banner1589

banner1608

banner1526

banner1588

banner1576

banner1324

banner1581

28.12.2020, 08:43 104

RÜŞVET VE YETKİYİ KÖTÜYE KULLANMAK... 

Yaşadığımız dünyanın en temel sorunu; insanlık, haksızlıklardan haddi aşmalardan, tecavüzlerden canı yanmış durumda. İşi uzatmaya gerek yok zulüm, tavan yapmış...  İnsanlık, hukuk ve adalet istiyor su ve ekmek ister gibi.
Bizim de ülke olarak yaşadığımız dünyadan kendimizi soyutlama imkanı kalmamıştır. Her konuda dünya ile yatıp dünya ile kalkıyoruz.
Küreselleşen bir dünyadan söz ediyoruz. Ekonomiden, kültür hayatımıza kadar bağımsız hareket etme imkanınız kalmamıştır. Yani dünyada egemenlik hangi gücün elindeyse; siz de o çarkın dişlileri arasında olma durumundasınız.
Dünya ABD ve AVRUPA ülkelerinin başını çektiği adına ne derseniz deyin ama bir sömürü düzenini kurmuş gidiyor. Zenginin daha zengin olduğu fakirin daha fakirleştiği bir düzen bu. İnsanlığın büyük bir bölümü sömürge halinde, açlık ve hastalıklardan milyonlarca çocuk daha dünyayı tanımadan ölüyor.
Bu vahim tabloyu istememek de günümüz gerçeği ve biz de ülke olarak kendi ölçeğimizde aynı sorunlarla karşı karşıyayız. Hukuk reformları konuşuluyor ve tıkanan bir sistemden söz ediliyor.
Benim üzüldüğüm milletimizin yanlış teşhislerden dolayı, varlık içinde yokluk çekmesidir. Biz dünyaya medeniyet yaymış bir kültürün mirasyedileriyiz. Bizim inancımızda haksız kazanç, adam kayırma, rüşvet ve yetkiyi kötüye kullanma haramdır.
Hazreti Ömer’in adaletini anlatıyoruz ve bizi idare etmek için Ömerler arıyoruz. Ama şeytan taşlamaktan salavat ettirmeye fırsat bulup da nerede hata yaptığımızı göremiyoruz. Kendi öz değerlerimizden kaçışa devam ediyoruz.
Bize yakışmayan davranışlar olan rüşvet, adam kayırma; siyasi ve idari yetkileri kötüye kullanma, artık dayanılmaz boyutlardadır. Bizim insanımız sabırlı ve kanaatkar olduğundan Batılı ülkeler gibi tepkiler olmuyorsa; bu da bir yere kadardır...
Kur’an-ı Kerim’de rüşvet lafız olarak geçmemekle birlikte, “Bile bile, günaha saparak insanların mallarından bir kısmını yemek için onları -mallarınızın bir parçasını- yetkililere aktarmayın” mealindeki ayette (el-Bakara 2/188) açık biçimde yasaklanmıştır. Ayrıca haram (suht) yemeyi davranış biçimi haline getiren Yahudileri kınayan ayetteki (el-Mâide 5/42) “suht” kelimesi başta rüşvet olmak üzere “haram kazanç yolları” diye yorumlanmıştır ( 1). 
Hz. Peygamber tarafından vergi memuru olarak Hayber’e gönderilen Abdullah b. Revâha’nın vergiyi az alması için kadınlarının ziynet eşyalarını rüşvet vermeyi teklif eden Yahudilere, “Teklif ettiğiniz bu rüşvet bir suhttür, biz onu yemeyiz” diyerek reddetmesi (el-Muvaṭṭaʾ, “Müsâḳāt”, 2); yine “suht” ile beslenmiş vücudun cennete giremeyeceğini ve cehennemin ona daha uygun olduğunu bildiren Resûl-i Ekrem’in suhtün ne anlama geldiği sorusuna “hükümde rüşvettir” şeklinde cevap vermesi (Taberî, IV, 581) bu yorumu desteklemektedir. Suht kelimesinin rüşvet anlamına geldiği Hz. Ömer, Ali, Abdullah b. Mes‘ûd, Abdullah b. Abbas ve Zeyd b. Sâbit gibi sahâbîlerle Mücâhid b. Cebr, Katâde b. Diâme ve Dahhâk b. Müzâhim gibi tâbiîn devrinin ileri gelen alimlerinden de nakledilmektedir (a.g.e., IV, 580; Sadrüşşehîd, s. 86).(2)
1 ve 2 Diyanet İslam Ansiklopedisi

Yorumlar (1)
Ahmet al 5 ay önce
Teşekkürler