Emekçiye simit parası… 


15.k görüntülenme

Ücretsiz izin ödeneğine zam yapılacakmış. Ama ne zam!
TBMM’de görüşmeleri süren torba yasa tasarısına göre,  ücretsiz izne çıkarılan işçiye halen günlük 47.70 lira olarak ödenen destek tutarı 50 liraya çıkarılacak. Aylık ödenek de 1420 liradan 1500 liraya yükseltilecek. Yani günde 3 liradan düşük, ayda ise 80 lira fazla para geçecek  ücretsiz izne çıkarılan emekçinin eline. Açlık sınırının 2736 liraya yükseldiği dikkate alınırsa; gülünç tutarla 1 ay geçinmeye çalışacak korunaksız işçi. Hiç olmazsa 2825 liralık net asgari ücret düzeyine eşitlenseydi bir anlamı olurdu.  
Dayanılmaz hayat pahalılığının her yanı sardığı şu ortamda, emekçiye reva görülen zam komik olduğu kadar son derece düşündürücü ve rencide edici. Ancak bir simit alınır. Gerçi bazı illerde simit bile alınamaz ya. 
Bilindiği üzere 31 Mart’ta sona eren kısa çalışma ödeneğinin ardından ekonomik olarak zorlanan esnaf ve diğer işverenler ücretsiz izin uygulamasına can simidi gibi sarıldı. Henüz verileri açıklanmayan 31 Mart sonrası ücretsiz izne gönderilen emekçi sayısının arttığı sır değil. Kuşkusuz önümüzdeki günlerde sonuçlar ortaya çıkacak. Eğer uzatma kararı alınmazsa, ücretsiz izin uygulaması da 17 Mayıs’ta sonlanacak. Ondan sonrası Allah kerim.
Torba yasa tasarısında ayrıca genelde yiyecek ve içecek sektöründe çalışan, hiçbir yardım almayıp ücretsiz izne çıkarılacak 3 milyon kişiye de günlük 50, aylık 1500 lira nakdi yardım ödenmesi öngörülüyor. Yanı sıra, Ramazan ayı boyunca kapalı olup  sadece paket servis yapacak yiyecek ve içecek sektöründeki işyerlerinde mart ayında sigortalı çalışan ve nisan ile mayıs aylarında  ücretsiz izne gönderilmeyen, yani çalışmaya devam edenlerin işçi ve işveren sigorta primleri devlet tarafından karşılanacak. Bu kişiler adına toplam 1341 liralık sigorta primi İşsizlik Sigortası Fonu’ndan SGK’ya ödenecek. Salgının sönümlenmemesi, işyerlerinin kapalı olması durumunda iki aylık ödemenin sonunda ne olacak emekçilerin geleceği?
Hiç kuşku yok ki, salgın en büyük darbeyi yaşamını yitiren ve ağır hasta olanların yanında ekmeğini, aşını yitiren emekçiye vurdu. Salgını fırsat olarak değerlendiren bazı işverenler kamuoyunda “Kod-29” olarak bilinen uygulama ile işçiyi kıdem tazminatı ödemeden kapının önüne koydu. 4857 sayılı iş yasasının 25.maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “ Ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı davrandığı” gerekçesiyle on binlerce işçi işten çıkarıldı.  Genelde sendikalaşmanın başladığı işyerlerinde görülen uygulamadan ötürü 2020 yılında 177 bini aşkın emekçi bir anda işsiz kaldı, kıdem tazminatını alamadı. Yargı yolu kapalı olan bu konumdaki işçi büyük mağduriyet yaşadı. Kod-29’dan ötürü yeni işe girip, çalışmaları da olanaksız. 
Kamuoyundan ve sendikalardan gelen tepkiler üzerine SGK, Kod-29 uygulamasında değişiklik yapıldığını açıkladı. Değişiklik iyi niyetli yaklaşım olsa bile salgında oldukça yaygınlaşan, emekçiyi haksız şekilde vuran ucube uygulamanın tümü ile sonlandırılması gerekiyor. Çünkü 4857 yasanın 25. maddesine sarılarak kolaylıkla işçiyi kapının önüne koyabiliyor bazı patronlar... 

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN