BATSIN SİZİN İNSANLIĞINIZ...


15.k görüntülenme

Biz çocukken çok güzel çizgi filmler izlerdik,
Heidi, en sevdiğimiz arkadaşımızdı mesela.
İyiliği,merhameti,büyüğe saygıyı,küçüğe sevgiyi çizgi filmlerden önce anne babalarımızdan öğrenmiştik aslında.
Biz çocukken, komşu çocuğu ile kavga etmek çok ayıptı.
Komşumuzun nereli olduğu, dini, mezhebi hiç ilgilendirmezdi bizi.
Çok güzel reçeller yapan Ayşe teyzelerimiz vardı bizim.
Onlar bizi evlatları gibi sever, biz onlara saygıda kusur etmezdik.
Öğretmenlerimiz hep haklıydı ailelerimizin gözünde.
Kutsal meslekti zira onlarınki,
Bize dünyayı öğretiyorlardı çünkü.
Onlarca doktor büyüğüm vardı çocukken, hiçbir doktorun hasta yakını tarafından şiddete maruz kaldığını duymamıştım ben çocukken.
Ailelerimizden aldığımız sevgi ve saygı dersini, her sabah okullarımızda,büyüklerimizi sayacağımıza, küçüklerimizi koruyacağımıza ant içerek perçinlerdik.
Yani İyi insan olmak için her sabah ant içerdik...
Güzel çocuklardık bizler.
O güzel şarkı sözündeki gibi;
“Biz büyüdük de kirlendi dünya”
Şiddet dolu çizgi filmlerle büyüyen çocukların anne babaları, öğretmenlerin hep haksız olduğunu iddia ederek, sözde çocuklarını koruyup kolladıklarını sandılar.
Ve o çocuklar empatiden yoksun büyüyerek hep haklı sandılar kendilerini.
Kavganın bir ifade şekli olduğunu sandı o çocuklar.
Sonra o çocuklar internetle tanıştı.
Sınırsız, kontrolsüz, hesapsızca...
Ve meşhur sosyal medya hesaplarından gönüllerince yazmayı, çizmeyi özgürlük sandılar.
Hak sandı o çocuklar, kendileri gibi düşünmeyenlere hakaret etmeyi.
Bu çirkinliği yapanların hepsi de o çocuklar değildi aslında.
Bizim gibi büyüyenler de var içlerinde.
Bugün meclis kürsülerinden bağırmayı, hakaret etmeyi marifet sayıyor onlar.
Siyasi düşüncesi ne olursa olsun, bu tavırların toplumda aynen karşılık bulacağını bilecek yaşta birçoğu da.
Şu hayatta başıma gelen en güzel şey anne olmak.
Bilirim tüm kadınlar için de böyledir.
Siyasi görüş ayrılığı hiçbir annenin o kutsal duygusunun önüne geçemez.
Ama dün Başak Demirtaş, bugün de Esra Albayrak için söylenenler önce insan yanımı,sonra da anne tarafımı yerle bir etti.
Bambaşka dünya görüşünde olmamın hiçbir önemi yok benim için.
Onlar önce insan,sonra anne.
Kadın olmak değil ayrıcalık gerektiren şey,insan ve anne olmak her şeyden önemlisi.
Biz ne ara bu kadar çirkinleşmeyi marifet sanıyoruz desem de
cevap ortada.
Eğitim, eğitim, eğitim...
Bu coğrafyada insan gerçekten silkelenmeli, kendine gelip, değerlerini yeniden şekillendirmeli.
Eğitimin önce ailede başladığını hatırlayarak, okullara davranış, görgü, güzel konuşma,sosyal medya gibi dersler eklenmeli.
Veee en önemlisi de siyasetin günlük hayatımızın an ve an içinde olduğu ülkemizde,siyasiler bir an önce kendilerini kontrol edebilmeyi öğrenmeli.
Durum ortada, birliğimiz ve dirliğimiz alarm vermekte.
Kınıyorum kadına dil uzatan kendini bilmezleri...
Kınıyorum anneye dil uzatan hadsizleri...
En çok da henüz yeni doğmuş bir bebeğe dil uzatan,insan kılıklı zavallıları kınıyorum...
Batsın sizin insanlığınız...
Sağlıkla büyümeni dilerim Hamza Salih bebek...

0 Yorum:

ANASAYFAYA DÖN