Sevda'nın İffet Savaşı (22)


15.k görüntülenme

Terzi Mehmet, lokantadan çıktıktan sonra, Sahil Yolu'na yöneldi. Ocak ayında Samsun'da böyle bir havayı bulmak zordu. Yazdan kalma gün gibi. Üst geçitten geçip, Samsunspor Tesisleri'ne ulaştılar. Terzi Mehmet, Samsunspor'u anlattı Hasan'a...
Bir süre, halı sahada top oynayan gençleri seyrettiler. Hasan futbola meraklıydı. Babası bir dönem, Adanademirspor'da yöneticilik yapmıştı. 
Sevda, iki erkeğin futbol sohbetinden sıkılmış olacak ki, konuyu değiştirdi: "Samsun'un sahili çok güzeldir"...
Terzi Mehmet, "Kızım misafirini gezdirsene" dedi. Hasan, Sevda ile yalnız kalacağı için mutlu olmuştu. Terzi Mehmet, Hasan'ın sevincini farketti: "Çok gecikmeyin." 

-FAYTON SEFASI

Hasan, sahil yolnda tur atan faytonlardan birine seslendi. Faytoncu, geri dönüp, Sevda ile Hasan'ı aldı. Atın nal sesi, ritmi yüksek bir müzik gibiydi. Faytoncu, iki gencin mahcubiyetinden sevgili olduklarını anlamıştı. Teybe Orhan Gencebay'ın kasedini koydu: "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni"...
Sevda, Hasan'la göz göze geldi bu sırada...Sıcak bakış, Hasan'ın umutlarını artırdı. Sevda'da beni seviyor galiba, diye düşündü. Elleri eline gitti. Sevda hiç itiraz etmedi...
Ama içindeki tuhaf duyguyu anlamıyordu. Hasan'a minnet mi duyuyor, yoksa aşık mıydı? Bu sorusu kafasını allak-bulak ediyordu...
Hasan ve Sevda öndeki faytoncuyu unutmuşlardı sanki. İki genç ellerini birbirine kenetlemişlerdi. Hasan, Sevda'ya sordu: "Sen beni seviyor musun?" Sevda, suskun kaldı ama gözleri "evet" der gibiydi...
"Evlenilim" dedi Hasan..."Okulum ne olacak" Hasan, okulu bitirip hemen iş bulamayacağını, yine sıkıntı çekebileceğini söyledi. "Ablanı da yanımıza alırız" diye ekledi...
Sevda, Hasan'ın bu sözleri karşısında çok sevinmişti. Zaten, öğretmen olmayı da hemen iş bulup, ablasını temizlikten kurtarmak için istiyordu...

-BİR TUR DAHA...

Sahil yolu Hasan'ın umrunda değildi. Sevdası vardı yanında. Faytoncu onları aldığı yere bıraktığında, "Birşey göremedim. Bir tur daha atalım" dedi. Nüktedan faytoncu, iki gence takıldı: "Siz aşka bakın, manzarayı bırakın"...
Sevda utanmıştı. Hasan, elini omzuna attı Sevda'nın, "Şaka yaptı" diyerek...
Sevda,  turist rehberi gibi sahil yolunun eski halini anlatmaya başladı:
"Buralar eksiden mezbelelikti. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, sahili doldurarak, Samsun'u denize kavuşturdu. Yaz mevsiminde buralar ana-baba günü olur. Bu yol, Atakent'e kadar uzanacakmış..."

-HASAN, TERZİ MEHMET'E AÇILIYOR

Sevda ile Hasan, Sevgi Kafe'nin olduğu yerden, terzi Mehmet'in dükkanına geçtiler. Terzi Mehmet, bir kot paçası yapıyordu.  "İyi gezdiniz mi bari" dedi terzi Mehmet..."Evet" sözcüğü aynı anda çıktı ağızlarından...
Sevda, ablası Perrin'le buluşacaktı. Akşama, terzi Mehmet ve Hasan'ı evlerinde ağırlamak istiyordu. "Mehmet amca akşama yemeğe bekliyoruz" diyerek kapıdan çıktı...
Terzçi Mehmet, Hasan'a sahil yolunu beğenip beğenmediğini sordu. "Gerçekten de çok güzelmiş" dedi Hasan...
Terzi Mehmet de, Sevda konusuna girmek istiyordu. Ancak Hasan'ın açılmasını bekledi. Bir süre konuşmadılar. Hasan, tepki ne olursa olsun söyleyecekti. Hasan: "Mehmet Amca, bana kızmazsan birşey söylemek istiyorum" Terzi Mehmet'in beklediği birşeydi bu: "Niye kızacakmışım oğlum?"
"Sevda ile evlenmek istiyorum amca. Seviyorum onu. Ailemin ısrarına rağmen bugüne kadar evlenmedim. Onlar da yaşlanıyor. Benim de zamanım geçiyor. Böyle dürüst ve yüksek ahlaklı bir kızı bulamam. İznin olursa, evlenmek istiyorum."
Terzi Mehmet, Hasan'ın parasal zenginliği kadar, manevi varlığınını da farkındaydı. 
Hasan, Sevda ile evlenirse, Perrin de kurtulurdu. "Sevda evlenirse, Perrin perişan olur tek başına" dedi. Yanına alacağını söyledi Hasan...
"Ooo sen herşeyi düşünmüşsün. Benden yana tamam ama Sevda'nın kararı önemli"  diye sözü noktaladı terzi Mehmet...
Hasan, sevinçten uçacak gibiydi sanki...Hemen cep telefonundan annesini aradı. "Anneciğim nihayet evleniyorum. Gözün aydın" dedi. Oğlundan bu sözleri duymak için yıllarca bekleyen anne, kızı sordu. Hasan, bir solukta anlattı Sevda'yı..."Sende seveceksin annneciğim" dedi. Annesi, Hasan'ı ilk kez bu kadar mutlu olduğunu anlamıştı...
"Uçağa binin, Samsun'a gelin. Pazartesi günü buradan ayrılacağız" dedi.

-HASAN, SEVDA'NIN EVİNDE

Hasan, Çiftlik Caddesi'nin üst tarafındaki eski ev, Sevda'nın acılarını fazlasıyla anlatıyordu. Bu fakirlik içinde, böylesine maneviyat...Sevda'yı bir kere daha taktir etti Hasan...
Perrin, misafirler için mükellef bir sofra hazırladı. Hatta, Hasan sever diye, "Çiğ köfte" bile almıştı...
Perrin mutfaktaydı. Terzi Mehmet, bir fırsat bulup, mutfağa girdi. Hasan'ın niyetini ve bugün dükkanda konuştuklarını anlattı. Perrin, "Sevda istiyorsa neden olmasın" dedi.
Terzim Mehmet, masaya döndüğünde, Hasan anneniyle cep telefonunda görüşüyordu. "Yarın öğleden sonra Samsun'da olacaklar" dedi Sevda'ya...
Sevda, "Niye geliyorlar ki" diye sordu. Hasan, "Seni görecekler" dedi.
Ateş bacayı sarmıştı artık. Sevda'da Hasan'ı seviyordu. Perrin masaya geldiğinde Hasan, anne ve babasının yarın Samsun'da olacaklarını belirtti. Perrin, meseleyi bildiği için pek şaşırmamıştı ama Sevda'nın tavrını merak etti. Hasan ve terzi Mehmet ayrıldıktan sonra, onunla rahatça konuşabilirdi.


(Yarın: Sevda ne diyecek?)

YAZI DİZİSİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN