Kasımpaşa’nın yıldız futbolcusu Ryan Babel, Türk futbolunun başarılı olması için yabancı sınırının olmaması gerektiğini söyledi. Babel, “Yabancı oyuncuların fazla olması Türk oyuncuların üzerinde daha fazla baskı oluşturabilirdi. Bunun üzerine de Türk futbolcular formayı kaptırmamak için şimdi gösterdiklerinden daha fazla performans göstermek durumunda kalırdı. Bu da rekabeti, dolayısıyla da ligin kalitesini arttırırdı” dedi.
TamSaha Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Hollandalı yıldız futbolcu Ryan Babel, kariyeri ve Türk futbolunun başarısı için gerekli olanları anlattı. Ajax’ta yetişen ve geçtiğimiz sezonda Türkiye’ye gelerek Kasımpaşa için top koşturan başarılı yıldız, Ajax’ta yetişen oyuncuların küçük yaştan itibaren disiplinli olmaya kolay bir şekilde adapte olduğunu belirtti. Ajax’tan yetişen oyuncuların futbol arenasında önemli yerlere gelmesinin asıl nedeninin bu olduğunu vurgulayan Babel, Ajax’ta bir çok antrenörle çalıştığını belirterek, gelişimine en çok katkıyı kulübün sisteminin verdiğini söyledi.
“ÇOK İYİ PERFORMANS SERGİLEMİŞTİM”
Kariyerindeki en başarılı sezondan bahseden Babel, “Kariyerimdeki en başarılı sezon, Liverpool’a transfer olmadan önce Ajax’ta geçirdiğim 2006-2007 sezonuydu. Çünkü kariyerimde en istikrarlı şekilde oynadığım ve düzenli olarak maçlara çıktığım dönem bu sezondu. Çok iyi bir performans sergilemiştim” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE’DEKİ FUTBOLUN SEVİYESİ HAKKINDA FAZLA BİLGİYE SAHİP DEĞİLDİM”
Kasımpaşa’ya transfer olma sürecini anlatan Hollandalı yıldız, Kuyt ve Sneijder’in Türkiye’ye gelmesi konusundaki karar sürecinde kendisine çok yardımcı olduğunu belirterek, “Açıkçası Kasımpaşa’ya transfer olmadan önce Türkiye’deki futbolun seviyesi hakkında fazla bilgiye sahip değildim. Ancak Türkiye’de oynamakta olan dünyaca ünlü oyuncuları biliyordum tabi. Bu isimlerden vatandaşlarım olan Kuyt ve Sneijder, Türkiye’ye gelmem konusundaki karar sürecinde bana çok yardımcı oldu. Kasımpaşa’ya transfer olduktan sonra ise burada oynanan futbolun kalitesi hakkında çok pozitif düşüncelere sahip oldum. Ayrıca stadyumların ve zeminlerin kalitesinin de iyi olduğunu gördüm. Türkiye’ye transfer olmadan önce bu alanlardaki şartların iyi olabileceğini beklemiyordum açıkçası” şeklinde konuştu.
“STADYUMLARIN BOŞ KALMASI LİGDE OYNANAN FUTBOLUN KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR”
Spor Toto Süper Lig’in artı ve eksi yönlerini de değerlendiren Ryan Babel, “Eksi yönlerden en önemlisi, stadyumların boş kalması. Stadyumların boş kalmasının ligde oynanan futbolun kalitesini düşürdüğü görüşündeyim. Türk futbolunun dünyanın en üst düzeydeki ligleriyle rekabet edebilmek için önemli bir potansiyeli var. Ancak bunun için stadyumların dolması dışında da bir takım değişikliklere ihtiyaç var. Örneğin; ligde daha fazla yabancı oyuncunun oynamasından yanayım. Kulüplerin önemli yabancı isimleri alabilecek bütçesi var, bu yüzden de daha fazla yabancı transfere izin verilmesi gerekiyor. Bu durum oluşursa, ligin daha üst seviyeye ulaşacağı düşüncesindeyim. Diğer taraftan; bazen hakem hataları da skora etki edebiliyor. Tabi ki dünyanın en iyi ligi diye adlandırdığım İngiltere’de bile birçok hakem hatası oluyor sezon içinde. Bu da futbolun bir parçası. Nasıl bizler hata yapıyorsak, hakemler de hata yapabilir.Ancak bu hataların biraz daha aza inmesi Türk futbolunu daha iyiye götürür diye düşünüyorum. Bunun dışında Spor Toto Süper Lig’de oynanan futbolun fiziğe dayalı olduğunu söyleyebilirim. Ancak fiziğe dayalı futbol had safhada olsa da taktiksel anlamda eksiklikleri var takımların. Bu durum da takımların oyun disiplininden kolay kopabilmesine ve farklı mağlubiyetler almalarına yol açabiliyor” dedi.
“GELDİĞİM GÜNDEN BERİ ELİMDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPMAYA ÇALIŞIYORUM”
Kasımpaşa’daki rolünü anlatan Babel, takımın daha üst seviyelere çıkmasını için burada olduğunu ve tecrübelerini takıma aktarmaya çalıştığını belirterek şunları söyledi:
“Tecrübelerimi aktararak takımın önceden bulunduğu konumdan daha üst seviyelere ulaşmasına katkıda bulunmak için buradayım. Bu yüzden geldiğim günden beri elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bir Messi ya da Ronaldo değilim. Bu isimler takımlarının yüklerini önemli ölçüde çeken isimler. Bense takımıma katkıda bulunabilirim.Kariyerim boyunca da amacım bu olmuştur. Bahsettiğim gibi, şu an takım kadrosundaki en tecrübeli oyunculardan biriyim. Dolayısıyla takımın daha başarılı olabilmesi için bu tecrübelerimi aktarmaya çalışıyorum”
“HEDEFİMİZE ULAŞMAK İÇİN YÜKSEK MÜCADELE SERGİLEMEMİZ GEREKLİ”
Hedeflerinin, geçen sezon olduğu gibi bu sezonu da Avrupa kupaları potasının içerisinde bitirmek olduğunu belirten yıldız oyuncu, “Bunun için istikrarlı bir şekilde ilerlemek gerekiyor. Bu da takım olarak bizim için önemli bir test; aynı zamanda da zorlu bir mücadele. Bu nedenle, hedefimize ulaşmak için yüksek mücadele sergilememiz gerekli” açıklamalarında bulundu.
“BEŞİKTAŞ’IN OYUN TARZINI VE MÜCADELESİNİ ÇOK BEĞENİYORUM”
Beşiktaş’ın oyun tarzı ve mücadelesini çok beğendiğini söyleyen Babel, “Beşiktaş’ın oyun tarzını ve mücadelesini çok beğeniyorum. Hani her şeyden biraz vardır ya bazı ekiplerde. İşte Beşiktaş da Spor Toto Süper Lig’de o takımlardan biri bana göre. Forvette Demba Ba gibi bir yıldızları var. Ancak takımın geri kalanı çalışmasa, o da başarılı olamaz. Ba’nın arkasında çok çalışan ve ona pozisyon hazırlayan bir topluluk var. Bu da onun golleri daha rahat atmasını sağlıyor. Diğer taraftan da takımlarda Ba gibi golcüler olmasa, verilen mücadele skorlara bu kadar yansır mıydı, onu da düşünmek lazım” ifadelerini kullandı.
“REKABETİN ARTMASI, KALİTEYİ BERABERİNDE GETİRİR”
Türkiye Milli Takımı hakkında da önemli açıklamalarda bulunan Babel şunları söyledi:
“Türkiye’de gördüğüm sıkıntı şu, ligde başarılı olan takımlar, Avrupa kupalarında aynı sonuçları elde edemiyor. Milli Takım için de aynısı geçerli bence. Milli Takım’ı oluşturan isimlerin çoğu ligdeki üst düzey oyunculardan oluşsa da aynı başarıyı uluslararası arenada gösteremiyor. Bu durum bence ligdeki yabancı oyuncu azlığından kaynaklanıyor. Ligde şu an daha fazla yabancı olsaydı, yani yabancı sınırı olmasaydı, gelecek yeni yabancı oyuncular kadroya girme konusunda Türk oyuncuların üzerinde daha fazla baskı oluşturabilirdi. Bunun üzerine de Türk futbolcular formayı kaptırmamak için şimdi gösterdiklerinden daha fazla performans göstermek durumunda kalırdı. Bu da rekabeti, dolayısıyla da ligin kalitesini arttırırdı. Çünkü şu anda yabancı sınırından ötürü Türk oyuncular, kötü oynasalar bile bir sonraki hafta yine kadroda yer alma ihtimallerinin yüksek olduğunu biliyor. Aksi bir durumda ise oyuncunun daha çok çalışması, antrenmanlarda daha fazla gayret göstermesi gerekir. Çünkü bahsettiğim gibi, oyuncu bu tarz durumlarda üzerinde baskı hisseder. Bu da rekabeti arttırır. Rekabetin artması, kaliteyi beraberinde getirir. Dolayısıyla ligdeki Türk oyuncular yüksek performans gösteremese bile düzenli olarak oynayabiliyor. Düzenli oynayan oyuncular da Milli Takım’a seçiliyor doğal olarak. Ancak bu durum o oyuncuların performans olarak uluslararası arenada başarılı olabileceğinin kanıtı olmuyor. Türk Milli Takımı’nın da şu anda potansiyeline göre arzu ettiği konumda olamaması bu temellere dayanıyor bana göre”