banner1496

banner1345

banner1334

05.07.2020, 10:55 19

ARAPÇA BİLMEYİP KUR'ÂN OKUYANLARIN DURUMU (I)

                                                                                  ARAPÇA’YI BİLMEYEN KUR'ÂN OKUYUCULARI

Arapça bilmeyen Müslümanları üç gruba ayırabiliriz: Arap yazısını (Kur'ân yazısını) yani, eski yazıyı bilenler, Arap yazısını, yani eski yazıyı bilmeyenler, hiç okuma yazma, yani Türkçe okuma-yazma bilmeyenler. Şimdi bunları sırası ile inceleyelim:

1) Arap Dilini (Arapçayı) Bilmeyen, Kur'ân Okuyunca Anlamayan Fakat Arap Yazısını-Kur'ân Yazısını (eski yazıyı) Bilen veya sesle taklidi Kur'ân okuyucuları:

ARAPÇA’YI BİLMEYEN KUR'ÂN FAKAT ARAP YAZISINI TAKLİDEN OKUYUCULAR

Birinci grup yalnızca Arap yazısını okumayı bilenlerdir; bunlar, Kur'ân-ı Kerim'i lafzen okuyabilirler; fakat Kur'ân'ın âyetlerinin ne dediğini, Yüce Allah'ın ne buyurduğunu anlamazlar. Ancak, bu, eksik bir okumadır; çünkü, Kur'ân-ı Kerim, hem lafız hem anlamdır. Bu eksikliği gidermek için, kendi dilinde yazılmış Kur'ân-ı Kerim Me'âllerinden birinin okunması gerekir. Böylece, Kur'ân-ı Kerim, hem lafzen hem de anlam olarak okunmuş olur. Ancak, ülkemizde hiç değilse böyle bir okuma geleneğinin oluştuğunu söylemek şimdilik oldukça zordur. Bu konuda biraz bilgi vermek yararlı olacaktır.

Bu tür okuyucular, anlamada ve yüce'Allah'ın ne buyurduğunu düşünmeden,  körükörüne okumaktadırlar. Böylesine anlamını bilmeden bir okumanın Kur'ân'da bilgi kavramını ifade eden "ilm علم" kelimesinin ve türemişlerinin 683 kez, akletmek kavramını ifade eden "akl عقل" kelimesinin ve türemişlerinin 52 kez, düşünce kavramını ifade eden "fikr فكر" kelimesinin ve türemişlerinin 17 kez, ayrıntılı biçimde bilmek kavramını ifade eden "fıkh فقه" kelimesinin ve türemişlernin 20 kez, akıl (ilim) sahipleri kavramını ifade eden "ulû'l-elbâb اولو الالباب   " ve değişik biçimlerinin 16 kez, anlamaya ve şuurlu olmaya ilişkin Kur’ân’daki ifadelerin pek çok kez yer alması ile bağdaştığını söylemeye ve iddia etmeye imkan yoktur.

Ne var ki, zaten Kur'ân-ı Kerim körükörüne bilmeden taklit etmeyi, yüce Allah açıkça şöyle men etmiştir:

Kur’ân:İsra 17/36

وَلَا تَقْفُ مَا لَيْسَ لَكَ بِه۪ عِلْمٌۜ اِنَّ السَّمْعَ وَالْبَصَرَ وَالْفُؤٰادَ كُلُّ اُو۬لٰٓئِكَ كَانَ عَنْهُ مَسْؤُ۫لًا

Anlamı:

“36- Hakkında (gerekli ve yeterli) bilgin olmayan şeyin (aslını astarını bilmediğin mesele ve hadiselerin) ardına düşme (tartışmaya girme) ; çünkü kulak, göz ve kalp, bunların hepsi ondan (her yaptığından) sorumludur, (cahilce iddia ve ithamlardan dolayı suçludur).

Atalarımız böyle okuyordu diyerek, bir yol üzerinde ısrar etmek doğru olmaz. Çünkü onlar da yanlış yapabilirler ve bu durumda biz yanlışlığı devam ettirmiş olabiliriz.  Bu da İslâm Dinine göre doğru olmasa gerekir.

Resulullah sav, buyururken her halde kuru kuruya okumuş olmanın yeterli olmadığını, onu sindirerek anlayarak okumak gerektiğini vurgulamaktadır.

HADÎS:

5032 - قَالَ النَّبِيُّ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: «بِئْسَ مَا لِأَحَدِهِمْ أَنْ يَقُولَ نَسِيتُ آيَةَ كَيْتَ وَكَيْتَ، بَلْ نُسِّيَ وَاسْتَذْكِرُوا القُرْآنَ، فَإِنَّهُ أَشَدُّ تَفَصِّيًا مِنْ صُدُورِ الرِّجَالِ مِنَ النَّعَمِ»

Anlamı:

“e’n-Nebî sav, şöyle buyurdu:

“- Onlardan biri ne kötü şöyle diyordu:

“- Senin şu ve yine senin (tebliğ ettiğin) şu âyeti unuttum.”

O (e’n-Nebî sav, şöyle buyurdu):

“- Belki unutuldu. Kur’ân’ı müzakere ediniz (İyice öğreniniz); Çünkü o (Kur’ân Ayetleri), erkeklerin göğsünden (kalbinden geçenlerden), o (insana verilen) nimetlerden en şiddetli (çok) ayrıntılara sahiptir.”

HADÎS:

228 - (790) قَالَ رَسُولُ اللهِ صَلَّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: " بِئْسَمَا لِأَحَدِهِمْ يَقُولُ: نَسِيتُ آيَةَ كَيْتَ وَكَيْتَ، بَلْ هُوَ نُسِّيَ، اسْتَذْكِرُوا الْقُرْآنَ فَلَهُوَ أَشَدُّ تَفَصِّيًا مِنْ صُدُورِ الرِّجَالِ، مِنَ النَّعَمِ بِعُقُلِهَا "

Anlamı:

“Resulullah sav, şöyle buyurdu:

“-Onlardan siması belli biri şöyle diyordu:

“- Senin şu ve yine senin (tebliğ ettiğin) şu âyeti unuttum.”

O (Resulullah sav, şöyle buyurdu):

“- Belki unutuldu. Kur’ân’ı müzakere ediniz (İyice öğreniniz); Çünkü o (Kur’ân Ayetleri), erkeklerin göğsünden (kalbinden geçenlerden) o (insan) aklının verilerinden en şiddetli (çok) ayrıntılara sahiptir.”

KONUYA YARIN DEVAM EDECEĞİZ, YARIN Kİ YAZIYI DA MUTLAKA OKUYUN!

***

MASKEYİ TAM TAKIN BURNUNUZ AÇIK OLMASIN. MÜSLÜMANSANIZ BUNU YAPINIZ . BAŞKASINA ZARAR VERMEYİNİZ!

 MASKE TAKMAK YETMEZ. SOSYAL MESAFEYİ DE KORUYACAĞIZ

Yüce Allah’ın buyurduğu “kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayınız” ayetini unutmayınız. (Kur’ân: Bakara 2/195)

Sıkıntılarımızı giderecek bizi MİLLETÇE Covid-19’dan kurtaracak ve de her sorunumuz çözmede bizi kucaklaştıracak

O’dur O(Hu Allah Hu).

 

[1] Osman Zümrüt, Kur’ân’ı Nasıl Okumalı ve Okutmalı ,Genişletilmiş 2. Baskı, Ankara, 1994, s. 160

[2] Kısa dpnt. e’l-Buhârî (Öl.: 256 / 870), e’l-Câmi’u e’s-Sahîhi’l-Muhtasar = Sahîhu’l-Buhârî الجامع المسند الصحيح المختصر = صحيح البخاري, Dâru Tavki’n-Necât, 1. Basım, C.: 1-9, e’l-Mektebetu’ş-Şâmile programı, Dımışk, H.1422,  6/193 Hadis No: 5032

[3] Kısa dpnt: Müslim(Öl.: H: 261), Müsnedu’s-Sahîhi’l-Muhtasar المسند الصحيح المختصر ,  e’l-Mektebetu’ş-Şâmile Programında, e’l-Muhakkik: Muhammed Fuad Abdülbâkî, Dâru İhyâi’-Tirâsi’l-‘Arabî, C.: 1-5, Beyrut, trhsz, 1/290 Hadis No: 228 (790)

Yorumlar (0)
banner1474
27°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 10 Ağustos 2020
İmsak 03:52
Güneş 05:32
Öğle 12:45
İkindi 16:36
Akşam 19:48
Yatsı 21:21