Hasan" diye söze başladı Sevda..."Hasan, iyi bir insan. Sizler de çok iyisiniz. Bizi yeterince tanımıyorsunuz" dedi...
Sevda'ın içinde tuhaf bir his vardı. Bir yanda okul, bir yanda ablası ve bir yanda da Hasan...
Üçü bir arada olamaz mıydı?..
Nurten Hanım, "Önemli olan Hasan'ın tanıması. Ama bizde bıraktığınız intiba çok olumlu. Bizler genç değil. İnsanları az çok tanımayı öğrendik" dedi.
Hasan, panik içindeydi. Durup duruken Sevda'nın söyledikleri kafasını bulandırmıştı. Yoksa onu istemiyor muydu?..
Sevda, öğretmen olmayı ve ablasıyla birlikte oturmayı hep hayal ettiğini anlattı...
Kemal bey, iyi bir ticaret adamıydı. Genç kızın ne demek istediğini çözdü: "Ablam bizim kızımız. İster sende kalır, isterse bizde. Evimizde sese ihtiyaç var. O da evladımız olur..."
Bu sözler Sevda'nın hoşuna gitmişti. Ablasının hayatı da kurtulacaktı.
Terzi Mehmet söze karıştı: "Neden olmasın?"

-SEVDA "EVET" DİYOR...

Hasan, masanın örtüsünün altından Sevda'nın ellerine ellerini götürdü. "Haydi söyle artık" der gibi elini sıktı. Sevda'nın eli ıslandı. Hasan hieyecandan terlemişti.
"Evet ben de evlenmek istiyorum" dedi Sevda...Hasan, küçük bir çocuk gibi sevincini belli etti: "Oh bee şükürler olsun"
Hasan'ın bu hali, Nurten hanım ve Kemal beyi de çok mutlu etmişti. Yıllarca Hasan'ı böyle görmemişlerdi.
Terzi Mehmet, kızı gibi sevdiği iki insanın hayatının kurtulacağını düşündükçe, büyük bir haz duydu...
Her türlü kötülüğün kol gezdiği bir ortamda, kız çocuğu büyükmek kolay mıydı?..Perrin'i bu yüzden çok seviyordu. Sevda'ya hem ana, hem baba olmuştu...


-İSTANBUL'A DÖNÜŞ ERTELENİYOR

Kemal bey, "Söz kesilmiştir  artık" dedi. Terzi Mehmet,  "Samsun'da eşimiz dostumuz çoktur. Enazından bir nişan yapalım da elaleme karşı bir önlem alalım" diye, Kemal beye teklifte bulundu.
Kemal bey de ataerkil bir ailede yetişmişti. Terzi Mehmet'in söylediklerine katıldı: "Haklısınız"
Terzi Mehmet, "Yarın aile arasında bunu hallederiz" dedi. 
Vakit ilerlemişti. Perrin, "Siz de yoldan geldiniz. Biz gitsek iyi olur" dedi. Nurten hanım, güçlü kadındı. "Olur mu evladım, böyle bir gecede erken yatmak" diye itiraz etti.
Sonra, bakışları Sevda'ya odaklandı. Gelinlik içinde onu hayal etti. Sonra ona verilecek torunları...
Hasan'ın düzenli bir hayatınız olması de herşeyden önemliydi...


-EVDE NİŞAN TÖRENİ

Hasan ve Sevda için sabah olmak bilmiyordu. Ne de uzundu gece... Hasan, Sevda'ya birlikte geçireceği bir ömür boyu mutlu bir hayatı düşlerken, Sevda kontrolünden çıkmış gelişmelere bir anlam kazandırmaya çalışıyor ve bir yandan da dua ediyordu: "Allahım hayırlı ise olsun"
Hasan, sabah erkenden Sevda'nın evine geldi. Perrin, o günkü işini ertelemişti. Kapıyı açtı... Gelen Hasan'dı... Sevda'da Hasan'ın sesine yataktan kalktı. Ablasının odasına geçip, üstünü değiştirdi. Perrin, kahavaltı için ısrar etti ama Hasan, "Kuyumcuya gidip, yüzükleri alalım" dedi.
Sevda, "Nişanı da otel de mi yapacağız?" diye sordu. Hasan, "Hayır, sizin evde" dedi. Perrin, "Mahcup olmayalım" dese de, Hasan, "Fakir olmak ayıp değil ya" diyerek, karşılık verdi...

(Yarın: Nurten Hanım ağlıyor)

YAZI DİZİSİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN