banner1589

banner1577

banner1526

banner1588

banner1587

banner1324

banner1581

09.02.2021, 08:10 77

CAN EMANETİ

Canımız bize verilen emanettir; kişi bu emaneti kulluk şuuru içerisinde, Allah yolunda hizmete adayabildiği takdirde, ebedî huzur ve saadete ulaşabilir. Nefsin, şeytanın hevâ ve hevesleri peşinde ömür tüketerek sonsuz mutluluk yurduna ulaşmak mümkün değildir.
İnsan; aklî, bedenî, ahlâkî ve rûhânî en mükemmel yeteneklerle donatılmıştır; “Biz, gerçekten insanı en güzel bir biçimde yarattık.” Tîn Sûresi (4) buyurmaktadır Yüce Allah.
Şeyh Gâlip der ki; 
Hoşça bak zatına kîm zübde-i âlemsin sen
Merdüm-i dîde-i ekvân olan âdemsin sen
Yani; kendine iyi bak çünkü âlemin özüsün sen, kainatın göz bebeği olan insansın sen.
Sıkıntılara göğüs germek, acıya ve kedere karşı sabır göstermek, şartları ne kadar kötü olursa olsun, Allah’a olan inanç ve güveni yitirmemek, Müslümanın temel karakteri ve ilkesi olmalıdır. Üstelik bu yolda gösterilen sabır ve mücadelenin Allah katında büyük bir ecri ve değeri vardır. Kur’an-ı Kerim’de hayatta karşılaşılan sıkıntı ve problemlerin birer sınav aracı olduğu, bunlara karşı sabır ve metanet gösterildiğinde mükafatını alacağı ve iyi Müslüman olunacağı sıkça hatırlatılır. Bu konuda, örnek olarak, bir ayet zikredelim: “Andolsun ki sizi biraz korku ve açlıkla, bir de mallar, canlar ve ürünlerden eksilterek deneriz. Sabredenleri müjdele.” Bakara Sûresi (155)

İslamda bir cana kıymanın cezası çok ağırdır; ayette; “Kim bir Mümini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.” Nisâ Sûresi (93) buyrulmaktadır.
Başkasının canına kıymak gibi kendi canına kıymak da en büyük günahlardandır; Peygamber Efendimiz; “(Dünyada ip ve benzeri) şeyle kendisini boğan kimse cehennemde kendisini (onunla) boğar, dünyada kendisini vuran, cehennemde kendisini vurur (azabı böyle olur).”buyurmaktadır.
İnsan için, güvensizlik duygusu doğurabilecek muhtemel her olay karşısında sığınılabilecek, gücü sonsuz olan bir güvence gerektir ki o da Allah’tır. Çünkü Allah, her şeye kadir, mutlak bir varlıktır. İşte böyle bir varlığı güvence olarak kabul edip, ona teslim olan kişi, çevresinde olup biten ve durumunu sarsabilecek her türlü hadiseye karşı sabırlı olur, kişiliği rencide olmaz, dolayısıyla strese girmez.
Sevgili Peygamberimiz, bir hadis-i şeriflerinde ne güzel buyuruyor: “Müminin hali ne hoştur! Her hali kendisi için hayırlıdır ve bu durum yalnız Mümine mahsustur. Başına güzel bir iş geldiğinde şükreder; bu onun için hayır olur. Başına bir sıkıntı geldiğinde sabreder; bu da onun için hayır olur.” Müslim, Zühd, 64.
 Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın ifadesi ile:
Hak şerleri hayreyler
Zannetme ki gayreyler
Arif anı seyreyler
Mevla görelim neyler
Neylerse güzel eyler.
 (Allah kötülüğü iyiliğe çevirir, asla seni yalnız bırakmaz, akıllı olan bunu bildiğinden yüce yaratıcıya güvenir ve sonucunun her hâlükârda hayırlı olacağını bilir.) Diyebilen ve buna içtenlikle inanan kişi, olaylar karşısında güvensizlik duygusuna kapılmaz, ruhen yıkılmaz.
İnsan, ne kadar zor ve acıklı bir durumda olursa olsun, kendi hayatını sona erdirme hak ve yetkisine sahip olmadığını unutmamalıdır.
Bizler bu dünyaya, inanmak ve iyi işler yapmak için geldik. İmtihan için geldik. Ne sebeple olursa olsun şeytanın bizi aldatmasına ve size Allah tarafından emanet edilmiş olan canımızı almasına izin vermeyelim.
Acılarımızı isyana ve zulme dönüştürmeyelim. Yaşadığımız zorluklar karşısındaki metanetli tavrımızın, Allah katında nice kolaylığın müjdecisi olacağını unutmayalım.
Allah'a emanet olunuz...

Yorumlar (0)