KAFAMDA DELİ SORULAR...


15.k görüntülenme

Anadolu Lisesi Sınavlarının ilkokul 5.sınıfta iken yapıldığı yıllarda ilk dershanemi açmıştım.
Yaş 22; sonra ardından üniversite hazırlık dershanesi derken,uzun yıllar boyu sınava öğrenci hazırlamakta geçti ömrümün yarısından fazlası.
İster minicik elli küçük bir çocuk,ister yiğit bir delikanlı,ister endamı göz kamaştıran bir genç kız olsun,hepsinin sınav heyecanını yürekten hissetmişimdir yıllardır.
Bambaşka bir duygudur sınav heyecanı ve de benim memleketimin kanayan en büyük yaralarından birisidir hiç tartışmasız.
Yılların emeğini birkaç saate sığdırmak,ne çok kritere bağlıdır bilirim.
Başarıya giden yolda akademik bilgi kadar,sınav anı kontrolü de çok önemlidir.
Bugünlerde kafamdaki deli sorular uykularımı kaçırıyor.
Malum virüs yüzünden oldukça kontrollü yaşıyoruz.
Açık havada,kapalı alanda,araçlarda yani her yerde maske takmalıyız.
Damlacıklarla bulaşma riski çok yüksek olan virüsle mücadelede sosyal mesafe çok önemli.
Uzmanlar ısrarla bunu söylemekte.
Geçen hafta yapılan LGS(Liseye Giriş Sınavı)görüntüleri çok ürkütücü idi.
Bu hafta sonu 2 milyon 433 bin 219 gencin katılacağı üniversite sınavı yapılacak.
Israrla önlemler alındığı söylenmekte.
Benim gördüğüm geçen yıldan tek farklı olan kalem ve silginin yanında öğrencilere maske verileceği.
Yine aynı sayıda sınav salonu,
Ve sınıflarda aynı sayıda öğrenci...
Bir sınıfta yaklaşık 15/20 öğrenci oluyor.
Bunların içinde alerjik astımı,kronik rahatsızlığı olan gençler bolca.
Yani riskli grup dediğimiz yavrularımız.
Böyle bir süreçte hiçbir ayrım gözetmeksizin bu çocukları saatlerce aynı ortamda bulundurmak vicdan yarası olmalı.
Virüsün ne zaman bu diyarlarda yok olacağı  belli değil,evet sınav yapılsın bir an önce.
Ama alınamayan önlemlerle mi?
Sınıflardaki öğrenci sayısı düşürülemez miydi?
Çok kolay,sınav merkez sayısı artırılırdı.
Kronik rahatsızlığı olan gençler tespit edilemez miydi?
Çok kolay,aile hekimliği sistemi ile çok kısa sürede bu tespit yapılırdı.
En azından bu çocuklar için daha özel şartlar ayarlanabilirdi.
Şimdi biz memleketimizin geleceğine diyoruz ki;
“Zamanı iyi ayarlayın,
Sınava tam odaklanın,
Yılların emeğini birkaç saate sığdıracaksınız,başka çare yok.
Aman kaydırma yapmayın.
Eee  bunlar da yetmez size,
Önündeki,arkandaki,sağındaki,solundaki arkadaşından belki virüs bulaşır diye çokça kork...
Sınıftaki bir kişi bile hapşırsa ilgin dağılacak,hemen kendine gel.”
Yazık bu evlatlara yazık,
Hele annelerin babaların kaygısı,korkusu içler acısı.
Ne diyeyim be kuzularım ben size.
Allah korusun sizleri.
İlimin,bilimin dünyasında bu da size denk geldi.
O güzel kalplerinizi ferah tutmaya çalışın.
Çok klişe biliyorum ama yine de söyleyeyim;
Bu sadece bir sınav ve tekrarı mümkün.
Yeter ki sağlığınız yerinde olsun,
Daha çok sınavlar olacak önünüzde.
Diliyorum ki yarınınız gönlünüzden geçtiği gibi olsun,
Başarılar benim canım yavrularım...

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN