banner1571

banner1577

banner1526

banner1588

banner1587

banner1324

banner1581

03.03.2021, 08:24 28

İnatçı Karadeniz evde kaldı…

Karadeniz, vurdumduymazlığın ve önlemleri ıskalamanın bedelini, evde kalarak ödemeye devam edecek.
Salgın önlemleri çerçevesinde aşamalı normalleşmeye geçilirken, hastalığın tepe yaptığı, kırmızının egemen olduğu Sinop, Samsun, Amasya, Tokat, Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane ve Rize’de halk hafta sonları yine sokağa çıkamayacak, özellikle 65 yaş üstü ve 20 yaş altı kişiler özgürlüğünden bir süre daha yoksun kalacak. Kuşkusuz yasakların sürmesinde tek sorumlu virüsü ciddiye almayan, sıkı önlemlere uymak yerine gevşeyen Karadeniz halkından başkası değil...
Önceki gün yapılan kabine toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, illeri düşük (mavi), orta (sarı),  yüksek (turuncu) ve çok yüksek riskli (kırmızı) olarak ayrıştırarak buralara ilişkin alınan kararları açıkladı. Boydan boya kırmızıya dönüşen Orta ve Doğu Karadeniz’de durum facia. Hali ile kan kırmızısına boyanan bölge için uygulamalar farklı olacaktı, oldu da...   
O kadar önlemlere ve çağrılara karşın “inadım inat” diyerek bildiğini okuyan bölge halkı, bunun bedelini ülke genelinde aşamalı geçilen normalleşmenin dışında kalarak ödeyecek. En çok da sürekli evde oturmaktan yakınan, sağlık sorunları oluşan her ne denli sokağa çıkma süreleri artırılacak olsa da 65 yaş üstü yurttaşlar etkilenecek bu durumdan. Hem mavi ve sarı illerde sokağa çıkma kısıtlaması kaldırılırken; Karadeniz, pazar günlerini evde geçirmeye devam edecek.
Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilerde Ordu, Samsun, Trabzon ve Rize en yüksek riskli illerin başında yer almayı sürdürüyor. Ordu ve Samsun’da korkutan tablo, seyrini her geçen gün artırıyor. Bir gün Ordu birinciliği alıyor, diğer gün Samsun başa geçiyor. Anlamak olası değil, bu denli inadı, önlemlere uymamaktaki ısrarı. Ulusal gazetelere bile yazı konusu oldu Karadeniz halkının kırılamayan inatçı tutumu,  sonlandırılmayan kadınlar günü ve ev ziyaretleri.
Oysa, bu zor günlerde sağlığımızı kontrol altına alarak, aşıyı aksatmayarak yaza, güzel günlere “merhaba” demek daha hoş olmaz mı? Asrın vebası salgın karşısında en etkili çözüm olan aşıda hala bazılarının karşıtlığını, yaptırmamaktaki tutumunu anlamak mümkün değil. Aşı yaptırmamayı dine aykırı olduğunu söyleyebilecek kadar karanlık kafalar var hala. Ortalık hastalıktan geçilmiyor, hala aşı olmakta direnenler var. Nasıl geçecek, sönümlenecek bu salgın?
Alınan önlemlere uymamakta ısrarlı ol, sokakta maske takmaktan kaçın, mesafeye uyma, temizliğe özen gösterme. Üstüne üstlük aşı yaptırma. Nasıl olacak bu iş? Bu anlayıştaki kafalar kendilerini tehlikeye attığı gibi, toplum için de büyük tehlike...
 

Yorumlar (0)