banner1620

banner1585

banner1526

banner1588

banner1496

banner1324

banner1581

Buradan bir şampiyon geçti...Efsaneler Şehri 'Kavak'

Binlerce yıldır çok sayıda farklı kültürlere ev sahipliği yapan Kavak'ta tarihi kalıntılar M.Ö. 3500 yıllarına kadar uzanıyor.

Samsun Gezilecek Yerler 20.01.2017, 13:20 27.07.2018, 10:42
3365
Buradan bir şampiyon geçti...Efsaneler Şehri 'Kavak'

Orta Karadeniz'i İç Anadolu'ya bağlayan Samsun-Ankara Devlet Karayolu üzerindeki Kavak’ın Samsun'a uzaklığı 51 km nüfusu ise 22 bin kişi. Nüfusun 13 bin civarı köylerde toplanmıştır. Engebeli bir arazi yapısına sahip Kavak. Asarcık, Havza, Samsun ve Bafra, Ladik ilçeleriyle çevrilmiştir. Hac Dağı’ndan doğan Murat ırmağı ile sulama amacıyla yapılan göletleri, ilçenin su ihtiyacını karşılıyor.

Kavak, İlk Tunç Çağından bu yana yerleşim yeri 1941 yılında yapılan kazı ve araştırmalarda MÖ 3500 MÖ 3000 yıllarına ait eserlere rastlanılmış, ilçe merkezinin kuzeyindeki Kaledoruğu Höyüğü’nde. İlk Tunç Çağı’ndan bu yana yerleşim yeri olan Kaledoruğu Höyüğü’nde elde edilen buluntularda Hitit, Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlere rastlanmıştır. Osmanlılar döneminde ise Yıldırım Beyazıt Han Anadoluda birliği sağlamak için bölgeyi İsfendiyaroğullarından almıştır. 1410 Çelebi Mehmet döneminde ilçe tamamen Osmanlıların eline geçmiştir.

Yaşar Doğu Efsanesi

1913 yılında Samsun’un Kavak ilçesine bağlı Karlı Köyü’nde dünyaya gelen Yaşar Doğu, ata sporumuz olan güreşte Türkiye’yi bir çok uluslararası yarışmada başarı ile temsil etmiş, Balkan ve Avrupa şampiyonalarında sayısız birincilik elde etmiş, 1948 Londra Olimpiyatları’nda serbest stil, 73 kg.da birincilik madalyasını almış milli güreşçimiz. Üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen bugün hala "Sembol Sporcu" olarak anılıyor.
Kaz eti Kavak mutfağında lezzetin doruğudur.

Kaz tiriti

Kavak yöresinin en meşhur yemeği kaz etiyle yapılan selittir.

Kazın eritilen yağına batırılmış yufkalarla içinde kaz eti bulunan bulgur pilavı birlikte yeniyor.

Tarih

İlçe merkezinin kuzeyinde kalan Kale Doruğu Höyüğü'nde 1942 yılında yapılan araştırmalarda MÖ 3500-2000 yıllarına ait eserlere rastlanmıştır. Bu verilere göre Kavak, Erken Tunç Çağı'ndan bu yana bir yerleşim yeridir. Kale Doruğu Höyüğü'nde Erken Helenistik Dönem, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait eserlere rastlanması ise bu yerin hem yerleşim özelliğini, hem de burada yerleşimin sürekliliğini göstermektedir.

Kale Doruğu'nda en önemli yerleşmenin Bakır Çağı'nda olduğu anlaşılmıştır. Bölgede varlığı kanıtlanan ilk kavim Kaşkalardır. Kaşkalar, Hititlerin egemenliğini benimsemiş yarı göçebe ve saldırgan bir topluluktur.

Hititler, Kale Doruğu’na geniş ölçüde yerleşmemiş; ancak, bölgenin starejik bir noktada oluşu nedeniyle buraya bir nevi garnizon kurmuşlardır, bu da onların yayılma ve genişleme dönemlerine rastlamaktadır.Hititlerin egemenliğinden 
sonra Kavak, MÖ 1200'lerde Friglerin, MÖ 7. yüzyılda Miletlilerin egemenliği altına girmiştir. MÖ 3. yüzyılda Pontus Krallığı tarafından ilhak edilen Kavak’a daha sonra Romalılar hakim olmuştur.

Daha önce Yahudiliği tanıyan halk, 1. yüzyıl İsa’nın havarilerinden Aziz Andre ve Pier’in bölgeye gelmesiyle Hıristiyanlıkla tanışmıştır.

Müslümanlar, Abbasiler döneminde (750-1528) Malatya - Tokat üzerinden Karadeniz kıyılarına uzandılar ve İslam dinini buralara tanıttılar.

1071'deki Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra Selçuklular döneminde Rükneddin Süleyman’ın Tokat meliki olduğu zaman bölge Selçukluların eline geçti.

Anadolu'ya gelen Türkmen boylarından Çepniler Trabzon, Ünye ve Kavak'tan yola çıkarak, Karadeniz'in Türkleşmesinde önemli etken olmuşlardır.

Osmanlı döneminde ise Yıldırım Beyazıt Han, Anadolu’da birliği sağlamak için bölgeyi İsfendiyaroğulları'ndan almıştır.









1418 Çelebi Mehmet döneminde ilçe tamamen Osmanlıların eline geçmiştir. Kavak’ın bundan sonraki tarihi Osmanlı Tarihi içinde gelişimini sürdürmüştür.

1518 tarihli bir Osmanlı tapu defterinde Kavak’ın Canik Sancağı'na bağlı bir karye (köy) olduğu görülmüştür.

1839 yılında merkez ilçeye bağlı bucak olmuştur.

1934 yılında da bucak teşkilatı ilçe teşkilatına çevrildi.

Çakallı Taşhan!

Samsun Çakallı Taşhan Restaurant Samsun‘un Kavak ilçesinde Anadolu Selçuklu Devleti  padişahı 2. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan İpek Yolu üzerindeki 800 yıllık Çakallı Han restorasyon görüp restaurant haline geldi.

Eski Ankara-Samsun yolu üzerinde Çakallı mevkiinde bulunan Samsun Çakallı Taşhan Restaurant’ın Selçuklu yapısı olduğu anlaşılmaktadır ve günümüze dek hala ayakta kalmayı başarmıştır. Yapılan araştırmalara göre 13.yy Selçuklu eseri olduğu anlaşılmıştır. Günümüzden 800 yıl öncesine aittir. Tarihsel kaynaklarda Taşhan, Çakallı kervansarayı gibi isimlerle söz edilmektedir.

Çakallı Köyü içerisinde eski Ankara yolu yakınında bir handır. Tarihi hakkında bilgi yoktur. Giriş kapısı yanlarındaki taşlar süslemeli yan taraftaki kemerler ise halk arasında söngürtlü taş denilen taslardan yapılmış ancak bu yörede bu taşlardan bulunmamaktadır. Nereden geldiği merak konusu olup, büyük kemer tahminen 10/12 metre kadar yükseklikte yanlardaki kemerler ise tahminen 4,5 metredir. Üst taraftan yağmur suları akmaya başladığından taşlarda siyahlaşma olmuş. Yanlarda 12 adet sağda 12 adet solda olmak üzere 24 adet küçük bölmeler vardır.

Günümüzde ise Samsun Valiliği ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı tarafından restore edilerek menemen, kaz tiridi ve gözleme gibi yiyeceklerin de sunulduğu restaurant olarak Samsun Büyükşehir Belediyesince işletilmeye başlanmıştır.

Kale Doruğu Höyüğü

Kale Doruğu Höyüğü 1942 yılında Müzeler ve Anıtlar Yüksek Kurulu tarafından ön kazı yapılmış, sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. Burasının Bakır Çağı'nda önemli bir yerleşim yeri olarak kullanıldığı, Hititlerin yayılma genişleme dönemlerinde de starejik konumu nedeniyle Amasya-Samsun yolunu denetleyebilmek için bir nevi garnizon olarak kullanıldığı tahmin edilmektedir. İlk kazı çalışmalarında Genç Helenistik, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemi kalıntılarına rastlanmıştır.

Kavak'ta bulunan diğer höyük ve ören yerleri ise şunlardır: Tepesi Deliktepesi, Kaleyeri, Kaletepe, Aytepe, Hacıbey, Dingil Kalecik höyükleri; Güneytepe, Çamlık, Asarkale ören yerleridir. Buralarda yapılan kazılarda ele geçen buluntular üzerinde yeterli araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

Taş Han (Minoz Hanı)
Eski Ankara-Samsun yolu üzerinde Çakallı mevkiinde bulunan hanın Selçuklu yapısı olduğu anlaşılmaktadır.ve günümüze dek hâlâ ayakta kalmayı başarmıştır. Yapılan araştırmalara göre 13. yüzyıl selçuklu eseri olduğu anlaşılmıştır.Günümüzden 700 yıl öncesine aittir. Tarihsel kaynaklarda taşhan, çakallı kervansarayı gibi isimlerle söz edilmektedir. Ayrıca bu döneme ait köprüde bulunmaktadır.
Yörgüç Paşa Cami, KavakOsmanlılar döneminde Yörgüç Paşa tarfından yaptırılmıştır. İlk yapılan cami ahşaptır, bu yıkılarak yerine kesme taştan inşa edilmiştir. Kesin yapılış tarihi bilinmeyen caminin minaresi Selçuklu ve Osmanlı minare mimarisine uymaktadır. Bir de caminin yerinde eskiden kilise bulunduğu ve minarelerinde kilisenin kulesi olduğu rivayet edilmektedir. Ya da minarenin Hıristiyan bir mimar tarafından yapılmış olduğu tahmin edilmektedir.

Bekdemir Köyü Camii
Tamamen ahşap malzemeden yapılmış olup, içerisinde kök boyalı süslemeler vardır. Çevresinde daha önceden bir medrese olduğu bilinmektedir. Fakat günümüze ulaşmamıştır. Cami yapı olarak tadilata uğramış olduğundan orijinalliğini bütünüyle korumaktadır. cami çerçevelerinin ustaları Minoz'dan getirilmiştir. Dernek üylerinin ve köy halkının desteğiyle yeniden restore edilmiş ve korumaya alınmıştır.

Çakallı Köprüsü
Çakallı mevkiinde Çakallı Irmağı üzerine kurulmuş köprü iki gözlüdür. 19. yüzyıl Osmanlı eserleridir. Eski Ankara-Samsun Yolunda irili ufaklı aynı mimaride köprüler olup tespit ve araştırma safhasında çalışmalara başlanmıştır.

Yorumlar (0)