Sevda'nın İffet Savaşı (12)


15.k görüntülenme


Sevda,  müteahhit Hasan gittikten sonra, öğle yemeğinde Süslü Cavidan'la birlikteydi. Süslü Cavidan, imalı imalı baktı Sevda'ya..."Adamı memnun etmişsin demek ki. Baksana kapattı seni. Hasan herkese böyle demezdi. Seni gidi seni. Zaten sizin gibilerden korkulur. Nazlanıyordun. Kaçmaya kalkıyordun. Ne oldu şimdi? Başkasını istemiyor baksana" dedi.
Sevda, hiç yanıt vermedi. Sustu kaldı öylece...Hasan'a büyük saygı duyuyordu. Bir ağabey, bir baba saygısıyla...Bu zamanda kaç kişi bu denli asil davrabilirdi. Müteahhit Hasan'ın "Bu gülü başkasına koklatma" sözünde, bir koruma içgüdüsü yatıyordu. Bu da Sevda'yı rahatlatmıştı...

-HALDUN'UN TELEFONU ORTALIĞI KARIŞTIRIYOR

Sevda'yı Adana'da pavyona satan Remzi'nin yanında çalışan ve genç kıza iyi davranan Haldun'un içi içine sığmıyordu. Kendisi de Remzi'nin yanında zorunlu olarak kalıyordu. Genç kıza çok acımış, onun hayatını kurtarmak için birşeyler yapmadığı için kendine de kızıyordu.
Bir fırsatını bulup, Emniyet Müdürlüğü'nün 155 Polis İmdat telefonuna ihbarda bulundu. Üniversiteli Sevda'nın Adana'da bir pavyona satıldığını söyledikten sonra telefonu kapattı.
Bu telefon üzerine harekete geçen Emniyet Müdürlüğü, durumu Adana'ya bildirmişti. Sevda'nın ilk gece pavyon kapısından dönmesinin nedeni de buydu. Polis, Adana pavyonlarında Sevda'yı arıyordu.

-ÖZCAN'DAN SERMET'E MÜJDE

Fatma ninenin torunu Özcan, Sevda'nın Adana'da olduğunu biliyordu. Hemen, Sermet beyin evini aradı. Telefona Perrin çıktı. Özcan Perrin'i sesinden tanıyamadı ve Sermet beyi istedi. "Ben Özcan Sermet amca" diye söze başladı Özcan: "Sevda'nın izini bulduk. Yakında onu size teslim edeceğiz. Hiç meraklanmayın"
Özcan, Sevda'nın yerini söylemedi. Çünkü, aile Adana'ya gidebilir, Sevda'yı bulmak daha da güçleşebilirdi.
Sermet, telefonu kapattıktan sonra, "Şükürler olsun Allahım" dedi. Nermin hanım sanki iyileşmişti. Bir genç kız çevikliğiyle doğruldu yatağında...Perrin ve terzi Mehmet de ok gibi fırmadı yerinden...Sermet, "Sevda'nın izini bulmuşlar. Yakında ona kavuşacağız" dedi.
"Neredeymiş" sorusuna ise yanıt veremedi.
Sevda'nın hayatta olması, evde adeta bir bayram sevinci yaşattı...

-DEVRE ARKADAŞI İLGİLENİYOR

Özcan'ın, Polis Akademesi'nden devre arkadaşı olan Sinan, Adana'da görev yapıyordu. Hemen onu aradı. Sinan'ın konudan bilgisi vardı.Özcan, genç kız için"Akrabam" diye söz etti. Sinan, pavyonların denetlendiği ancak Sevda'yı bulamadıklarını, ancak araştırmaların sürdürüldüğünü söyledi.
"Merak etme devrem. Adana ise, yerinde dibinde olsa buluruz" dedi Sinan. Özcan, Sinan'ın iyi bir polis olduğunu biliyordu. Çalıştığı yerlerde başarılı operasyonlara imza atmıştı.
Özcan, Sinan'a teşekkür ederek telefonu kapattı. Ardında da, anneannesi Fatma hanımı aradı: "Sevda'nın izini bulduk." 
Fatma nine, çocuklar gibi sevindi. Torununa dualar etti: "Allah razı olsun evladım." 


-SEVDA'NIN YÜREĞİ KIPIR KIPIR

Müteahhit Hasan'dan sonra, Sevda evde daha rahat hareket ediyordu. Ancak, Süslü; Sevda'ya güvenmiyor, tedbirli davranıyordu. Sevda'nın her hareketi kontrol altındaydı. Bir keresinde intihara kalkışmış, bir keresinde de kaçmaya yeltinmiş bu kıza nasıl güvenibilirdi. Ne varki, Sevda'nın mütehhit Hasan'ı memnun etmesi, onu sevindiriyordu. Yüklü bir para alabilir ve Sevda'nın başına sıkıntı açmasından kurtulabilirdi. Hasan o gün evinden çıkarken, ona 500 dolar vermişti. Bu para her zamankiden çoktu. Demek ki, Sevda onun gönlünü hoş etmişti.
Sevda'nın yüreği kıpır kıpırdı. Kafesinden kurtulmuş kuşlar gibi hissediyordu kendini. Bir tuhaf sevinç vardı. Bunun nedenini bilemiyordu. Hasan'ın ona olan tavrı mıydı?..

-ÜMİTLİ BEKLEYİŞ
 
Sermet'in Samatya'daki evinde, herkesin gözü, mutfak masasının üzerinde telefondaydı. Ha çaldı, ha çalacak...Özcan'ın telefon açacak, "Sevda bulundu" haberi gelecekti...
Fatma ninenin Samsun'dan açtığı telefonun dışında hiçbir görüşme yapılmadı o gün...Akşam her zamanki gibi, Sevda'ya ait bir haber olup olmadığı meirakla beklendi. Televizyon haberlerinden birşey çıkmamıştı.
Yine de mutluydular. Hiç olmazsa, Sevda'nın yaşadığını biliyorlardı...

-ŞABAN AĞA, SEVDA'YI İSTİYOR

İstanbul'dan dönen Şaban ağa, akşam üzeri Süslü Cavidan'ı aradı. Geçen gün aranmasının nedeni olan kızı sordu. Süslü Cavidan, müteahhit Hasan'a söz vermişti. Sevda ile kendisinden başkası yatmayacaktı. "Gülümü koklatma" demişti...
Süslü Cavidan, Şaban ağayı nasıl atlatacaktı? Birkaç saniye içinde yalanı buldu. Sevda'nın ayhalinde olduğunu söyledi. "Tamam" dedi Şaban ağa...Zaten yoldan gelmişti, yorgundu...Sırf Süslü Cavidan'ın gönlü olsun, kırılmasın diye aramıştı...
Süslü Cavidan, telefonun ahizesini yerine koyduktan sonra, derin bir oh çekti. Şaban ağadan kurtulmuştu. Aksi taktirde, müteahhit Hasan'la başı derde girerdi. Hasan hem zengin, hemde güçlü bir adamdı. Çevresi de genişti...

(Yarın: Sevda'yı Hasan kurtarabilecek mi?)

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN