Önce partilere demokrasi...


15.k görüntülenme

12 Eylül
İhtilali,
bu ülkede
hiç de alışık olunmayan
yeni bir siyasetçi profili
ortaya koydu...
Siyaset kurumlarının
içinde
"pişmek" yerine,
popüler kültürün
içinde palazlanarak
"şişmek" gibi...
Çok çabuk aldatan, çokça yalan söyleyen
ve bunlardan utanç duymayan
tipler...
Sebebi, "lider sultası" elbette...
Çünkü, 
o kültürün içinden gelen siyasetçi;
halkın değil,
liderin gözünün içine bakmakta...
Yani, amiyane tabirle
yemiş vatandaşı...
12 Eylül öncesinde
pek çok sıkıntı vardı ama
siyasi partilerde
bugünkü gibi 
demokrasi arayışları yoktu...
İnönü'ye, Demirel'e, Ecevit'e
parti içinde
muhalefet vardı ve bu siyasilerin
sesi yükseliyordu...
Elbette, siyaset kurumuna da
saygınlık söz konusu idi...
Bugünlerde
yeni Anayasa gündemde iken
milletvekili aday belirlemelerinin
daha çok insanın katılımıyla
gerçekleştirilmesini sağlayacak
bir sistemden
söz edilmiyor...
Edilemeyecek de...
Çünkü liderler,
parti içindeki kontrolü kaybetmek istemiyor...
Hal böyle olunca da
partili bir seçilmişi
teşkilatlara
şikayet edip,
çözüm üretme süreci 
gerçekleşemiyor...
Çünkü o seçilmişin
muhatabı; teşkilat değil,
lideridir!..
Aslına bakılırsa, teşkilatlarda bu sistem de
devre dışı bırakılıyor...
Demokrasi; demokrasinin olmazsa olmazı
partilere gelmeden,
bir ülkede hayatın hiçbir alanında
hak ve hukuktan söz etmek
mümkün değildir!..

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN