banner1518

banner1567

banner1526

banner1588

banner1576

banner1324

banner1581

17.02.2021, 08:30 43

MÜBAREK ÜÇ AYLAR BİZLERİ HAYIRLARA ULAŞTIRSIN...

İslam dünyasında her yıl manevi bir iklimin hüküm sürdüğü ve Ramazan Bayramı ile sona eren üç aylar, Müslümanlara dini hissiyat ve ibadet yoğunluğu eşliğinde gündelik hayatlarını sorgulama, yenileme ve zenginleştirme fırsatı sunmaktadır... 

Üç ayların faziletine dair Hz. Peygamberden nakledilen rivayetlerin yanı sıra, dini kültürde mübarek sayılıp kutlanan Regaib, Mirac, Berat ve Kadir gecelerinin bu aylarda yer alması, üç aylara ayrı bir önem verilmesine, ibadet, dua, zikir ve hayırlı işlerle daha fazla meşgul olunarak; dini duyarlılığın daha yoğun olarak yaşanmasına zemin hazırlamıştır. Ancak hadis alimleri Recep ve Şaban aylarının fazileti hakkında kaynaklarda mevcut rivayetlerin çoğunun uydurma, önemli bir kısmının zayıf olduğunu ifade etmektedir. Resûl-i Ekrem’in Recep ayı girdiğinde, “Allahım, Recep ve Şabanı bize mübarek kıl ve bizi Ramazana ulaştır!” şeklinde dua ettiği yolundaki rivayet (Taberânî, el-Muʿcemü’l-evsaṭ, IV, 189; Ebû Nuaym, VI, 269; ayrıca bk. Müsned, I, 259) zayıf kabul edilmektedir. Resulullah’a isnat edilen, “Receb Allah’ın ayıdır, Şaban benim ayımdır, Ramazan ise ümmetimin ayıdır” rivayetinin ise aslı bulunamamıştır (Süyûtî, s. 114).

Üç aylarda yerine getirilmesi gelenek halini almış nafile ibadetlerden biri oruçtur. Receb ve Şaban aylarının tamamının oruçlu geçirilerek Ramazanla birleştirilmesi “üç aylar orucu” şeklinde adlandırılır. Ramazan ayında kasten bozulan oruçtan dolayı yerine getirilmesi gereken iki aylık kefaret orucunun Recep ve Şaban aylarında tutularak böylece üç ayların oruçlu geçirildiği de görülmektedir. Üç aylar orucunun adet haline gelmesinde, bu ayların faziletine dair Hz. Peygamberden nakledilen rivayetlere dayanıp Ramazan ayını dini duyarlılık ve ibadet yoğunluğu içinde karşılama niyetinin etkili olduğunu söylemek mümkündür. Resûl-i Ekrem’in Şaban ayında diğer aylara oranla daha fazla oruç tuttuğu, bazen da tamamını oruçlu geçirdiği hadis kaynaklarında yer almaktadır (Buhârî, “Ṣavm”, 52; Müslim, “Ṣıyâm”, 175, 176). Ancak Resulullah’ın Recep ve Şaban aylarını birleştirerek aralıksız oruç tuttuğuna, böylece üç ayları oruçlu geçirdiğine dair sahih kaynaklarda herhangi bir rivayet mevcut değildir. Belirli günler dışında her zaman nafile oruç tutulması mümkündür; ancak fazileti hakkında hadis bulunan ya da belirli zamanlarda tutulması tavsiye edilen nafile oruçlar arasında üç aylar orucu mevcut değildir.

Receb ayının fazileti ve bu ayda oruç tutulmasıyla ilgili rivayetlerin zayıf olması dolayısıyla bu orucun hükmü hakkında alimler değişik görüşler ileri sürmüştür. Bazı alimler Receb ayında oruç tutmayı müstehap kabul ederken bazıları, Receb ayına özel bir kutsiyet atfedilmesi ve halkın bunu zorunlu bir ibadet şeklinde algılaması endişesiyle bu ayda oruç tutmayı sakıncalı görmüştür. Bir kısım alimler de özellikle Receb ayının tamamını oruçlu geçirmeyi hoş karşılamamıştır...

Dini gelenekte üç aylara önem verilmesinin sebeplerinden biri de bu aylarda bulunan kandil geceleridir. Receb ayının ilk cuma gecesi Regaib, aynı ayın yirmi yedinci gecesi Mirac, Şaban ayının on beşinci gecesi Berat ve Ramazan ayının yirmi yedinci gecesi Kadir gecesidir. Regaib ile Berat’ın kutsallığı kesin olmadığı gibi bu gecelerde ifa edilecek ibadetler hakkında kaynaklarda sahih hadislere rastlanmamaktadır.

 Üç aylarda nafile namaz kılınması, itikâfa girilmesi, bu aylarda yedi sene oruç tutulduktan sonra kurban kesilmesi gibi özel ibadet şekilleri kaynaklarda yer almamaktadır. Üç aylarda vefat eden kimsenin sorgusunun yapılmayacağı yolundaki inanışın da aslı yoktur...

Yorumlar (0)