Sevda'nın İffet Savaşı (14)


15.k görüntülenme

Müteahhit Hasan ve geldiğinde, Sevda da salondaydı. Masa her zaman ki gibi hazırdı. Sevda, Hasan'ın gelişinden huzursuz değildi. Çünkü, onu anlıyordu. Şaban ağa gibi kötü niyetli biri değildi. Öyle olsaydı, elinde fırsat varken, Sevda'dan yararlanabilirdi. Sevda, Hasan'a minnet duyuyordu. Onun sayesinde, başkalarına peşkeş çekilmekten kurtulmuştu. Hasan, Sevda'yı yanına çağırdı. İlk günkü çekingenliği yoktu Sevda'nın...Onu bir ağabey gibi sevmişti.
Hasan, Süslü Cavidan'a kendilerini yalnız bırakmalarını istedi. İlk kez böyle bir duyguyu yaşayan Hasan, Sevda'ya açıldı: "Sende bir başkalık var. Nedenini biliyorum. İçimdeki his, sana aşık olduğumu söylüyor."
Sevda, Hasan'a "Bende sizi seviyorum ama bir ağabey gibi. Bana çok büyük bir iyilik yaptınız. Şu anda bu duygulara karşılık verecek, gücü kendimde bulamıyorum. Çok kötü şeyler yaşadım" dedi.
Hasan o gece eve dönmek istediğini söylediğinde, Süslü Cavidan şaşırmıştı. Ama elinde sıkıştırılan dolarları görünce, "Keyfin bilir"  diyerek Hasan'ı yolcu etti.


PERRİN'E MUTLU HABER

Sinan, gece geç saatlerdeki gelişmeleri Özcan'a bildirmişti. Kızı bulmak an meselesiydi. Fatma ninenin torunu Özcan, Sinan'dan gelen iyi haberi, Sermet beye açtığı telefonla söylediğinde, evdeki sevinhç çığlıkları komşuları bile yatağından kaldırmaya yetmişti. Özcan, korkutmamak için Fatma Nine'yi bu saatte aramadı.
Perrin, mutluluktan uçuyordu. Nermin hamı, hastka yatağında, "Allahım sana şükürler olsun" diyerek dualar etti. O gece evin ışıkları sabaha kadar yandı.

EKİPLER EVİ SARDI

Sabah ezanı okunduğunda, bağevinin ikinci katındaki odanın ışıkları da sönmüştü. Bu oda, Sevda'nın odasıydı. O gece gözüne uyku girmemişti ve içindeki tuhaf hissin ne olduğunu çözemiyordu. Yoksa, Hasan'ın söylediklerinden mi etkilenmişti.
Hava aydınladığında, ekipler Sinan'dan gelenecek talimatı bekliyordu. Telsizle konuşmaları yerine, cep telefonuyla haberleşiyordu. Sabahın sessiliğinde telsiz görüşmeleri duyulabilirdi. Önce kapıdaki bekçi etkisiz hale getirildi.
Sinan evin kapısına geldiğinde, kapı zilinin çaldığını ilk Sevda duydu. Bu saatte kim olabilirdi. Gelen Hasan mıydı yoksa?..
Kapıyı, Sevda'nın gölgesi Mustafa açtı. Sinan arama iznini gösterdikten sonra, içeriye girdi. "Sevda nerede?"dedi. Mustafa öyle biri yok burada diye direnmeye kalktıysa da, Sinan tüm odaların aranması için emir verdi.

SÜSLÜ TEHDİT EDİYOR

Gürültüye Süslü Cavidan da uyanmıştı. Sabahlığıyla merdivenlerden inerken, Sinan ve ekibiyle karışlaştı. "Ne arıyorsunuz burada? Ne hakla evime girersiniz?" diye çıkışan Süslü'ye Sinan arama belgesini gösterip, Sevda'yı sordu.
Öyle biri olmadığını söylese de, Süslü Cavidan'ın paniğinden belli oluyordu. Süslü Cavidan son bir hamle daha yaptı: "Sizi Hakkari'ye sürdüreceğim."
Sinan böyle martavalları çok görmüştü. "Farketmez, orası da vatan toprağı" dedi.
Sevda, konuşmaları duyuyordu. Kilitli olan kapısına vurmaya başladı. Bu sesi duyan Sinan ikinci kata çıkıp, kapını üzerindeki anahtarı çevirdi. Kapıyı açtığında, Sevda'yı karşısında buldu...
Sinan, "Korkma biz polisiz" dedi. Sevda, büyük bir sevinçle Sinan'a sarıldı: Şükürler olsun Allahım." 

NERMİN HANIM MUCİZESİ

Sinan, Sevda'yı bulduğunu önce Özcan'a haber verdi. Özcan da hiç vakit kaybetmeden Sermet beyi, ardından da annanesi Fatma hanımı aradı. Fatma nine torunu ile bir kere daha gurur duydu.
Sermet bey, Sevda'nın bulunduğu, sağlık durumunun iyi olduğunu söylediğinde yatağından kalkamayan Nermin hanımın bir  mucize  yarattı sanki...Yatağından doğrulup, bir genç kız hareketliliğiyle Perrin'e koştu: "Gözümüz aydın kızım"...
Perrin hıçkıra hıçkıra ağlıyordu. Bu sevinç telaşında terzi Mehmet'i aramayı unutmuşlardı. Perrin'in aklına ne zaman sonra terzi Mehmet'i aramak geldi...

SÜSLÜ VE EKİBİ GÖZALTINDA

Sevda, Sinan'ın makam otosuna alındı. Süslü ve bağevindeki diğer çalışanlar minibüsü bindirilerek, Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Süslü Cavidan, bu kez Sevda'ya seslendi: "O..... kendi rızanla gelmedin mi?" Süslü Cavidan, bu sözlerle ceza almamanın bir yolunu bulmaya çalışıyordu. 
Sinan, Özcan'ın telefonunu bir kere daha çevirdi. "Bak sana kimi veriyorum" dedi. Sevda ne olduğunu anlamayamıştı. Özcan, genç kızın kendisini tanımadığından emindi. "Ben Fatma ninenin torunu Özcan. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde Şube Müdürüyüm. Sinan benim iyi arkadaşımdır. Gözünaydın kurtuldun" dedi.


(Yarın: Çete toparlanıyor)

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN