Sevda'nın İffet Savaşı (17)


15.k görüntülenme

Sevda artık okula alışmıştı. Kötü günler geride kalmış, geleceği umutla bakıyordu. Öğrenimini bitirip, iş sahibi olacaktı. Canı kadar sevdiği ablasını da yanına alacaktı. Artık temizliğe gitmesine gerek kalmayacaktı. Fakültenin kantinde Emine ile otururken, yine hayallere dalmıştı. Emine ise ders notlarını incelerken, şık giyimli bir adamın masaya baktığını farketti.
Bu adam, öğrenci olabilecek yaşta değildi. Kimdi bu adam ve niçin onlara bakıyordu. 
Sevda'nın başından geçenleri bildiği için onu uyarmadı. "Derse geç kalmayalım" diyerek masadan ayrıldı. Sevda, sandalyeden çantasını alıp doğrulduğunda, az kalsın düşüp bayılacaktı...
Karşındaki Hasan'dı. Kendisine büyük bir iyilik yapan adam...
Sevda, koşarak, "Hasan abi, ne arıyorsun burada"dedi. Sarıldı, yanaklarından öptü onu...
Hasan, heyecandan Sevda'ya sarılamadı...
"Derse gidiyorum, beni bekle burada" dedi Sevda...
Sevda'nın mutluluğu yüzünden okunuyordu. Emine sormadan edemedi: "Sevgilin mi?"...
 
-DERSTEN SONRA BULUŞTULAR

Sevda'nın  zevkle dinlediği hocası Zekiye'nin derslerinde hiç böyle olmamıştı...Dakikalar geçmek bilmiyordu. Bu davranışına bir anlam veremediği gibi, kafasındaki sorular da art arda geliyordu. Hasan niye burada?..Kötü birşey mi vardı?...
Hasan için de durum farksız değildi. Çay üstüne çay içiyor, sigaranın birini söndürüp, diğerini yakıyordu. Öylesine dalmıştı ki; Sevda'nın  arkasında durduğunu görmemişti. Sevda'nın sesiyle irkildi.
Kantinde birer çay içtiler. Hasan, Sevda'ya Adana'dan hiç söz etmedi. Sevdiği kızın o kötü günleri tekrar hatırlamasını istemiyordu. Havadan sudan şeylerden söz etti. Bir ara, "Perin ablan ne yayor?" diye sordu. "Burada yanımda" dedi Sevda...Hasan, Perrin'le tanışmak istediğini söyledi.

-BU YEMEK BAŞKA

Sevda, en zor gününde bile bedeninden yararlanmayan Hasan'a güvendiği için yemek teklifini kabul etti. Birlikte, bir balık lokantasına gittiler. Hasan, suskundu, Sevda da...
Hasan, "Ne olursa olsun, onu sevdiğimi söylemeliyim" diye düşündü. Sevda, "Bak sana birşey söyleyeceğim ama bana ters yanıt verm sakın" dedi. Sevda, ne söyleyeceğini biliyordu aslında...
"Hayatımda ilk defa birine aşık oldum. Geceleri gözüme uyku girmiyor. İş yapasım gelmiyor. Nereye baksam sen varsın" diyen Hasan, Sevda'ya bakamadı.
Sevda, Hasan'a güveniyordu ama Nuri'nin yaptıklarından sonra, bir ilişkiye sıcak bakmıyordu...
Hasan'ın incinmesini de istemiyordu Sevda..."Okulum var" dedi.

-HASAN AİLEYLE TANIŞIYOR

Yemek bitmiş, Hasan tomarla parayı garsona bahşiş olarak bıraktı. En mutlu günüydü. Bugünü yaşamak için neler vermezdi. "Eve bırakayım seni" dedi Hasan...Sevda itiraz ettiyse de, Hasan 
onu eve bıraktı...
Kapının önüne geldiklerinde, "Gel seni ablamla tanıştırayım" dedi. Bu söz ağzından nasıl çıkmıştı? Merdivenleri çıkarken pişman olmuştu ama bir kere söylemişti. Sermet bey ve Nermin hanım tepki gösteririr miydi acaba?..
Kapıyı Perrin açtı. Sevda, Perrin'in sormasına fırsat vermeden, "Abla bu Hasan, hani sana sözünü ettiğim" dedi. 
Perrin, içeriye buyur etti Hasan'ı...Sermet ve Nermin de tanıyordu Hasan'ı... Her ikisi de minnet duygusuyla sarıldı. "Hoşgeldin evladım" dedi Sermet bey...
Hasan, başka bir dünyadaydı. İyi insanların dünyasıydı bu... Sıcak ve içten...Yalansız, riyasız ve pırıl pırıl...
Hasan'ın içinde bahar açmıştı... İnsan sarrafı olan Sermet bey, Hasan'ı heyecanından yakalamıştı...

(Yarın: Emel cezaevinden mektup yazdı)   

YAZI DİZİSİNİN TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN