Ekonomi

Altın ve gümüşte dikkat çeken tahmin! 2028 için yükseliş beklentisi

Avustralya merkezli kıymetli maden şirketi ABC Bullion, altın ve gümüş piyasasına ilişkin yayımladığı analizde, değerli metallerde uzun vadeli yükseliş beklentisini koruduğunu açıkladı. Kuruluş, altının 2028'e kadar yaklaşık yüzde 40, gümüşün ise yüzde 100'e varan yükseliş potansiyeline sahip olabileceğini öngördü.

Abone Ol

ABC Bullion tarafından yayımlanan analizde, son günlerde altın ve gümüş fiyatlarında yaşanan yükselişin teknik açıdan sürpriz olmadığı belirtilirken, iki değerli metalde de yukarı yönlü hareketin devam edebileceği ifade edildi.

ALTIN VE GÜMÜŞTE TOPARLANMA

Analize göre altın son günlerde yeniden 4.100 dolar/ons seviyesinin üzerine çıkarken, gümüş ise 60 dolar/ons seviyesine yaklaşarak güçlü bir toparlanma gösterdi.

Kuruluş, bu yükselişte özellikle uzun vadeli yatırımcıların fiziki altın alımlarını artırmasının etkili olduğuna dikkat çekti.

FED BEKLENTİLERİNE RAĞMEN YÜKSELİŞ

ABC Bullion, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artırımı beklentileri, yükselen tahvil faizleri ve güçlenen dolar endeksine rağmen altının değer kazanmaya devam etmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi.

Raporda ayrıca, Orta Doğu'da süren jeopolitik gerilimlere rağmen altının güçlü görünümünü koruduğu ifade edildi.

2028 İÇİN DİKKAT ÇEKEN TAHMİN

Şirket, daha önce yayımladığı analizine de atıfta bulunarak, altının önceki zirvelerini yeniden test etmesi halinde Ocak 2028'e kadar yaklaşık yüzde 40, gümüşün ise yüzde 100'e varan yükseliş potansiyeli taşıdığını öngördü.

4 BİN DOLAR SEVİYESİNE DİKKAT

ABC Bullion, teknik görünüm açısından 4.000 dolar/ons seviyesinin altın için kritik destek noktası olmayı sürdürdüğünü belirtti.

Analizde, altının bu seviyeyi yeniden test etmesi veya kısa süreli olarak altına gerilemesi durumunda bunun uzun vadeli yatırımcılar açısından önemli bir alım fırsatı oluşturabileceği değerlendirmesine yer verildi.

Bununla birlikte analizde yer alan beklentilerin bir piyasa öngörüsü olduğu, altın ve gümüş fiyatlarının küresel ekonomik gelişmeler ile jeopolitik risklere bağlı olarak değişebileceği de vurgulandı.