175 ÇOCUK ÖLDÜ

Abone Ol

28 Şubat tarihinde Amerika ve İsrail, İran’ı bombalayarak son yılların en önemli savaşlarından birini başlattı.
Savaşlar, birçok masum insanın ölümü, doğanın tahrip edilmesi, moral değerlerin yıkılması, ekonomik yıkım ile ciddi sonuçlar doğuran felaketlerdir. Birçok masum insan hayatını kaybetti. İlk gün İran’ın Minab kentinde 175 masum okul çocuğu kahpece vuruldu ve öldürüldü. Hangi vicdan bu masumiyetin ölümünü onaylar, hangi cani bu vahim olay karşısında susabilir! Ama dedim ya, savaşlarda maddi kayıplar olabilir, ama affedilmeyecek şey, Allah’ın verdiği cana, canlara bir “hiç” uğruna kıyılması kabul edilemez, sineye çekilemez!

Çocuklar, kadınlar, engelliler, yaşlılar, hastalar bu zulümden payını alırken; kuşlar, hayvanlar, ekolojik örtü ve sayamayacağım kadar canlı da canından oluyor. Neymiş sebebi, ne hakla birkaç sapık bu kararı alıp bir başka ülkede yaşayan masum insanların ölümüne sebep olabilecek bombaları, kurşunları, füzeleri fırlatıp yok etmek, yakmak, canına kıymak pahasına cüret ediyor, bilen var mı?

Yok efendim İran’ın nükleer silahlanmasına engel olacaklarmış!
Siz kendiniz neden nükleer silah yapıyorsunuz, sizin nükleer silahlarınız dünya için tehdit değil mi?

İran’daki rejimi değiştireceklermiş, size ne? Yediğimiz içtiğimizden, gördüğümüzden, giydiğimize kadar yaşamımıza karışanlar, bu ne hak! Bu ne cüret! İran halkı da kendi kararını verebilir. Tutucu bir rejim, despot bir yönetim silahla değiştirilmez. Kültür olarak dünyayı etkiliyorsunuz, elinizdeki kültürel araçlarla her şeyi yapabilecekken, binlerce masumu katletmek size böyle bir hakkı verir mi? Nedir bu şiddet, bu zulüm…

Dünyanın gıpta ettiği medeniyet: Amerika… Dünya lideri bir ülke: Amerika…
Özgürlükler ülkesi, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, Uluslararası Hukuk, Birleşmiş Milletler, UNESCO…

Uzatmayalım, emperyalist dünyanın kurduğu, bizi inandırdığı saygın(!) kuruluşlar… GÜNAYDIN… NEREDESİNİZ… Hani kağıt üzerinde yazan, insanı önceleyen, insan hayatının temel olduğu büyük lafları söyleyen sizler… 175 okul çocuğu ölürken, sizin Çocuk Hakları Evrensel Beyannamenize kimler inanır? Yarın bu konuları anlatan hukuk fakültesi hocaları, sosyoloji dersi verenler, bilim adamları ne yazacak, ne söyleyecek, ne yüzle bakacaksınız insanlığın suratına? Binlerce çocuğu Gazze’de katledenler, İran’ın Minab kentinde çocukları vuranlar, Filistin’de elinde ekmek ile İsrail kurşununa hedef olan Süleyman… Size ancak vicdansızlar, katiller, eli kanlılar diye seslenecek. Venezuela’nın petrolüne el koy, İran’ın petrolüne el koy; yıllardır sürdürdüğünüz sömürü düzenini sürdürmek için artık kaba kuvvete, zulme, bombaya, balistik füzeye, yapay zekaya ihtiyacınız var. Mızrak çuvala sığmıyor.

Önce sözüm; medeni olduğunu iddia eden ülkelerin vatandaşlarına: Nasıl katlanıyorsunuz, dünyayı bir oyun gibi yöneten, alay eden şu saçma adamlara? Nasıl da film gibi birilerinin başına bomba yağdırmak değil mi? Bu oyunda ah vah eden bizler de sesimizi yükseltmeliyiz. Herkes Birleşmiş Milletler’e, Amerikan Senatosu’na mektup yazabilir, tepkisini gösterebilir… Kim bilir, belki etkisi olur.