Ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı hakkında uyarılarda bulunan Medicalpark Karadeniz Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Bölümü Uzmanlarından Op. Dr. Tuncay Erden, kalp damar hastalıkları arasında ölümcül sonuçlar doğuran hastalıkların başında gelen aort diseksiyonlarında (yırtılması) erken tanının büyük önem taşıdığını söyledi.
Hipertansiyon ve aort kapak hastalıklarının başlıca nedeni hakkında bilgi veren Erden, “Kalpten çıkan ana atardamarı oluşturan (aort damarı) katmanlarının değişik nedenlerden dolayı ayrılarak kanın kendine ikincil bir yol bulması olarak tanımlanan aort diseksiyonu, toplumda görülme sıklığı ortalama yıllık 10.000 de 2’dir. Hastalık erken tanı açısından hayati önem taşımaktadır. Hipertansiyon, aort kapak hastalıkları, künt travmalar, tanı ve tedavi amaçlı anjiografi işlemleri, açık kalp cerrahisi ameliyatları bu sorunun ortaya çıkmasında önemli rol oynamaktadır” ifadelerini kullandı.
Aort diseksiyonu özellikle yüksek tansiyon hastalarında görüldüğüne dikkat çeken Erden, “Aort diseksiyonu özellikle yüksek tansiyon hastalarında, aort kapak hastalarında sıkça görülmekte olup genetik faktörlerden (Marfan sendromu, Ehler-Danlos sendromu ve Turner sendromu gibi) dolayı genç yaştakileri de tehdit etmektedir. En sık 40-70 yaşları arasında görülmektedir. Kadınlara oranla erkeklerde iki kat daha fazla görülen hastalığın en önemli bulgusu göğüste ani başlayan şiddetli ağrıdır. 40 yaşından genç kadınlarda yüzde 50 gebelik esnasında görülmektedir” dedi.
"ZAMAN ZAMAN KALP KRİZİ İLE KARIŞTIRILABİLİYOR"
Aort diseksiyonu, daha çok ani başlayan bıçak saplanır gibi göğüs, sırt veya karın ağrısıyla başladığını kaydeden Erden, “Aort diseksiyonu, daha çok ani başlayan bıçak saplanır gibi göğüs, sırt veya karın ağrısıyla başlar. Bazı hastalar içimde sanki bomba patladı, göğüs kafesim yırtılıyor gibi tarif edebilirler. Bu durum yırtılmanın başladığına işarettir. Ani şuur kaybı, genel durum bozukluğu ve etkilenen organa bağlı değişik bulgu ve belirtilerde oluşabilir. Hastaların ortalama beşte birinin EKG’sinde koroner arter hastalığına benzer değişiklikler görülmekte olup bu durum zaman zaman kalp krizi ile de karıştırılabiliyor. Ayrıca, aort diseksiyonunda başlayan göğüs ağrısının, kalp krizindeki göğüs ağrısına oranla daha şiddetli ve ani olması dikkat çekicidir”
ERKEN TANI VE ACİL MÜDAHALE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Erken tanını hayati önem taşıdığına dikkat çeken Erden, “Aort diseksiyonu nadir olarak görülmekle birlikte erken tanı ve acil müdahale, hasta için hayati önem arz etmektedir. Bilgisayarlı tomografi (BT), manyetik rezonans görüntüleme (MR) ve ekokardiyografi(EKO) ile tanısı kesine yakın konulabilmektedir. Erken müdahale şansı olmayan hastaların önemli bir kısmının daha hastanelere yetişemeden yaşamlarını yitirdikleri bilinmektedir. Diseksiyon sonrası her saat artan ölüm oranları, erken müdahalenin değerini göstermektedir. Tedavisinde çoğunlukla cerrahi işlem yapılmakta olup inen aort kısmında ise medikal tedaviyle takip edilebilir. Erken cerrahi uygulamalar sonucunda mucizevi iyileşmeler sağlanabilmekte ve hasta kalan yaşamına sorunsuz şekilde devam edebilmektedir. Diseksiyonun oluştuğu bölgeye göre operasyon şekline karar verilir.Aort damarının başlangıç bölgesinde açık kalp tekniği kullanılması gerekirken inen aort ve karın aort bölgelerinde ise klasik tedaviye alternatif son yıllarda teknolojik gelişmeler ile kapalı yöntemle tedaviler de (EVAR ve TEVAR yöntemleri) tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yapılmaya başlanmıştır” diye konuştu.
Erden, özelikle risk grubu içerisinde yer alan hastalarda, aort diseksiyonunun bulgu ve şikayetleri görüldüğünde vakit kaybetmeksizin en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.