Dalgalarla, dalga geçmek!..


15.k görüntülenme

Koronavirüs vakalarının 
Samsun'da
ilk görüldüğü
günlerde,
Büyükşehir Belediyesi'nin
para kazanmak ve az insanla
iş yapmak için tramvaylardaki
"balık istifi" yolculuklara
göz yummasını,
bazı kamu kurumlarındaki tedbirsizlikleri
ve açılış törenlerinde
kurallara uymayanların
görüntülerini
bir yana bırakırsak;
son dalgada,
bu şehrin kırmızıdan maviye dönüşmemesinin
temel nedeni,
sorumsuz
davranış biçimleridir!..
Soruyorum;
karantina altında olması gerekenler,
neden koronavirüsün
ilk günlerinde olduğu gibi
rahatlıkla markete ve pazara gidemiyor?..
Cezayı göze alan ve
yakalandığında öğrenci yurdunda
karantina altına
alınmaya razı olan gider!..
"Şükürler olsun" bu
uygulamanın etkisi oldu...
Yaptırım, çok önemli elbette...
Hani, Temel fıkrasındaki  gibi "çok telefat verdik" ama
birinci dalgayı da atladık...
Geleceği söylenen ikinci dalga
için yeterince hazırlık var mıydı?..
Hastanelerin yoğun bakım servisleri
neredeyse yüzde 100 doluluğa ulaşırken,
iller arasında hasta nakilleri yapılmaya başlanmıştı...
Epeyce can kaybettik!..
Sonra bu "mutant" işi çıktı...
Bunun bulaşma hızı,
diğerinden çok fazlaydı ve
ortalık yine karıştı...
Allah'tan ölenler
ile hastaneye yatanların sayısı azalmıştı...
Büyüklerimiz öyle diyordu...
Ülkenin risk haritası çıkarıldı...
Mavi, sarı, turuncu vardı...
Samsun, "yüksek risk" anlamını taşıyan
kırmızıdan hiç çıkamadı...
Vali Doç. Dr. Dağlı'ya 
verilen virüs raporunda,
ilginç tespitler görüldü...
Cenazelerde verilen
yemek, taziye ziyareti
ve komşu sohbetleri...
"Şaka gibi" diyeceğim de
ölümün şakası yok!..
Kaç arkadaş, kaç dost ve kaç 
tanıdık insanı kaybettik?..
Çoğu, orta yaşlardaydı...
Ama bu durum
bazı insanların
hala umurunda değil...
Birinci, ikinci derken
üçüncü dalgayı da gördük sonunda!..
Dördüncüsü gelir mi bilemem ama
bildiğim bir şey varsa,
insanların
bu dalgalarla
"dalga" geçtiğidir!..
Böyle sorumsuzluk
olmaz ya!..
 

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN