07.03.2018, 09:20 278

Ahmed Yesevî’yi Doğru Okumak

Türk tasavvuf düşüncesinin ilk ve en önemli kurucularından olan Hoca Ahmed Yesevi’nin İslamiyet yorumu korku ve cezaya değil, aşka ve irfana vurgu yapar. O insanlara sevgi, hoşgörü, ilim ve irfana giden yolları gösterir. O’na göre gerçek âşık Allah’a Allah için aşkla ibadet eder. Bu yönüyle Yunus Emre Hazretlerine de ilham kaynağı olmuştur:

Aşkın kıldı şeyda beni, cümle âlem bildi beni

Kaygım sensin gece gündüz, bana sen gereksin sen! (Hikmet: 35)

Geniş bir hoşgörü ve insan sevgisinin ağır bastığı bu ekolün (mektebin) temel özelliği ilahi aşkı öne çıkarmasıdır. Daha sonra Horasan’ın üç ereni diye adlandırılan Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş-ı Veli’de ortaya çıkacak olan bu vurgu, Türk Halk Sûfizmi’nin en karakteristik özelliği olacaktır.  

Arapça ve Farsça bilmesine rağmen hikmetlerini Türkçe söylemiştir. Hikmet adını verdiği şiirleri daha sonra Divân-ı Hikmet adlı eserde toplanmıştır. Bu eser dini, tasavvufi ve ahlaki öğüt ve hikâyelerden oluşan didaktik bir eserdir.  

İslam'ın değerlerini Türk kültürünün değerleri ile kaynaştıran Yesevi öğretisi, özellikle bozkırda yaşayan Türk boylarının İslamiyet'i benimsemesini kolaylaştırmıştır. Kendisi Hikmetleri aracılığıyla önce çevresindeki insanlara, sonra da bütün Türk dünyasına şamil olacak mesajlar vermiş ve Türk boylarının İslam’ın özü olan Allah inancını doğru anlamaları için çaba harcamıştır. Bu nedenle şiirlerinde gariplik, fakirlik ve yetimlik, edep, hayâ, gönül, yalan, kibir, riya, aşk, cehalet, adalet, haram, helal gibi bazı kavramları öne çıkarmış ve onlara daha çok vurgu yaparak dikkat çekmeye çalışmıştır.

Ahmed Yesevi Hazretleri’nin Divân-ı Hikmet’inde en fazla üzerinde durduğu kavramlar gariplik, fakirlik ve yetimliktir. Eserinde elli üç yerde garip/lik, on yedi yerde fakir/lik ve yirmi iki yerde yetim/lik kelimeleri geçmektedir. Bu kelimelere çok fazla vurgu yapılmasında Yesevi Hazretleri’nin küçük yaşta yetim kalmasının ve ablası Gevher Şehnaz Hanım tarafından kendisine manevi annelik yapılmasının etkisi elbette çok olmuştur.

Başka bir şiirinde, Resulullah’ın yanına bir yetimin geldiğinden bahseder ve yetimin O’ndan bazı şeyler talep ettiğini, Resulullah’ın da o yetimin dileğini yerine getirdiğini ifade eder ve Resulullah’ın tavsiyelerini şöyle nazmeder:

Muhammet söyledi(ler): “Her kim yetimdir;

Biliniz o benim has ümmetimdir.” (Hikmet: 36)

Yesevi Hazretlerine göre Müslümanın harama yönelmesinin temel nedeni dünyaya aşırı meyletmesi ve dünyayı aşırı sevmesidir. Yesevi Hazretleri maneviyat alanında da en büyük haram olarak kişinin hakkın rızasından yüz çevirerek diğer insanların beğeni ve takdirlerinin peşine düşüp riyakâr olmasını görür:

Görünüşü sûfiye benzer, kıyametten korkmazlar

Günah ve haram hâsılı, günahlardan ürkmezler,

Riya tesbihi elinde, ağlayıp yaşını dökmezler

Arslan Baba’m sözlerini işitiniz teberrük (Hikmet: 18)

Yesevi, şiirlerinde bir şairlik iddiasında bulunmamıştır. O fikir ve öğütlerini halka daha iyi duyurabilmek için şiirlerini bir araç olarak kullanmış; dini konuların daha iyi anlaşılabilmesi için yaşantısı ile ilgili Hikmet’ler söylemiştir. Yesevi Hazretleri İslam’a en büyük hizmeti; ana karakteri Arapça olan Kur’ân-ı Kerim’i Türkçe yorumlayarak İslam’ın evrensel yönünün açığa çıkmasına katkı sunmuş olmasıdır.

Ahmed Yesevi Hazretleri Hikmetlerinde soy ve din farkı gözetmeksizin insanlara eşit davranmayı, erdemli ve faziletli olmayı, nefse uymamayı, alçak gönüllü olmayı öğütlemiştir. Bu vasıflar hem iyi bir birey hem de iyi bir Müslümanda bulunması gereken ve Kur’ân’ın da tavsiye ettiği özelliklerdir.

Yorumlar (2)
Mehmet BOZKURT 4 yıl önce
Çok teşekkür ederim. Bize bu büyük insanın özelliklerini gözler önüne serdiginiz için.
Samsun 4 yıl önce
Çok teşekkür ederim, yazılarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz...