İMKANSIZI KONUŞUYORUZ...


15.k görüntülenme

Beklenen açıklama geldi.
Ağustos sonu okullar açılıyor.
Çok da yerinde kararlar almış Bilim
Kurulu ve Sağlık Bakanlığı. 
Olması gereken de bu zaten.
Artık sürekli söylüyoruz ya istemesek de  malum virüs ile yaşamayı öğrenmekten başka çaremiz yok.
Mücadelenin kriterleri net...
Hijyen, mesafe, maske.
O da tamam...
Milli Eğitim Bakanlığı bunun altından nasıl kalkacak,işte onu hiç bilemiyorum.
Nasıl olacak da her dört metrekareye bir öğrenci düşecek.
30/40/50 kişilik sınıflarda eğitim/öğretim yapan okullarımız var bizim.
Öğretmenlerin kendi aralarında para toplayıp temizlik malzemesi aldıkları bir ülkeyiz biz.
Bu bahsettiğim kırsal kesimdeki okullar değil, yanlış anlamayın.
Şehir merkezlerindeki devlet okullarından bahsetmekteyim.
Kırsal zaten kanayan yaramız...
Özel okullar zor da olsa mutlaka en yüksek seviyede önlemlerini alacaktır,biliyorum bunu.
Ama mevcut devlet okullarında dört metrekare kuralının uygulanması mümkün değil.
30/40 öğrencinin bir arada okula gittiği servisler ne olacak peki?
Sistemin içinden gelen biri olarak bunun imkansızlığını haykırmak isterim.
Evet evet haykırmak isterim.
Çocuklarımızdan bahsediyoruz,haykırmak hepimizin hakkı.
Milli Eğitim Bakanlığı bu şartlarda asla bu kriterleri yerine getiremez.
Ne okul sayısı ne okullardaki sınıf sayısı ne de sağladıkları ekipman, asla yeterli olmayacaktır.
Hayal ötesi bir durum yani,bunun olabilirliğine evet demek.
Birçok veli bu şartlarda okula göndermeyecektir çocuğunu.
Diyelim ki her şeye evet dedik, çocuklar gitti okula, en fazla iki hafta sonra tekrar kapatılmak zorunda kalacaktır diye düşünmekteyim.
Uygulanabilir önlemler gerek bize.
Bunun için de eldeki malzemeyi iyi sentezleyip, ona göre kararlar alınmalı.
Yani demem o ki;
İmkansızı konuşmayalım...
Bir ülkenin en değerli hazinesidir çocuklar.
Kıymayalım yavrularımıza...

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN