ALLAH İSRAF EDENLERİ SEVMEZ

Abone Ol

İsraf, sözlükte ‘haddi aşma, hata, cehalet, gaflet’ gibi anlamlara gelen seref kökünden türetilmiştir. Genel olarak inanç, söz ve davranışta dinin, akıl veya örfün uygun gördüğü ölçülerin dışına çıkmayı, özellikle mal veya imkanları meşru olmayan amaçlar için saçıp savurmayı ifade eder. İsraf hem Allah’ın verdiği nimetlere şükürsüzlük, hem de dünyanın farklı coğrafyalarında açlıktan hayatını kaybedenlere de saygısızlıktır. İslam’da israf ayet ve hadislerle yasaklanmıştır. Nitekim Kur’an-ı Kerimde şöyle buyrulur:
Ey Âdemoğulları! Her namaz kılacağınızda güzelce giyinin, yiyin için fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez. (Araf Suresi/31)
İsraf alanlarına baktığımız zaman bunun sadece yeme içme israfı olmadığını görüyoruz. Bunları şöyle sıralayabiliriz.
1-Yeme- içme israfı: Kur’an-ı Kerimde, yiyiniz, içiniz, fakat israf etmeyiniz; çünkü Allah israf edenleri sevmez. Ayette bir taraftan insanın yemesi içmesi emredilirken diğer taraftan bu yeme ve içmede israfa kaçılmaması emrediliyor.
2-Giyim-kuşamda israf: Giyerken de israf etmememiz gerekir. Giysileri gerektiği kadar almamız gerekir. Zaten param var istediğimi alırım dersek ihyacımız olmayanı almış oluruz. Dolap hiç kullanılmayan giysilerle dolar. Bu da israfa girer.
3-Törenlerde yapılan israf: Her milletin kendine özgü törenleri vardır. Milletimizin örfünde de bu tür törenler yer almaktadır. Evlilik, sünnet ve cenaze törenleri bunların başında gelir. Bunları yaparken de israftan gereksiz harcamalardan kaçınılmalıdır.
4-Zaman İsrafı: İnsan için en değerli mefhumlardan birisi de zamandır. Çünkü her şey zaman içinde olmakta ve zaman içinde değişmektedir. Kur’an-ı Kerimde zamana yemin edilerek başlayan ‘asr ’suresi vardır. Yine Peygamber (a.s) Zamanın önemine şu hadisi şerifiyle dikkat çekmiştir . ‘İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunların değerinden habersizdirler. Bunlar sağlık ve boş zamandır.’(Buhari,Rikak,1.) İnsanların günümüzde en çok israf ettikleri alanlardandır zaman israfı. Bunun farkına genelde ellerimizden bir şeyler gidince kıymeti sonradan anlaşılıyor. Önemli olan anı güzel değerlendirebilmek, kaybetmeden kıymet bilmek..
5-Kaynakların İsrafı: Kaynaklar denildiğinde genel manada bir ülkenin sahip olduğu yeraltı ve yer üstü zenginlikleri akla gelmektedir. Denizler, akarsular, ormanlar v.b. Yüce Allah kainattaki her şeyi insanın hizmetine sunmuştur. O, evrende ki hiçbir şeyi boşa yaratmamıştır. Yaratılan her şey denge temeline oturtulmuştur. Nitekim Kur’an-ı Kerimde Allah (c.c) şöyle buyuruyor. ‘Göğü Allah yükseltti ve mizanı (dengeyi) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın’(Rahman suresi 7-8) ayeti bu gerçeği ortaya koymaktadır. Ayeti Kerimede yüce Allah dengeyi bozmamamız gerektiğini, kaynakları ölçülü ve dengeli bir şekilde kullanmamız gerektiğini bize vurguluyor. Bu konuda peygamberimiz hadisi şerifinde şöyle buyuruyor: Abdest alırken suyu fazlaca kullanan sahabeyi gördüğünde Peygamber efendimiz ‘bu ne israf böyle!’ diyerek müdahale etti. ‘Abdestte de israf olur mu’ diye cevap gelince, ‘Evet, akan bir nehirde abdest alırken bile israf etmeyin’ buyurdular. İnsanoğlu yaşadığı dünyanın kaynaklarını tükete tükete, hoyratça kullanarak kendi sonunu hazırlıyor aslında. Bu gidişatı değiştirmek gerekir.
İsraf sadece bu alanlarla sınırlı değildir. Bunun yanında; bilgi israfı, insan israfı, maddi ve manevi değerlerin israfı önemli yer tutmaktadır.
Sonuç olarak diyebiliriz ki; evrende ki her şey Allah’a aittir, mülkün sahibi odur. Bizler de rabbimizin bize bahşetmiş olduğu bu nimetleri dengeli ve ölçülü şekilde kullanmalıyız. Müslüman kimse her şeyde itidal yolu tercih edendir, aşırıya kaçmayandır. Aşırıya kaçarsak hem kendi dengemizi bozmuş oluruz hem de bize emanet edilen alemin dengesini bozmuş oluruz. Her şeyde ihtiyacımız kadarını tüketmemiz gerekir.

Esma ÜNSAL
Çarşamba İlçe Vaizi