Almanya; Acı vatan

ALMANYA; ACI VATAN / Porf. Dr. Bekir ŞİŞMAN

Bugün, Almanya’da yaşayan üç milyonluk Türk nüfusu, Türk-Alman ilişkilerini belirleyen en önemli faktördür. Bu nüfus, Türkiye’nin Almanya ile daha sıcak ilişkiler kurmasını da sağlamaktadır. Almanya Türk Topluluğu, her iki ulusun yadsıyamayacağı biçimde bugünkü Türk dünyasının bir parçası olarak tarih sahnesindeki yerini çoktan almıştır.

Türklerin Almanya’ya işçi olarak gidiş serüvenlerini kısaca bir hatırlayalım: İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Almanya’da yeniden kalkınma ve yapılanma projesi çerçevesinde işçi ihtiyacı ortaya çıkmıştı. Bu ihtiyacı Almanların kendi kendilerine karşılayamamaları, Almanya’nın dışarıdan işçi talebini doğurdu. 1961 yılında da Federal Almanya ile Türkiye Cumhuriyeti arasında bir işçi kabulü sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşme neticesinde aynı yıl altı bin kadar Türk işçisi çalışmak üzere Federal Almanya’ya göç etti. Bu rakam 1970’lerde bir milyona, 1980’lerde bir buçuk milyona, 1990’larda iki milyona, günümüzde ise üç milyona ulaşmıştır.

1960 ve 70’li yıllarda bu ülkeye çoğunlukla ekonomik nedenlerle gelen Türk işçileri, kısa bir süre sonra kendi ülkelerine dönmeyi düşünüyorlardı. Birinci kuşak bu fikri hep muhafaza etti. Kimisi bir traktör, bir araba, bir işyeri ya da ev alabilecek parayı denkleştirir denkleştirmez ülkesine dönecekti. Bu nedenle ailelerini yanlarına aldırmayanlar da çoğunluktaydı.

Daha çok da Türkiye’nin kırsalından gelen ve başlangıçta işsiz ve iş eğitimsiz olan Türk işçileri Almanya’daki sosyal ve ekonomik imkânlardan ötürü geri dönüş düşüncelerini bir müddet ertelediler ya da bu düşüncelerinden vazgeçtiler. Bu nedenle Türk işçilerden çok az bir bölümü kısa süre sonra geri dönebildi. 

Türkler yarım asırdan beri Almanya’dadır. Almanya’da yetişen ünlü Türk yazarı Emine Sevgi Özdamar’a göre, “Birinci nesil işçi, ikinci nesil kebapçı, üçüncü nesil artık sanatçı” idi. Sadece sanatçı değil doktor, akademisyen, sporcu, sinema oyuncusu, yönetmen, eğitimci, işveren, girişimci, mühendis, edebiyatçı, futbolcu ve müzisyendi de aynı zamanda.

Bugün artık Almanya’da yaşayan dördüncü kuşak Türklerden ve onların geçirdiği sosyal ve kültürel değişimden de söz etmeliyiz. Çünkü bu değişim süreci “asimilasyon “ ve “entegrasyon/uyum” kavramlarını da gündeme getirmektedir. Doğru olan ise bize göre entegrasyona “evet”, asimilasyona “hayır” diyebilmektir.

Alman Sosyolog A. Bentheim, sosyal problemlerin büyümesi ile Almanya’da yaşayan Türklerin geleneklerine bağlılıkları arasında bir ilgi kurmakta ve özellikle gençlerin iki kültür arasında sıkışıp kaldıklarında, dedelerinin net çizgileri olan geleneksel dünya görüşlerine kendilerini yakın hissettiklerini belirtmektedir. Bu da elbette bu gençlerin temel kültür değerlerini iyi edindiklerini ve zorluklarla karşılaştıklarında bir liman gibi bu değerlere sığındıklarını gösterir ki; dünyanın her yerinde ciddi problemlerle karşılaşan ya da kültürel çatışma yaşayan insanlar kendi kimliğine, kültürüne, o kültürün temsilcisi olan diğer bireylere yakınlaşmak ister.

Almanya’da yaşayan Türklerin aslında kendi kültürel değerlerine, inançlarına, kimliklerine sahip çıkması Alman devleti ve vatandaşları için de olumlu olacaktır. Almanlar, Türklerin asimile olmasını, kültürsüz ve kimliksiz kalmalarını değil; onların kendi dilleriyle, kültürleriyle, inançsal değerleriyle dimdik ayakta durmalarını teşvik; bunun sağlanması için gerekli kolaylıkları da temin etmelidir.  Çünkü Türkler bundan sonra din değiştirip Hıristiyan, ırk değiştirip Alman olacak değillerdir. Olsa olsa kendi kültüründen koparılmış, Alman patentine uydurulmuş, asimile olmuş, kimliksiz, kişiliksiz, yozlaşmış, başıboş insanlar elde edilebilir. Bu türden insanların legal olmayan davranış sergilemesi, anarşik olaylara girişmesi, çevresini rahatsız etmesi, kısaca suç işlemesi ihtimali oldukça yüksektir. Bundan da en fazla olumsuz etkilenecek olan Alman toplumu ve devletidir.

Sözlerime rahmetli Erkan Ocaklı’nın şu dizeleriyle son vermek istiyorum:

Almanya acı vatan

Adama hiç gülmeyi

Nedendir bilemedim

Bazıları gelmeyi.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Mehmet BOZKURT
Mehmet BOZKURT - 5 ay Önce

Hocam, çok faydalı bir yazı olmuş. Elinize sağlık.

Ali Çelik
Ali Çelik - 4 ay Önce

Eline sağlık bekircan

banner1134

banner1142

banner1127