Kocasını eniştesiyle aldatmıştı...

Kocasını eniştesiyle aldatan kadına 250 lira nafaka ödemesi ve çocuk velayeti verilmesi kararına itirazda bulunan koca, kararın kaldırılmasını sağladı.

Genel 06.01.2019, 12:47 07.01.2019, 15:27
6171
Kocasını eniştesiyle aldatmıştı...

Bir fabrikada işçi olarak çalışan Mehmet A. (29), 2014 yılında hayatını Pelin H. (27) ile birleştirdi. Çiftin bir de erkek çocuğu dünyaya geldi. 11 Kasın 2016 tarihinde eve gelen Mehmet A. eşini ve çocuğunu bulamayınca polise kayıp başvurusu yaptı. Aynı anda eniştesinin de ortadan kaybolduğunu öğrenen Mehmet A., eşinin eniştesiyle beraber kaçtıklarını düşünerek şikayetçi oldu.

ANAMURDA ORTAYA ÇIKTILAR

13 Kasımda Mersin Anamur'da ortyaya çıkan Pelin H.,  "Ben Durmuş B. ile kaçmadım. Aramızda iddia edildiği gibi bir ilişki olmadı. Eşim benimle, çocuğumla ve evle ilgilenmiyordu. Eve geç geliyordu. Aramızda şiddetli geçimsizlik vardı. Çocuğumu Emine E. isimli bir kişiye bıraktıktan sonra evden ayrıldım" ifadesinde bulundu. Enişte ise Pelin H.'nin Anamurda olduğunu öğrenmesi üzerine başını derde sokmaması için yanına gittiğini söyledi.

'EŞİM PELİN'LE KAÇTI'

Enişte Durmuş B.'nin eşi Semra B. de eşinin Pelin H. ile 'canım' diye konuştuğunu gördüğünü ifade ederek "Eşim Pelin'le kaçtı" dedi.

EŞİT KUSURLU

Başvurduğu mahkemece ''Pelin A.'nin sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeğin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediği, kadın ve çocukla ilgilenmediği, eve geç geldiği ve ihtiyaçları tam olarak karşılamadığı, eşine ,'kör, sağır, deli' gibi kelimeler kullandığı, eşini kastederek, 'ben ucuz aldım, hemencik verdiler' gibi aşağılayıcı sözler kullandığı, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında tarafların eşit kusurlu olduğu'' sebebiyle her iki birey de kusurlu bulundu. Mahkeme çocuğun velayetini anneye verilmesine karar verdi. 

MEHMET A. İTİRAZ ETTİ

Yerel mahkeme kararına avukatı aracılığıyla itirazda bulunan Mehmet A.'  2'nci Hukuk Dairesi tarafından az kusurlu bulundu. Dairenin kararında, "Erkeğin eşini kastederek, 'ben ucuz aldım, hemencik verdiler' şeklindeki sözlerle aşağıladığı eylemine vakıa olarak dayanılmadığı halde usulünce ileri sürülmeyen vakıanın kusur tespitine esas alınıp davacı/davalı erkeğe kusur olarak yüklenmesi hatalıdır. Kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, erkeğin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediği, ihtiyaçları tam olarak karşılamadığı, eve geç geldiği, ilgisiz davrandığı, eşine hakaret ettiği eylemlerine nazaran boşanmaya neden olan olaylarda davalı/davacı kadının daha ziyade davacı/davalı erkeğin daha az kusurludur. Tarafların eşit kusurlu kabul edilmeleri doğru olmamıştır. Bu durumda davalı/davacı kadının boşanmaya neden olan olaylarda daha ziyade kusurlu ise de erkek de kusurlu olup kendisi de boşanmayı talep ettiğine göre evlilik birliğin devamında erkek tarafından korunmaya değer yarar kalmamıştır" ifadesi yer aldı.

18 BİN LİRA TAZMİNAT

Kararda çocuğun anneye verilmesinin isabetsiz olduğu belirtildi. Annenin babaya 10 bin lira maddi, 8 bin lira manevi olmak üzere toplamda 18 bin lira tazminat ödemesine hükmetti. Kararda, "Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, günün ekonomik koşulları, çocuğun yaşı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alındığında babaya tevdi olunan çocuk için aylık 200 lira tedbir ve iştirak nafakası taktir edilmiştir. Kararda, kadının erkeğe göre daha ziyade kusurlu olduğu, kadının boşanmaya neden olan sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışı, davacının kişilik haklarına saldırı niteliği taşımaktadır.  Bu nedenle Borçlar Kanunu'nun 50 ve 52'nci maddesi hükmü dikkate alındığında erken için 10 bin lira maddi, 8 bin lira manevi tazminat taktir edilmiştir" denildi. 

Kara emsal niteliği taşıyor.

Yorumlar (0)