banner1589

banner1567

banner1526

banner1588

banner1587

banner1324

banner1581

Samsun'da gezilecek yerler: Sağlık şehri Havza!

Samsun Haber: Her derde deva şifalı suları ve Kurtuluş savaşındaki rolüyle Havza, hem sağlık turizmi hem de tarih severleri bekliyor.

Samsun Gezilecek Yerler 16.10.2017, 16:47 16.10.2017, 16:51
6828
Samsun'da gezilecek yerler: Sağlık şehri Havza!

Samsun Haber - Ankara - Samsun Karayolu yolu üzerindeki Havza, Orta ve Karadeniz bölgesinin sahil illerini İç Anadolu, Ege, Akdeniz ve Marmara bölgelerine bağlayan önemli bir karayolu ve demiryolu üzerinde bulunuyor. Samsun’a 84 km Amasya’ya 53 km uzaklıktadır. Komşu ilçeleri Merzifon’a 24,Suluova’ya 15, Vezirköprü’ye 30,Ladik’e 32, Kavak’a 33 km uzaklıktadır. Ulaşım karayolu ve demiryolu ile sağlanıyor.
 
HER DERDE DEVA ŞİFALI SULAR
Kaplıca suyunun kaynaktan çıkış sıcaklığı 55 derecedir.Yılda yaklaşık 100.000 kişinin faydalanabildiği bu kaplıcaların suyu arsenik, silis, çelik, bikarbonat, sodyum, sülfat ve kısmen kalsiyum ihtiva ediyor.Şifa bulmak amacıyla buraya gelen hastalar en çok cilt hastalıkları, sinir hastalıkları, kadın hastalıkları, romatizma, kireçlenme, kas ağrıları, kaza ve ameliyat sonrası oluşan kas ve sinir hastalıkları, eklem sertlikleri, çeşitli felçler, kansızlık, mide, bağırsak ve karaciğer rahatsızlıkları, böbrek ve idrar yolu hastalıkları ile iktidarsızlık sorunları için bu kaplıcalara geliyorlar.

HAVZA KAPLICALARININ MUCİZEVİ ÖYKÜSÜ
Havza’nın içinden geçen Samsun-Ankara karayoluna yaklaşık 1 km uzaklıktaki İmaret Mahallesi’ndeki 5 kaplıcanın hikayesi oldukça ilginç:

Söylenceye göre, günümüzden 2000 yıl öncesinde gerçekleşen bir depremde, bugünkü kaplıcanın olduğu yerde bir kilise varmış. Depremde bu kilise yıkılırken, altından sıcak su çıkmış. İşte bu depremden beri, 2 bin yıldır şifa dağıttığına inanılan bu sıcak sular yörenin tarihi sağlık tesisleri olarak hizmet vermeye günümüzde de devam ediyorlar. Bunlardan 3’ü eski tarihlerde yapılmıştır. Aslanağzı-Kız Gözü, Maarif ve şifa hamamlarıdır. Diğer ikisi de 1986 yılından sonra yapılmış olan Modern Türk Hamamı ile Lokman Hekim kaplıcalarıdır.
 
HAVZA MUTFAĞI
Samsun'un hemen hemen tüm ilçelerinde olduğu gibi keşkek ve tirit Havza'nın da en meşhur yemeği. Havza'da hamur işleri de yaygın olarak yapılıyor.

TARİH
“Havza”nın isim olarak kökeninin Hititler (Turaniler)’in Amasya Valisi olan Kavuzhan’dan kaynaklandığı rivayet olunmakta ve bu ismin zamanla halk ağzında ve söyleyiş kolaylığı sebebiyle “Havza” haline geldiği ileri sürülmektedir. 1174 tarihinden itibaren yazılmış tarihi vesikalara göre, kasabanın adının Havize ve Hevize şeklinde görüldüğü, 1524 tarihinden sonra yazılan yazılarda ise Havza ismiyle kayıtlı olduğu; Havize adının, eski Hancere (boğaz) isminin, Türklerin dilinde değişikliğe uğrayarak yerleşmiş galat şekli olduğu, bunun da sonradan Havza şekline geldiği zan olunmaktadır.

Havza’nın tarihi, kuruluş itibariyle çok eskilere dayanmaktadır. Milattan önce 2000’li yıllarda, Kızılırmak ve Yeşilırmak deltaları arasında kurulmuş olup, kuruluş Hitit uygarlığı dönemine dayanır. Havza, 1071 Malazgirt savaşından sonra Türk hâkimiyetine girmiş ise de, haçlı seferleri sonucu sık sık el değiştirmiştir. XIII Yüzyılda Selçukluların eline geçen bölge, Selçuklu Hanedanlığının çöküşünden sonra Canik Beyliği’ne, daha sonra 1414’de Osmanlı yönetimine geçmiştir. Osmanlılar döneminde Amasya’ya bağlı olarak yönetilmiş,  1882 yılında ilçe olmuş, 1925 yılında Amasya'dan ayrılarak Samsun'a bağlanmıştır.
Büyük Önder M. Kemal ATATÜRK, milli mücadele yıllarında 25 Mayıs 1919’da İlçemize teşrif ederek 18 gün kalmış, milli mücadele ile ilgili ilk önemli çalışmalarını İlçemizde yapmıştır. Atatürk’ün o tarihte ikamet ettiği bina, günümüzde Atatürk Evi Müzesi olarak ziyaretçilere hizmet vermektedir.
Atatürk’ün büyük önem verdiği Havza, Atatürk’ün övgülerine mahzar olmuştur. Milli Mücadeleyi fiilen buradan başlatan Mustafa Kemal, Havza’ya daha sonra da üç kez gelmiştir. Atatürk'ün Havza'ya gelişi her yıl 25 Mayıs'ta törenlerle kutlanmaktadır.
 
TURİZM
Termal turizm Havza'da turizm faaliyetlerinin büyük bir bölümü termal turizme dayanmaktadır. Kaplıcalar yaklaşık 2000 yıldan beri kullanılan tarihi sağlık merkezleridir. Şifalı suları bulunan ilçeye eski çağlardan beri bazı hastalıkların tedavisinde yaradığı için çevreden hatta bütün Anadolu'dan çok sayıda insan gelmektedir. Diğer bir deyişle Havza'da daha çok sağlık, dinlenme ve temizliğe dayalı turizm söz konusudur.

HAVZA KAPLICA SULARININ ÖZELLİKLERİ
Kaplıcaların suları Arsenik, Çelik, Bikarbonat, Radyoaktivite ihtiva eder.
Arseniğin tesiri: Her nevi kan ve cilt hastalıklarında, asabi emrazlarda, malarya tedavisinde ve bünyeyi takviye etmekte faydası vardır.

Çeliğin tesiri: Yıkanmak ve içmek suretiyle kadın hastalıklarında, asabi hazım bozukluklarında ve kronik bronşitte başarılı sonuçlar verir.

Silisin tesiri: İçme suyu olarak kullanıldığında hazım kolaylığı sağlar.

Bikarbonatın tesiri: İçme kürlerinde kullanılır. Her nevi mide rahatsızlıklarında iyi etkileri görülür.

Radyoaktivitenin tesiri: Romatizma ve böbrek hastalıkları, kadın hastalıkları, nefes yolu nezleleri, mide, bağırsak, fakrüddem ve benzer rahatsızlıklarda tesiri görülür.

Yukarıda belirtilen maddeleri ihtiva eden kaplıca suları H A3 O4 halinde litrede 0.00008742 gramdır. Bu rakam az görülse de Avrupa'daki çeşitli arsenikli sulardan çok daha faydalıdır.

HAMAMLAR BANYOLAR VE ÖZELLİKLERİ
Havza'nın içerisinde Samsun-Ankara yoluna 1 Km uzaklıkta bir tepenin eteğinde beş kaplıca bulunmaktadır. Bu kaplıcaların üçü eski tarihlerde yapılmış; Aslanağzı-Kızgözü, Şifa ve Maarif hamamları; diğer iki tanesi sonradan yapılmış modern Türk hamamı, Lokman Hekim hamamıdır.En son yapılan havzanında eski adı olan ANCERE otel ve kaplıcası vardır


 
TARİH TURİZMİ
Havza çok kıymetli stratejik bir bölgede kurulmuştur. İç Anadolu'yu Karadeniz bölgesine bağlayan, kara ve demiryolu ilçeden geçer. Kuruluşunun ilk yıllarında yaptırılan medrese ve camiler, kaplıca hamamları günümüzde tarihi özelliklerini koruyarak halen hizmet vermektedirler. Ayrıca Kurtuluş savaşı başlangıcında Atatürk'ün ilçede ikamet etmesi nedeniyle zamanın bina ve yerleşim alanları günümüzde halen muhafaza edilmektedir. İlçede günümüzde var olan en önemli tarihi eserlerin başlıcaları şunlardır:

Tarihi Kaplıca Hamamları
Büyük Hamam (Kızgözü-Aslanağzı):









Çeşitli eserlerden hamamın Romalılar tarafından yapılmış olduğu anlaşılmış, yapılış tarzı bakımından (Yalkız Darz Mimarisi) Selçuklu eserlerine benzemektedir. Vakıf kayıtlarına göre hicri 655 (m.1256) yılında Selçuklu sultanı II. Mesut tarafından inşa edildiği yazılıdır. Hamamın Şadi Paşa tarafından vakfedildiği bilinmektedir. Dış ve iç yapısı bakımından çok gösterişli ve zarif olmayan hamamın üstünde bir büyük kubbe ve iki küçük kubbe mevcut olup, içinde altı köşeli büyük, dört köşeli küçük bir havuz bulunmakta, altı kurna ve halvetten meydana gelmektedir. Hamamın Aslanağzı denilen büyük kurnasının sağında bir sütun bulunmakta, buraya Kız Gözü denilmektedir. Hikâyesi şöyle rivayet olunmaktadır;

Zamanında üç güzel genç kız hamamda yıkanırken zorbalar tarafından baskın yapılır. Bu kötü niyetli insanlar karşısında çaresiz kalan kızlar, feryat ederek Allah'a yalvarırlar:
-Yarabbi bizi ya kuş yap ya da taş... bu insanlara teslim etme.
Duaları kabul olur ve iki kız, kuş olup uçar, diğeri ise taş kesilir banyonun köşesinde yaşlı bir heykel gibi kalır. Sütun üzerindeki oluğa, kızın gözleri olarak kabul edilen oyuklardan akan su damlacıkları bu kızcağızın göz yaşları diye nitelendirilmektedir. Günümüzde halen damlamaya devam etmekte olan bu su damlacıklarının oluşumu ise, toplanan su buharının özel bir sistemle su haline dönüştürülerek köşelerden banyoya damlaması şeklinde yorumlanmaktadır.

Küçük Hamam:
Büyük hamamın bitişiğinde bulunur. Büyük hamama yapı bakımından hiç benzemez. 1429 ylında Yörgüç (Yangıç) Paşazade Mustafa Bey tarafından erkeklerin yıkanması için yaptırılmış ve 1436 tarihinde vakfedilmiştir.

Maarif Hamamı:
1890 tarihinde II. Abdülhamid'in son Dahiliye Nazırı Mazmun Paşazade Memduh Paşa Sivas valisi iken hamamı inşa ettirmiştir.

Mustafa Kemal Paşa'nın Havza karargahı
1900'ün ilk yıllarında yapıldığı zannedilen üç katlı bir binadır. Mesudiye Oteli adıyla hizmet vermekte iken Mustafa Kemal Paşa'nın 25 Mayıs 1919 tarihinde Havza'ya teşrifleriyle birlikte zamanın kaymakamı Fahri Bey tarafından kendisinin ikametine tahsis edilmiştir. 25 Mayıs - 13 Haziran 1919 tarihleri arasında çalışmalarını yürüttüğü bu binanın odası eşyalarıyla birlikte muhafaza edilerek Gazi Odası adı altında ziyaretçilere açık tutulmuştur.

İmarethane (Aşevi)
İmaret mahallesinde, kaplıcaların batısında bulunan imaret binası miladi 1429 yılında II. Murat zamanında Amasya Valisi Yörgüç Paşazade Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır.
Bu binanın duvarında bir taş üzerine işlenmiş Latince bir söz vardır. Bu sözün tercümesi şöyledir.
Havza kaplıcalarında seneyi, mütaki ve vakur bir tarzda geçirdikten sonra şimdi, iyi sıhhatte olarak, hak ettiği için tanrı Asklepios hazretlerine ve menfaatlerine şükranlarımı sunarım.
Taşrada muvakkaten oturmasına rağmen bana bu suyu tavsiye eden baş rahip Xandras'a ve herkesin dostu olan Silius Lipidus'a teşekkür ederim. Ben Piso, kurtulmuş olarak latif vatanıma dönüyorum, ailemin şükranı ebediyyen yaşasın.

Diğer eserler
Yörgüç Mustafa Bey Camii
Küçük hamamın bitişiğinde Selçuklu mimari tarzında yapılmış olan cami, Yörgüç Mustafa Bey tarafından yaptırılmıştır.

Taşmektep (Merkez İlköğretim Okulu)
1911 yılında Samsun-Sivas demiryolu keşif heyetinden mühendis Hüseyin Yakup, Süreyya Sami ve Nazif Bey'ler tarafından projesi hazırlanarak inşaatına başlanmış, Sivas valisi Muammer Bey'in ilgileri sayesinde kısa zamanda tamamlanarak ilçenin eğitim hizmetine sunulmuştur.

Kurt Köprü
İlçeye bağlı Kayabaşı(Tahna) mahallesinde Vezirköprü ile sınır çizen istavroz çayı üzerinde bulunan köprünün ne zaman ve kim tarafından yapıldığına dair kesin bilgi bulunmamaktadır. Ancak Bizanslılar zamanında yapıldığı 
zannedilmektedir.

Emir El-Hac Veliyüddin Bin Berekat-Şah Camii
Selçuklu sultanı II. İzzeddin Keykavus döneminde 1249 yılında Selçuklu Emir El Hac Veliyüddin Bin Berekat Şah tarafından Dereköy'de yaptırılmıştır.

Sivrikese Camii
Havza'nın Sivrikese mahallesindedir. 1903 tarihinde Ali Osman Ağa tarafından Todor Usta'ya yaptırılmıştır.

Emir El-Hac Veliyüddin Bin Berekat-Şah Türbesi
Aynı adla anılan camini bitişiğinde olup, Emeviler'in bölgeye geldikleri sırada şehit olan Horasanlı bir alay komutanı ve oğluna ait olduğu söylenmektedir.

Mustafa Bey Türbesi
1429'da yapılmış, kare planlı bir yapıdır. Kubbeye geçişi sağlayan geometrik motifli tuğla örgü bezeme dikkat çekicidir.

Şeyh Savcı Türbesi
Şeyhsafi mahallesindeki türbenin kime ait olduğu konusunda tereddütler olmakla birlikte Abdi Zade Hüseyin Hüsameddin'e göre "-Resmi kayıtlardan kesin olarak anlaşıldığına göre son Selçuklu Sultanı II. Mesut bugün Vezirköprü ilçesine bağlı Tatar Kale mahallesinde Şehzadesi ve halefi Gazi Çelebi lakabıyla meşhur Sultan Taceddin Altunbaş-ı Selçuki de Şeyh Savcı mahallesinde medfundur."
 
 

Yorumlar (0)