Aileler bunu yapmalı

Merhaba kıymetli okuyucularım;

Bu gün ise; Ailenin Okuldaki etkinliklere katılmasının ve öğretmen ziyaretlerinin sıklığı ile ergenlik çağı ve öz güven konularını ele alacağım.

Ailenin okuldaki etkinliklere katılmasının ve öğretmen ziyaretlerinin sıklığı da önemli etkenlerdendir. Ailesi okulla işbirliği içinde olan çocuk için bu durum ailesinin kendisi ile ilgilendiğinin bir göstergesidir. Tabi bu durum çok fazla abartılarak, çocukta “ailem beni takip ediyor, bana güvenmiyor” düşüncesinin oluşmasına neden olmamalıdır. Okul aile işbirliği aynı zamanda verilen eğitim desteğinin öğretmen ile ortak anlayış içinde olmasını ve çocuğun çelişki yaşamasını önler. Öğretmeniyle kuracağınız iletişimde ilk adımın öğretmenden gelmesini beklemeden ilk adımı siz atın.

Unutmayın derste işletilen konuyu öğrenmenin en iyi yolu dersi dinlemektir. Bu yüzden çocuğunuzun okula devamı konusunda takipçi olun. Çocuk çeşitli bahanelerle okula gitmekten kaçarsa (ki en çok kullanılan bahane hastalıktır) hem okula uyum sağlamada zorluk yaşar hem de verilen bilgilerden yoksun kalır. Okula gelmediği günler çok fazla veya sık olduğu takdirde ise telafisi zor olacaktır.

Anne babaların eğitim düzeyi yükseldikçe öğrencinin başarı düzeyi de yükselmektedir. Eğitim düzeyi denilince sadece okuma yazma bilmek, okul derslerine yardımcı olmak akla gelmemelidir. Anne babanın eğitim düzeyinin yüksek olması çocuklarıyla iyi bir iletişim kurmalarını sağlarken düşük eğitim düzeyi çocukların zihinsel gelişimlerini etkilemektedir.

Özellikle annenin eğitim düzeyi yükseldikçe çocuğun okul başarısı da yükselmektedir. Öğrenmenin yaşı yoktur, özellikle annelere çocuk eğitimi konusunda eğitim veren çalışmalar yapılmaktadır. Bu tür çalışmalara katılmak çocuğunuzla kuracağınız iletişim ve çocuğunuzu tanımak konusunda sizlere yardımcı olacaktır.

Ebeveynlerin yaptığı en büyük hatalardan biri çocuğa “bu gidişle sınavlarında başarılı olamazsın, bu kadar çalışmayla mı sınıfını geçeceksin, bak arkadaşına/ kardeşine toplantılarda öğretmen onun için hep güzel şeyler söylüyor, notları da çok yüksek” şeklinde ki motive edici sözler ve kıyaslamalardır.

Sevgili anne babalar takdir edersiniz ki bu sözler öğrencide çalışma isteği doğurmaz ve motivasyon için işe yaramaz özelliklede bir başkasıyla en büyük yanlıştır. Kendinizi çocuğunuzun yerine koyun eşinizin yaptığınız bir yemeği ya da müdürünüzün yaptığınız bir işi başkasınınkiyle kıyasladığını düşünün ne hissedersiniz?

Çocuğunuzun motivasyon’ unu artırmak istiyorsanız onu yine kendisi ile kıyaslayın bunu yaparken de özellikle önceki başarılarını vurgulayın. Başarısızlıkları konusunda ise konuşarak, herkesin hata yapabileceğini önemli olanın hatalarını anlayarak tekrar etmemesi olduğunu anlamasını sağlayın.

Başarının temelinde kişinin kendine olan güveni vardır. Kendine güvenen çocuklar kararlı ve bağımsız davranırken kendine güvenmeyen çocuk yapabileceğinin daha azını yapar. Aşırı korumacı davranışlar, tembel, aptal gibi yargılayıcı ifadeler ve sorumluluk vermemek çocuğun güvensiz bir birey olarak yetişmesine neden olur. Sorumluluk almaya ve başladığı işi bitirmeye bebeklikten itibaren ortam oluşturulmadıysa okul zamanı geldiğinde de derslerinin sorumluluğunu almasını beklemek yanlış olur. Ona kendi istekleri ve yetenekleri doğrultusunda seçimler yapmasına izin verin. Fikrinizi söyleyebilirsiniz ama son kararı siz değil çocuğunuz versin.

"Genç kuşağın Türkiye´yi daha iyi bir yere getireceğine inanıyorum. Bizler onlara köstek olmayalım yeter." Barış MANÇO

Öğrencilerin en çok şikâyetçi oldukları konulardan birisi de; ders çalıştıkları zamanlara değil ara verdikleri sürelere ailede dikkat edilmesi ve anne babanın "Hiç ders çalışmıyorsun, devamlı müzik, televizyon, bilgisayarla zaman kaybediyorsun” şeklinde söylenmeleri. Çocuğunuzun her hareketine dikkat etmelisiniz, sadece kızmanız için fırsat bulduğunuz zamanlara değil. Bu tür tavırlarda çocuğun derslerden soğumasına yada aranızdaki ilişkinin bozulmasına neden olabilir.

Okul başarısında düşüş görülen önemli bir dönem olan ergenlik çağında geçler için genç kız ve delikanlının beğenisini kazanmak okuldan daha önemli olabilmektedir. Ödevler ve ders çalışmak sıkıcı iken arkadaşlarla buluşup gezmek daha eğlencelidir.

Bu dönemde arkadaş grubu tarafından kabul görmek genç için önemli bir hale gelir. Bu yüzden de bir arkadaş grubuna dâhil olabilmek için o grubun önem verdiği şeylere eğilim gösterirler. Şayet arkadaş grubu başarısız ya da okula önem vermeyen ergenlerden oluşuyorsa büyük ihtimalle çocuğunuzda benzer davranışlar gösterecek ve okul başarısı düşecektir. Arkadaş çevresi çocuğun karakter ve ahlak gelişimi üzerinde etkilidir. Bu yüzden doğru arkadaşlıklar edinmesi konusunda yardımcı olmanız gerekir. Ergenlik döneminde arkadaşlarının etkisi altında kalan gençler genellikle evde ilgi ve kabul görmeyen, eleştirilen gençlerdir.

Düşündürebilmek, gelecek için üretilecek ürünün ana kapısıdır. (Kazım İLHAN)

TOPLUMUN VE AİLENİN EN BÜYÜK İLACI DOĞRU İLETİŞİMDİR. (Kazım İLHAN)

Sizlerin düşünce ve duygularınız benim için çok önemli; Paylaşmak ve paylaşılmasını istediğiniz konuları bekliyorum. Saygılarımla.

Birlikte siz, biz demeden, sıcak, sevecen ve mutlu birlikteliklerin bir arada olduğu sağlıklı neşeli yarınlar dilerim.

Hoşça kalın.

kilhan61@hotmail.com

KAZIM İLHAN

SOSYOLOG VE AİLE DANIŞMA

YORUM EKLE

banner1313

banner1308