Sevda'nın İffet Savaşı (23)


15.k görüntülenme

İki oda bir mutfaktan ibaretti Sevdaların evi...Eski ama derli topluydu ev... 
Sevda, yemeğin sonunda Hasan ve terzi Mehmet'e çay ve büskivü ikram etti.
Hasan'ın içine sıcaklık düşmüştü. Aile olmak buydu demek..İçten ve samimi...Duyguların paylaşıldığı, riyasız bir ortam...
Vakit bir hayli geç olmuştu. Sevda, ertesi gün nasılsa pazar deyip, Hasan'ın biraz daha evde kalmasını sağlam istedi. Ancak, terzi Mehmet'i ailesi bekliyordu. Merak edebilirlerdi. Terzi Mehmet, "Ben kalkayım" dedi. Hasan'ın niyeti Sevda'nın yanında biraz daha oturmaktı. Ama terzi Mehmet'in gitmesinden sonra, onun evde kalması doğru olmazdı. Hasan da doğruldu, "Herşey için teşekkür ederim. Elinize sağlık" diyerek kapıya yöneldi.
Hasan, Samsun pidesinin ünlü olduğunu hatırlatıp, "Yarın sizi pide yemeye davet ediyorum" dedi.
İtiraz terzi Mehmet'ten geldi. Köye bir hasta ziyaretine gideceğini söyledi.
Perrin başıyla onayladı....

-PERRİN, SEVDA'YA SORUYOR

Hasan ve terzi Mehmet gittikten sonra, iki kardeş masayı toplamaya başladı. Perrin, sözü terzi Mehmet'in Hasan'la yaptığı konuşmaya getirdi. Hasan'ın niyetinin ciddi olduğunu ve ailesinin de yarın Samsun'a geleceğini söyledi.
Sevda'nın kafası karışıktı. Herşey öylesine çabuk gelişmişti ki, anlam veremiyordu. Son iki ayda yaşadıkları aklına geldi.
Sevda'nın suskunluğunu, Perrin'in "Ne diyorsun? Hasan'ı beğendiğini biliyorum. Ama kararı sen vereceksin" sorusu bozdu.
Sevda, "Okul, sen sonra ailesi...Kafam çok karışık ablacağım" dedi...
Perrin, Hasan'ın kendisini de yanına alacağını söylemesi, Sevda'yı rahatlamıştı. Ablasının yaptığı büyük fedakarlıktı. Kendisi okutmak için atlandığı eziyet karşısında eziliyordu.
Sevda, bu kez ablasına sordu:" Senin düyüncen ne?"
Perrin, Hasan'ın dürüst bir genç olmasının yanı sıra, zengin olduğunu hatırlattıktan sonra, "Bu zamanda böyle biri az bulunur. Ama yine de kara senin" dedi.

-YA AİLESİ İSTEMEZSE... 

Perrin, yatak odasında yatağına çekildikten sonra, Sevda da salondaki  çekyata uzandı. Hasan'ı gerçekten sevip sevmediğini bilemiyordu. Sonra, Nuri'nin ona yaptıkları geldi aklına bir bir...Kim alırdı bu haliyle onu...Hasan herşeyi bilmesine rağmen, kabul etmişti. Niyeti bedenine sahip olmaksa, bunu zaten Adana'da rahatlıkla yapabilirdi. Buralara kadar niye geldi?..Ailesine büyük bir sevinçle neden müjde verdi. Hasan'ın kendisini sevdiğinden emindi. Artık, kendisini de kandırmanın bir masanı yoktu ve o da Hasan'ı seviyordu...
Ya ailesi istemezse...
Sabah, ezan okunduğunda namazlığı aradı. Allah'a dua edip, içinden çıkamadığı bu girdaptan kurtulmak için yardım istedi.

-HASAN'I SARAN KORKU

Hasan da otel odasında, Sevda'dan farksız değildi. Yarını iple çekiyordu. Anne ve babası uçakla gelecek, Sevda'yı görecekti. Onlardan olumsuz bir davranış gelmesi halinde, dünyası yıkılırdı. Ters birşey olursa, anne ve babasına karşı çıkabilir miydi?..
Sevda'nın başına gelenleri öğrendiklerinde, onu rahatsız edebilirler miydi?..
Hasan, Sevda'nın hayatını zindana çeviren olayın, herkesin başına gelebileceğini düşündü. Kendi kız kardeşi olsaydı Sevda, anne ve babasının düşüncesi farkılı mı olurdu?..

-ANNE VE BABASI GELİYOR
Hasan, siyah cipiyle sabah Sevdaların evinin önüne gelmişti. Cipten indi evin kapısını çaldı. Eve girmek istemedi. Hazırlanmalarını, onları kapıda beklediğini söyledi. Hasan cipe döndüğünde, telefonla annesini aradı. Annesi, Yeşilköy Havaalanı'nda oldukları ve Samsun uçağı için beklediklerini belirtti. Hasan öylesine heyecanlıydı ki, annesi oğlunun Sevda'yı sırılsıklam aşık olduğunu bir kere daha anlamıştı. Hasan, havaalanından onları alacağını söyledi. Telefonu kapatırken, Sevda ve Perrin de cipe bindiler. "Nereye gidilim?" diye sordu Hasan... Sevda, "Kurupelit'te gidelim" dedi. Hasan, gideceklerin yerin uzak olmamasını, anne ve babasının öğleden sonra Samsun'da olacaklarını söyledi.

(YARIN: Nişan mı, nikah mı?)

YAZI DİZİSİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ
 

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN